7 temmuz 1983 Suriye sınır toprakları ABD ana saldırı üssü
Aslında güzel bir gündü o ana kadar"Hahahaha baba bak" "Hey Jack onu düşürürsen komutan çok kızar tabi görürse heheh" dedi . Az sonra kulakları sağır eden ve vücudumu titreten bir ses duyuldu ilk başta anlamadım, cevap için gökyüzüne bakmam gerekti. Bir uçak gökyüzünü ve ciğerlerimi dumana boğarak düşüyordu. Tepki veremeden yere düştü bir ateş seli üzerimize doğru bizi yutmak istercesine ağızını açıp hızla üzerimize geldi...
•••••••••••••••••••••••
3 Nisan 2005 ABD Kıbrıs ikincil saldırı üssü
Komutan"hadi güzellik uykunuzdan kalkıp hazırlanın bize görev çıktı Alex sen benimle gel kalanınız silâhlarınızı alın ve atış talimi yapın"
Askerler"hadi be bilmiyorduk sağol"diye fısıldadılar. Yataktan kalktım ve 47. dolaba gitim giyindim kitli dolaptan bir KNT-308 aldım.
Kamuflaj için kuru ot bulmak ve hava almak için bahçeye çıktım.
Bahçe çok büyük değildi sol köşede bir çam ağacı yerde ise sararmış cılız birkaç dal ve ot(bitki ve yapraktan başka birşey değildi)vardı. Bahçe boştu yerden aldığım ot yığınını balmumuyla silahıma yapıştırdım ve içeri girdim.
Ellerimi yıkadıktan sonra kahvaltıya gittim, küçük bir binaydı sadece otopark,bahçe,yatakhane ve mutfaktan oluşuyordu bahçeden binaya girince solda yatakhane sağda mutfak önde ise otopark vardı mutfağa girince solda tepsi ve yemekler sağda masalar
duruyordu.ilerledim tepsimi aldım ve yemekle doldurdum zaten çok birşey yoktu yumurta,bal,peynir,zeytin ve ekmek vardı. Alex bana boş bir masadan el salladı yanına oturdum "seni yine niye çağırdı?"diye sordum "Ne olacak ayağım taşa takıldı tökezledim" "çok fena kızmıştır heheh" "evet çok fena kızdı " o sırada Alex'in arkasından Tom geldi "hey Alex yine mi?" Alex"hiç sorma" dedi o sırada komutan içeri girdi " askerler hedefi gördüğünüz yerde öldürün ve ölüm oranı ortalama %78 olduğu için dikkatli olun şimdi hadi toplanıp arabaya binin" dedi komutan
mutfaktan çıkıp bahçeye çıktık. Alex ve Tom kamuflaj yapmamış olacaklar ki bahçede kaldılar. Otoparka geldiğimde beş kişiydik benim gözcüm Carl'idi iyi biriydi ama pek yakın değildik.
Otobüs tam kalkarken Tom ve Alex arabaya atladı ardından yola çıktık komutan"görevimizin amacı yasadışı silah ticaretini durdurmak hedefe 500m kala ineceksiniz"
hedefe varmak çok sürmedi.İndiğimizde Carl'ile belirlenen dağa doğru yürüdük varınca aletleri hemen kurduk. Dürbüne baktığımda iki kamyon ve yaklaşık 16 kişi vardı.İşte bizim hedefimiz, bu ticaretin ana adamı Hallid Bin Vellid orta boylu sakallı kısa saçlı bir adamdı. Carl hemen telsizle "biz hazırız sizde durum ne yılan2" "#### yerleştik yılan iki hazır" "yılan üç hazır mısınız?" "#hazırız komutanı bekliyoruz" "Carl başlayalım" dedim. Carl dürbüne baktı bende silahıma eğildim yere yattım üzerime bir iki dal ve çalı attım "uzaklık 796 m rüzgâr 5 km/s 0,5 derece sağa 0,2 derece aşağı" dedi Carl verilen ayarı yaptım hazırlandım nefesimi tuttum ve tetiği çektim.
Adam geriye savruldu ve yere yığıldı Carl "atış tuttu bir dakika SAAT ÜÇ YÖNÜNDE DÜŞMA..."bir silah sesi geldi Carl olduğu yere yığıldı hemen onun telsizine sarıldım "YILAN İKİ YILAN ÜÇ SAAT ÜÇ YÖNÜNDE NİŞANCI VAR HEDEFİ BIRAKIN CARL... ÖLDÜ" "Yılan iki anlaşıldı A##A###!" olamaz dedim içimden. Hemen döndüm hala oradaydı yılan üçe dönmüştü Carl'ın dürbününden nişancıya baktım o anda bana döndü gözleri beni delip geçiyordu sanki kalbim çok hızlı çarpıyordu her an ateş edebilir ve beni halledebilirdi ama yapmadı yılan üçe geri döndü telsizden bir mermi sesi ve ardından hafif bir inleme geldi nedenini bilmediğim bir güçle silahıma sarıldım ardında hızla adamı bulup nişangahı ayarlayıp ateş ettim o anda sanki zaman durdu bir boşluğa düştüm anılar ve zaman beni kendine çeken bir yaratık gibi ruhumu bedenimden söküp aldı. Birkaç saniye sonra herşey bitmişti ama bana yıllar gibi geldi adam geriye doğru kaydı irkildi ve gevşedi o gözlerin kapandığına nedensizce sevinip güldüm. Olayların dehşeti birkaç dakika sonra yüzüme tokat gibi indi Carl ölmüştü yılan 2 ve yılan 3 takımları, Alex ve Tom ölmüştü. Ana hedefimiz olan adam, ezilmiş çimenler ile yerde cansız bir şekilde yatıyordu. Orada komutanı gördüm aniden gözlerini bana dikti bakışları beni delip geçti beynimden vurulmuşa döndüm nerdeyse 800 metreden beni nasıl görmüştü?
O anda gözlerimin karardığını fark ettim ve nedenini biliyordum sırtımdaki acı bunu belli ediyordu. O nişancı beni öylece bırakmamıştı beni sırtımdan vurup ölüme terk etmişti.
Bir anda içim büyük bir öfkeyle doldu o adam beni nasıl önemsizmişim gibi bırakırdı? Öfkemi yatıstıran tek şey o adamı öldürmüş olmam benim öldürmüş olmam ama öfke durulmuyordu tam tersine artıyordu oraya gidip onu dağ yamacından atmak istiyordum. Ama kendimde bunu yapacak gücü bulamadım ve yere yığıldım.
YOU ARE READING
Killshot
ActionJack'in babası o daha yedi yaşındayken yapılan bir baskında düşen bir uçak nedeniyle ölmüştür.Jack'in babasının ölümüne neden olan uçağı patlatıp düşüren kimdir, komutan ne saklıyor, Jack hayatta kalabilecek mi?
