2. Bir Şans

41 3 45
                                        

şenlikler,kutsanma ritüelleri ve dahası..hepsi benim için yapılan kutlama partileri. Sadece herkesi koruyup iyi biri olmak istedim,karşılığını beklemeden yaptığım onca fedakarlığı şimdi göğsüme saplanan kılıçla alıyorum. Karşı koymaya tenezzül bile etmeden ölümümü bekledim.

Gözümün önü kararırken duyduğum ses yavaş bir biçimde yaklaşıyordu. Saçlarımda hissettiğim nazik eller mayışmama neden olurken duyduğum  sesin sahibi olduğunu da anladım. Çok halsizim. O kadar halsizim ki gözlerimi açacak enerjiyi kendimde bulamıyorum. Ayağa kalkabilecek kadar gücü topladığımda onun normal bir insan olmadığını anladım.

Geriye doğru uzanan sivri uçlu boynuzları,beline kadar inen birkaç kızıl tutam saçıyla beraber boynuzları kadar sivri olmasa da kıvrık duran kulaklara sahipti.

Avladığım yaratıklara benzediği için tetikte kalmalıydım,ben de hızlıca ayaklanıp savunma pozisyonuna girdim. Şaşırmış gibi bakarak inceliyordu beni.

"yeni uyandın ama enerjin yerinde"
yeni uyanmak..ah kılıç saplanmıştı. Gözümü karşımdaki boynuzlu şeyden ayırmadan üstümü yokladım. Aklımı okuyormuş gibi söze atladı.

" üzerinde eski hayatından birşey kalmadı" konuşmasını bitirirken temkinli adımlarla bana yaklaşıyordu.

Ne kılıcım ne hançerlerim üzerimdeydi,kendimi savunmak için hiçbir eşyam yok.

Bedeninden yayılan cehennem ateşi hissini kendi tenimde hissedecek kadar yaklaştığında,yumruklarımla onu etkisiz hale getirmeye çalıştım. Beklendiği gibi benden kolayca kıvrak hareketlerle kaçabildi. Hala zihnim bulanık olduğundan düzgün hareket edemiyordum.

Gerileyen yaratık hafif bir biçimde kıkırdayarak üstünü düzeltti. "bu kadar kavga çıkarmaya meyilli olmanın nedeni nedir xian,seni ölümden kurtardım bana güvenmeyecek misin"

ismimi de biliyor. Kesinlikle beni araştırıp diriltmesinin altında birşeyler çıkacak. "neden beni diriltmek için zahmete giresin çirkin yaratık"

Sözlerimin sert olduğunun farkındayım,ama gardımı indirirsem avlanırım. Boynuzlu şey dediklerimi çok ciddiye almış görünüyor. Ukala tavrı yerine bir anda olgunlaştı sanki.

Bir anlığına..sadece bir anlığına gözümü açıp kapatana kadar üstümde olduğunu fark edemedim. O..o çok hızlı.

Boğazımdaki kemikli elleri ruhumun derinliklerine inebilecek kapasitede.
Arkasında sallanan saçları şimdi yüzümün üstüne dökülerek gıdıklıyordu.

Yakından daha çekici görünüyor. Ne diyorum ben!

saçma düşüncelerimle baş başa kaldığımı sanarken varlığını hissettirmek istermiş gibi üstüme daha fazla eğildi.

"sadece sana eğleneceğin bir hayat sunmak istemiştim ama bakıyorum ki bu çirkin yaratığın yardımına ihtiyacın yok. Bensiz ruhlar arasında sıkışıp kalırsın"

kesinlikle ona çirkin dediğim için sinirli. Kötü bir başlangıç yapmış olabilirim ama ona borçluyum. Kimse bana gerçekten iyi duygular yaşatmadı,bu yaratık ise bana bir şans vermek için burada.

Gönlünü alabilirsem daha rahat yaşayacağıma inanıyorum. Kıyafetleri insan giysilerinden farklı olsa bile asil birinin giyeceği kıyafetlere benziyordu.

Bedenine oturan türden siyahlarla çevrili kıyafetinde göze batan şey, boynunu kavrayan dantel işlemeli beyaz kumaşların içinde altın zincire geçirilmiş minik bir yüzük,dikkatli bakılırsa fark edilecek boyuttaydı.
Boynundaki beyaz kumaşın aynısı bileklerinde de vardı ve inceliğini ortaya seriyor,asil bir hava katıyor.

"adını bahşeder misin bana o zaman sana sesleneceğim bir isim olur"

Ben onu izlerken o da beni izliyordu. Göz göze geldiğimizde kulaklarını eğerek üstümden kalktı. O da neydi şimdi.. tam bir yavru köpek gibi davranıyor.

Aramı iyi tutmaya çalışmam lazım. Hadi xian yapabilirsin,neredeyse bütün yaratıklarla savaştın bir tanesiyle de konuşup baş edebilirsin. Kendimle çelişirken o yaratık saçını düzelterek konuşmaya başladı.

"ismim..belial"

kıyafetleri gibi ismi de asalet akıtıyor. Yerden kalkıp belial'a doğru gittim,elimi uzatıp arkasında topladığı saça dokunup avcumun içine aldım.

"ne yapıyorsun"

Sözleri sakin olsa da bedeninin titrediğini görebiliyorum.

"hiç sadece saçın güzel geldi,merak ettim elimde nasıl bir his bırakacağını" yine yapıyor. Yine kulaklarını eğip gözlerini kaçırıyor. Kesinlikle yavru köpek gibi.

Biraz..biraz sevimli aslında....NEYSE.

"saçımla sonra oynayabilirsin şimdi seni hazırlayalım"

Elimden kurtulup hızlı hızlı olduğumuz yerden çıkıyor. Kaybolma ihtimalime karşın onu takip edeceğim.

Bir dakika ne dedi o. Saçını merak etmiyorum peh..ediyor muyum! belial'ın arkasından gittim hızlıca.

"belial sen nesin?"

kızıl adam öksürüp bana döndü.

" ne demeye çalışıyorsun nasıl neyim"

kesinlikle sorumu görmezden geliyor.

"türün demek istedim hayvan ruhu falan değilsin onlar bu kadar güçlü ve hızlı değil ama boynuzların yüzünden kafam karıştı"

Birşey demeden ilerlemeye devam etti. Kesinlikle görmezden geliniyorum!

°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°
Merhaba ^^ umarım hikayemi okurken keyif alıyorsunuzdur. Bu ilk hikayem olduğu için yanlışlarım olabilir,affınıza sığınarak özür diliyorum şimdiden. Yanlışlarımı bana bildirirseniz size daha iyi hikayeler yazabilirim. Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.

TORTURED SOULS Opowieści tętniące życiem. Odkryj je teraz