Merhaba saygıdeğer okuyucular. Bu benim ilk kitabım o yüzden baya heyecanlıyım. Ben yazarken çok eğlenecegim umarım siz de okumaktan zevk alırsınız. İyi okumalar.😊🙏
Dilay'dan
Güneş ışıkları perdenin arasından beni uyandırmak için çabalarken daha fazla bu işkenceye dayanamayıp gözlerimi açtım yeni bir güne daha. Yeni uyanmışlığın verdiği mayhoşlukla biraz daha yorganıma sarıldım. Ay gerçekten yastık ve yorgan ikilisi kadar insana huzur veren başka bir şey yoktu. Ben tam böyle her zamanki kafamda hayal kurarak uykuya dalacakken aklıma akşam saat 10.00'da Mardin yolcusu olduğumuzu hatırlayarak yataktan fırladım.
Nasıl uyuyakalırdım ya!? Of gece dedikoduya dalarsan böyle olur işte Dilay! Okuldaki kızları çekiştireceğine ertesi gün uzun bir yolculuk yapacağını hatırlayıp erkenden uyumayı akıl edebilseydin!. Kendi içsesimle boğuşmayı bırakıp hazırlanmak için ne kadar vaktimin kaldığını anlamak için telefonuma baktım.
Oh! Neyse ki saat daha 9.30. Bu demek oluyor ki rahatça hazırlanıp sevgililerimize veda edebiliriz. Ay! Ben size kendimi tanıtmadım tabi. Ben Dilay Vural, 22 yaşında matematik öğretmeni son sınıf öğrencisiyim. Daha doğrusu artık öğretmenim çünkü bir ay önce mezun oldum. Artık memlekete geri dönme vakti. Bir ay da İstanbul'un tadını çıkaralım dedik Asi'yle. Asi kim diyeceksiniz. Benim can dostum,kardeşten ötem,can yoldaşım... Kısacası her şeyim. Onunla hayal ettiğimiz gibi aynı şehirde, aynı üniversitede, aynı evde okulumuzu bitirdik. Tabi o mimar hanım artık. Bu meslek onun için yaratılmış desem yeridir. Kendine has harika çizimleri var. Çocukluğundan beri çizim yapmayı bırakmadı. En sevdiği mesleğe de sahip oldu sonunda. Çok şükür ki.
Neyse nerde kalmıştık? Kendimi bir de fiziksel olarak tanıtayım. Ela gözlü,beyaz tenli, Kısa açık kumral saçları olan, 1.75 boyunda kendi halinde bir kızım. Pek bir çekiciliğim yoktur ama can dostuma göre dünya güzeliyim. Tabi kendi güzelliğinden haberi olmadan öyle düşünüyor. Çünkü bana göre eşsiz güzellige sahip bir insan. İkimiz de her zaman mütevazi olmuşuzdur. Ya o beni beğenir ya da ben onu. Ama bence ikimiz de gayet güzeliz. Tabi güzellik hiçbir zaman önemli değildir. Kalbin temiz güzel olsun yeterli. Bizde de ruh güzelliğinin oldğuna eminim.
Daha fazla vakit kaybetmeden banyoya girip rutin işlerimi hallettim. Gece geç uyuduğumuz için kardeşim biraz daha uykusunu alsın diye onu uyandırmadan direkt mutfağa gittim. Çayın altını yakıp güzel bir kahvaltı hazırlamaya koyuldum.
Asi'den
Tam uykunun en güzel yerinde lanet olası telefonumun melodisiyle gözlerimi açtım. Bu saatte kim bu densiz! İnsan bu saatte aranılır mıydı ya!? Daha fazla sesten uykum açılmasın diye arayana sövmek için kimin aradığına bakmadan telefonu kulağıma koydum.
" Bu saatte ne olmuş olabilir de beni uykumdan uyandırdın her kimsen!? "
Sert bir sesle dedim. Daha doğrusu bağırarak. Ne yapıyım uyku benim en hassas noktam. Nefret ediyorum kendi isteğim dışı uyandırılmaktan. Düşüncelerimin arasında telefonun hala açık olduğunu hatırlayarak beni arayan münasebetsize dikkat kesildim.
" Hatun bu kadar kızacağını bilsem aramazdım. Valla sinirli halin baya hırçınmış. Dün gece yarın sabah beni mutlaka ara uyanamam dediğin için aradım. Bugün yolcusunuz ya Mardin'e. "
Dedi yüreğimi her seferinde delicesine çarpmasına sebep olan adam. Allah'ım bir saatttir laf saydığım kişi düşünceli sevgilimmiş. Doğru ya! Ben demiştim beni ara diye. Çünkü bugün Dilay'la Mardin'e dönüyorduk. Of! Aklımdan çıkmış. Ve ben daha hiç hazır değildim. Ne diye geç saate kadar oturduk ki. Bak rezalet bir gün olacak. Otobüse de yetişemeyiz. Gerçi gece çıkacaktık yola. Şimdi saat kaç lan!? Hemen telefonu kulağından çekip saate baktım. Ay süper! Daha saat 11.00. İyi ya bu zaman yeterdi bize. Ben kafamda deli Düşüncelerle boğuşurken canım sevgilimin,
ESTÁS LEYENDO
VEFA BORCU
Novela JuvenilHayatlarının baharında iki genç kız, sevdiği adamlarla sonsuz mutluluk yaşayacaklarını düşünürken kendilerinden habersiz babalarının vefa borcunu ödemek için hiç bilmedikleri adamlarla evleniyorlar. İşte o zaman başlıyor zindan hayatları. Bakalım ya...
