1.bölüm

255 6 0
                                        

Yıllar geçse de geçmeyen acılar vardır evlat acısı gibi;Atakul ailesinin yıllardır dinmeyen acısı.
Evet yıllar önce Akif ve atakulun doruktan sonra ikiz kızları olmuştu Melisa ve Dora bu iki kardeşi ayıran bir yangın oldu daha doğrusu sebep olanlar.
16 sene önce bir gün Nebahat ve ikiz bebekleri ile evindeydi Akif dorukla birlikte disardaydi o sırada Nebahat ta bebeklere banyo yaptırıyordu tabi ikis birlikte çok zor olduğu için ilk doranin banyosunu yaptırmış beşiğine koymuştu o orda uyurken melisaninkini de yaptı saçlarını kuruturken dışarıdan bı ses duydu,ilk başta yanlış duyduğunu düşünsede bu sefer daha gürültülü bir şekilde çıkınca Melisa bile ürktü bakmak için bahçeye çıktı ama kimseyi göremedi. Evin arkasına her yerine iyice baktıktan sonra tam evin önüne geldi girmek için ama evin içinden dumanlarin çıktığını gördü alevler okadar yogunduki nasıl bukadar hızlı yayıldı anlamadı bile  içerdeki bebeklerini kurtarmak için içeriye daldı .Salonda kanepeye koyduğu etrafına d düşmesin diye yastıklar koyduğu melisanin ağlama seslerini duyunca oraya yöneldi ilk dumandan kıl kırmızı olduğunu gördü kızının .oyuzden can havliyle kızını kucaklayıp dışarı attı kendini .Dışarda toplnanw kalabalık vardı ve akiflerde gelmişti.Nebahat bebeğini gelen sağlık ekiplerinin birine verdi acele girmek için hamle yaptı ama izin vermedi itfaiye ve cevredekiler.O sırada gelen Akif ise şoku atltinca oda kendini içeri ye atmak için uğraştı ama ne ona nede karisinina izin vermediler

Nebahat:Bırakın beni kızım içerde diyorum anlamıyor musunuz bırakın dedim!!

Akif geldi o sırada : Noluyor burda Nebahat çocuklar nerde

Nebahat:Dora içerde kaldı Akif bırakmıyorlar kızımı kurtarayım bişey yap kurtar kızımızı!
Bunu duyan Akif  şoka uğradı bebeği içerde kalmıştı içeri girmek için çok uğraştı ama ne polisler nede itfaiye bir türlü izin vermemişti
Bir süre sonra içerden bir itfaiye elinde kanlı pembe bir bebek battaniyesi ile dışarı çıktı bunu gören herkes koştu ama itfaiye erinin beşiğin dahil odadaki her şeyin yanip kül olduğunu söylemesi ile bı  kulaklari sağır eden bı feryat  koptu  yıllarca sönmedi o ateş atakullarin yüreğinde yıllar geçse bile geçmeyen kül olmuş bı kor olarak yüreklerinde aldı yerini ama  bır gerçek vardı ve yıllar sonra ortaya çıkacak,o ateşi ya harlayip yakacak yada tamamen söndürecek bir gerçek vardı..

Tabi o zamanlar sadece Evlat ateşi ile yanan Atakul ailesi değildi küçük bebeklerini Ali 'lerini kaybetmişti Orhan ve Şengül çifti  bunun acısına dayanamayıp her şeyini satıp iki yaşındaki oğulları oğulcani da alıp İstanbul'a Orhanin kardeşi Veli'nin yanına taşınmaya karar vermişlerdi . Eşyalar hazırlanıp paketlenmişti ertesi gün yola çıkılacakti o gece son kez evlerinde yemeklerini yiyorlardı eren ailesi o esnada kapı çaldı evin önüne bir kundakta küçük bir kız çocuğu kapının önüne bırakip kaçmışlardi Şengül ilk şaşırdı orhanı çağırdı her yere bakan orhan kimseyi göremedi sabaha kadar düşündüler eren ailesi Orhan sabah olunca bebeği alıp karakola götürmeyi söyledi ama Şengül hemen karşı çıktı bebeği her kim bırakmış ise istememiş onlar ailesini bulsalar bile m değişecekti ona göre

Şengül: Götürme Orhanim bak zaten istememişler ki bizim kapıya bırakmışlar biz bakalım

Orhan :Ne diyorsun Şengül bizim deil bu bebek kiminse bulsun polisler belki ailesinden koparılıp getirildi buraya nereden biliyoruz

Şengül: bak şöyle yapalım bir kaç gün bekliyelim eğer gelip alan olmazsa ne bileyim çıkmazsa ailesi flan biz bakalım nolursun Orhanim!, Bak hemen hayır deme belki Allah halimize acıyıp bu bebeği gönderdi belki ailesi kötü biri

Orhan:Onu biz bilemeyiz Şengül onu polisler bulur artık

Şengül:Hayır hayır polis olmaz!polise gidersek alır yurda verirler bize vermezler yalvarırım Orhan

Orhan:tamam o zaman ben araştırayım birşeyler bulurum belki

Şengül:Eğer sahip çıkan olmazsa bizim kızımız olsun mu Orhanim hem doyamadıgim bebeğimin acısını dindirir belki,hem sen kız çocuklarını çok seversin nolur bizim olsun

*O sırada yatakta yatan bebeğe baktı Orhan karni doymuş sıcak sıcak yatakta tatlı mitiltilar çıkartıyordu.Onu görünce gülümsedi onunda kanı kaynamisti bu küçük davetsiz misafire ..

Bir kaç gün beklemişti eren ailesi ne gelen giden vardı ne de  bebeği soran . Onlarda bu duruma seviniyordu aslında kimseye dememislerdi ne polise ne komşu ne akraba ya Onlarda bebeğe iyice alışmışti bu sürede oyuzden artık kimse ye bahsetmemeye karar vermişlerdi .oyuzden bebegide alıp İstanbul'a tasinmislardi.Orhanin abisine ise bebeklerin ikiz olduklarıni söylemişlerdi çünkü onlar bebeklerinin öldüklerini biliyorlardi  biraz tuhaf gelsede çok üstünde durmamışlardi.Ona kimlik çıkartmış adını Aybike koymuşlardi.Aybike artık eren ailesinin bir ferdi olmuştu.

Günümüz bugün;

Buarada Hatice ile veli yaşıyor ve çocukları ile yan evlerinde oturuyorlar evleri yakın birbirine ve Ömer suzanin oğlu değil

Sabah;. Şengül: Çocuklar kalktın artık bak okula geç kalicaksiniz

Oğulcan: günaydın motherim

Şengül: günaydın oğluşum

Aybike : Noluyor ya sabah sabah

Şengül:okul vakti geliyor kızım nolacak bak çabuk giyin geç kalacaksınız ilk günden

Aybike: tamam

Aybike, Oğulcan,asiye ve Ömer mahalledeki devlet okuluna gidiyordu ama okulda çıkan yangın dolayısıyla okul baya bir hasar aldığı için bir kaç sınıf tadilat dolayısıyla kapalı olduğu için bazı öğrenciler bir süreliğine başka okullara kaydetmişlerdi. Bu dört öğrenciyede Hatice ile Veli'nin çalıştığı yerdeki sahipleri Akif Atakul. Kendi okulunda yer açmıştı.ve bugün o öğrenciler hayatlarının değişeceğini bilmedikleri bu okula ilk günlerine adım atmışlardı...

Devam edecek

KayıpStories to obsess over. Discover now