Bölüm: 1

60 8 8
                                        

Merhaba! ☀️ (Merhaba yazınca bu emoji çıktı bende koydum. Çünkü neden koymayayım?)

Lütfen buraları okuyalım arkadaşlar.

Her neyse. Burada on binlerce okuyanım varmış gibi yazılar yazacağım. Bu hikaye de güzel bence. Okuyun.

Birde yorum yapın Allahınızı seviyorsanız. Valla yorumlar çok önemli bir şey. Neden? Çünkü yorumlarda olaylar hakkında verdiğiniz tepkiler Wattpad geneli olarak hoş ve komik oluyor. Bende neden benim hikayeme hoş ve komik yorumlar gelmesin ki diye düşündüm. Ve yorum yazmanızı rica etmeye karar verdim.

Neyse çok uzattım. Okuyun buraları dedim ama okumasanız da olurmuş.

Birde diğer yazarlar başladığınız tarihi istiyor. Niye anlamadım ama isteyen yazsın.

Evet, on binlerce okuyanım varmış gibi konuşması bitti. Hikayeye geçebilirsiniz.

***

Bölüm: 1

Ve içinde defterlerimin bulunduğu son koliyi de boşaltmıştım. Kutuyu alıp odadan çıktım. Anneme seslendim. Elimdekini nereye bırakmam gerektiğini sorarken kapının önünden geçiyordum ve babama kutuyu avuçlarımdan alıverdi.

"Ben hepsini bırakmaya gidiyorum şimdi."

Bu bilgilendirmeden sonra başımı olumlu anlamda salladım ve arkasından kapıyı kapattım. Odama geçtim. Mavi, üzerinde beyaz çiçek desenlerinin olduğu defterimi ve kurşun kalemimi elime alıp yatağıma geçtim.

Sırtım duvarın soğukluğuyla buluştuğunda buna alışmam pek uzun sürmedi. Bacaklarımı göğüsüme doğru çektim ve defterimi de dizlerimin üstüne sabitledim.

Günlük tutmuyordum. Bu defterim sadece yazılmasına gerek duyduğum günler içindi. İlklerim, doğum günlerim, okul başlangıçları, kötü geçen günler, iyi geçen günler, taşınmalar, tanışmalar.. Ve dahası...

Evet. Taşındık. Hayatım biraz da burada şekillenecek. Hislerim mi neler? Aslında üzüldüğüm söylenemez. Sıkılmıştım hatta. Hep aynı terane... Aynı hikayeler. Kaderini bilmek sıkıcı oluyor. Ne kadar değiştirmeye çalışsam da aynı şeyleri yaşamak bir zaman sonra sürekli taşınmayı keyifli hale getirmeye başladı. Farklılık benim için yine aynı.

O yüzden bu sefer bu hikayeye parmak sokmayacağım. Olanlar olsun. Yine olsun. Aynısı olsun. Sorun değil. Alıştım. Arkadaş mı? O da aynı. Bir tane vardı. Klasik yakın arkadaşımsı bir şeyim vardı. Ama bağlanmamayı öğrendim. Çünkü aynı zevklerde, aynı hayallerde, aynı şekillerde yine bir tanesi beni bulacak. Özlemiyorum. Neden özleyeyim ki? Zaten hayatım tekerrürlerden ibaret. Tekrar yaşanacak bir şeyi özlemek manasız.

Başka... Başka...

Kafamı yasladığım yerden kaldırdım. Camdan dışarı baktım. Başka ne vardı? Ne yazmam gerekliydi taşınmamızla ilgili?

Babam polis yada öğretmen falan değildi. Bizimkilerin taşınma sebebi çok ufak şeylerden bile olabiliyordu. İki sene önce taşındığımız yani şu an terkettiğimiz eve taşınmamızın sebebi babamın bakkalla kavgalı olmasından dolayıydı. Şimdi de annemin komşularıyla kavga etmesinden dolayı taşınmıştık.

Uyumsuzduk sanırım. Her gittiğimiz yerde bir şey oluyordu ya da bunlar çok normaldi ama bizimkiler abartıyordu. Bilmiyordum ama alışmıştım. Dünyam sadece ailemden ibaretti. Hiç bir yerde iz bırakmadan yaşıyordum. Bağlı olduğum, sorumlu olduğum ilişkiler kurmuyordum, herhangi bir ayrılık, elimden alınan hiçbir şey için üzülmüyordum.

TEHLİKEDEKİ YILDIZLARStories to obsess over. Discover now