JAYLA
Jayla tek çocuktur. Arkadaş çevresi pek yoktur. Babasının işinden dolayı sürekli iç göç yaparlar. Bundan dolayı da pek arkadaşı yok. Gününü online oyunlarla geçir. Anne ve babasıyla pek anlaşamaz. Günün tamamı odasında geçer.
Sabah uyanır okula gider, okul çıkışı markete girer abur cuburlar alır. Eve gider. Online oyun oynar akşam yemeğine kadar. Akşam yemeğini yer hazırlanır kulaklığını alır ve sahilde bir yürüyüşe çıkar. Bu Jayla'nın hayat döngüsüdür. Cumartesi günleri biraz farklıdır. Çünkü bir piskoloğa gider. Jayla gerçekten yalnızdır ve bu onunla alakalı bir sorundur kimseyle anlaşamaz çünkü. İç göçlerden dolayı piskolağa düzenli olarak gitmesede arada gitmeye çalışır.
ALBERT
Albert uzun boylu ve yakışıklı bir gençtir. Bi o kadarda çalışkan bir gençtir. Okulun popüler çocuğudur. Herkes ona hayrandır. Basketbol takımının başkanıdır. Bir sürü çevresi vardır. Ama okul dışında. Her teneffüs yanına farklı bir kız gelir. Teneffüslerı bu şekilde geçer. Anne ve babasını bir trafik kazasında kaybetmiştir. Anneannesi ve dedesiyle yaşar. İstanbul'da özel okulda okur. Dışardan ne kadar soğuk ve egolu gözükse de aslında gayet sempatik ve eğlenceli birisidir.
Her cumartesi bisiklet sürmeye çıkar. Ve dedesine bahçedeki işler için yardım edermiş. Tarhana çorbasına bayılır. Anneannesi den öğrendiği kadar yemek bile yaparmış.
Anne ve babasının ölüm yıl dönümünde tek kalmak ister ve hüngür hüngür ağlarmış. O zamanlar durumu pek iyi değildir. Fakat çok mutludur. Şimdi durumu iyi ama Albert mutlu değil. Ve bı gün anneannesi ve dedesini kaybettiğinde yapayalnız kalacak. Onun için üniversite sınavına çok çalışıyormuş. Arkanda ne kadar güvendiğin birileri olsada bir gün herkesin gideceğini düşünmek lazımdır. Kendi ayaklarının üstünde durman gerekir hiç bir yerden yardım almadan. Albert'te bunu düşünerek bunun için çabalıyor. Şuana kadar hiç bir kızla arkadaşlıktan ileri ilişki yaşamamıştır.
HOŞÇAKAL ODAM
Jayla kulaklığını takmış evinin yakınındaki parkta yürüyüş yapıyordu. Ve bir banka oturdu. Parkta koşan çocuklar, paten sürenler.... Sanırım Jayla bu durumdan çok etkilenmişti. Oturdukları bu yere bir kaç ay önce taşınmışlardır. Jayla taşındıktan sonra odasını düzenlemekte çok zorlanıyor. Ve tam buraya alıştım derken yeniden taşınıyorlar. Ve Jayla tam bunları düşünürken telefonu çalar. Arayan babasıydı Jayla telefonu açar:
-alo baba,
-kizim acil eve gelmen lazım.
-kötü birşey mi oldu baba?
-yarin İstanbul'a taşınıyoruz
-...
Jayla telefonu kapatır. Jayla buraya o kadar cok alışmıştı ki ağlayarak eve gider. Yeniden bir oda düzeni yapacak ve Jayla bundan nefret ediyor. Buradaki okulda güzeldi. Jayla eve gidince sinir krizi geçirir. Biz ne zaman tasinmaktan vazgeçeceğiz artık yeter. Tam alışıyorum yeniden taşınıyoruz. Babası Jayla'ya sarılarak bu son kızım bidaha taşınmayacağız hadi gel bize yardım et der.
Jayla ve ailesi eşyaları kolilere koymuş. Jayla odasına girmiş kapıyı kapatmış hoşçakal odam en çok seninle huzur bulmuştum der ve uykuya dalar.
İLK KARŞILAŞMA
Sabah 5 te herkes alarmının sesi ile o güzel uykusundan uyandı. Koliler gelen kamyonlara yerleştirildi. Ve şimdi yeni evlerine, İstanbul'a gidiyorlardı. Jayla çok heyecanlıydı. Hem orda yeni okuluna gidecek belki sahada güzel arkadaşları olacaktı. Jayla ilk defa bu kadar heyecanlı istemişti. Yolculuk boyunca uyumuş. Rüyasının en güzel yerinde annesi;
-Jayla bak geldik İstanbul'a yarım saatte yeni okulunda bulacaksın kendini
-Anne yeni okuluma yarın gitsem hem hiç hazır hissetmiyorum.
Aslında jayla bu konuda haklıydı. Ve odasını bir an önce düzenini kurup uyumak istiyordu. E artık uykusundan uyandığı için uyuyamiyordu haliyle.
YOU ARE READING
SONSUZLUK
Mystery / ThrillerBizede bazen anlamsız gelen bu dünyanın sırlarını bir gün dünyalılar çözmeye çalışmış. O yıl gündemdeki olaylardan biri olmuş. Bu yüzyılda bir yaşanan kafa karışıklığıymış. Evren; tüm dünyada sadece doğmamış bir çocuğu seçer onun rüyalarına, kabusla...
