-Giriş-

45 6 2
                                        

"Sizce kafesi olmayan her kuş özgürmüdür?"
Küçüklüğümden beri bu soruyu sordum hep kendime,
ailemin bana uyguladığı sürekli bir şeyleri başarmamı isteme arzusu, sürekli olarak yaptıkları kavgalar, kısıtlamalar ve beni düşümeden aldıkları kararlar. Her zaman kendimi görünmez bir çoçuk gibi hisettim , beni duymuyorlardı, benim fikrimi sormuyorlardı ve yine bensiz aldıkları bir karar ve  benim ailemin yok oluşu..."

Gün aymışa benziyordu , oysa benim için pek aynı şey söylenemezdi,  bendeki havalar bulutluydu ve bir şekide yataktan sıyrılıp odamdaki lovobaya yöneldim ,aynada kendime bakınca yıpranmış ve tükenmiş  gibi duruyordum, bunu aldırış etmeden  yüzümü yıkadım ve saçlarımı yukardan topuz yapıp lovobadan çıktım . Annemler yine kavga etmişe benziyordu ,kırılan eşyalardan anlaşıldığı kadarıyla , içeriden süpürgeyi alıp yereleri süpürdükten sonra açıktığımı  fark edip kahvaltı hazırlamaya  mutfağa yöneldim, ve o sırada annemin sesi duyuldu ..

"Günaydın Sahra." Görüş alanıma giren annemi  incelerken perişan gözüktüğünü fark ettim , gözünden akan rimeli ve şişmiş göz altlarından anladığım kadarıyla  ağlamıştı .

"Günaydın anne, babam evemi geldi dün gece ?" Babam eve nadiren uğrardı ,oda beni görmek üzerindeki babalık görevini yerine getirmek içindi .

" Gece burdaydı , biraz tartıştık." Doğdugum günden beri hiç bir zaman tartışmadıkları bir gün görememiştim ,her çoçuk gibi, gece masal dinleyerek uyumadım, genelde annemle babamın kavga sesleri eşliğinde uyuyordum , bazı çoçuklar şanslı değildir..

"Peki şimdi nerde?  Dur tahmin ediyim ailesinin yanına gitmiştir" babamın yeni bir ailesi vardı hamile bir sevgilisi var ve annemden boşandığı gibi onunla evlenicek..

" Doğru tahmin ama işe geçmeden buraya gelicek , seninle konuşması gereken bir konu var." Kesin yine adıma bir karar almışlardı, çünkü babam benimle ne zaman konuşmak istese , genelde bir şey yapmaya mecbur bırakılıyorum.. 

" Tamam gelsin.." Demekle yetindim , yaptığım salçalı yumurta olmuştu ve masya koyarak annemle kahvaktımızı yapmaya başladık ...

  Uzun süren bir kahvaltı ardından kapının zili çaldı , annem kapıyı açmak için aykalandı ve kolidora çıktı , nedense içimi bir sıkıntı oluştu , annemin açtığı kapının sesiyle  oturdugum mutfak sandalyesinden kalktım ve kapının kenarından kolidoru izlemeye başladım, babam takım elbiseleriyle eve girmişti ,kafasını çevirdiğinde  gözleri benim ürkek gözlerimle buluştu  , kısa süren bir bakışma ardından babam solona doğru geçti ve bende arkasından içeri doğru geçtim ,  babam salondaki üçlü koltugun tam ortasına oturmuştu ,annem ise ayakta duruyordu, bende babamın yanındaki tekli koltuga oturdum..

"Nasılsın bakalım?" babamın sesiyele yerdeki halıyı incelemeyi bırakıp , ona baktım.

" Gördüğün gibiyim ." Bitkin , yorgun ve bittik gözüküyordum ama babam bunu göz ardı ederek  konuşmaya başladı..

" Dans nasıl gidiyor? Gösterilerine gelemedim.." Küçük yaştan itibaren dans ediyorum, sanki konuşamadıgım herşeyi anlıyo gibi geiyordu dans bana , kendimi ifade edebilme şeklimdi..

"İyi gidiyor, geçen haftaki gösterileri biz kazandık .." Bunu pek önemsediğini düşünmesemde bilmesini istemiştim ..

"Aferin sana ." dedikten sonra ,yan tarafta duvara yaslanmış bizi dinleyen anneme baktı.

"Ne konuşucaktın benle baba?" Babam bana uzun uzun baktıktan sonra konuşmaya başladı.

"Annenle dün biraz konuştuk , biliyorsun annenle boşanma işlemlerimiz devam ediyor ve bildiğin üzere yakın zamanda bir çoçuğum olucak bu yüzden  sana bakmam imka-" Derken söze ben girdim.

" Ben zaten annemle yaşıyorum ." O sırada anneme baktı  ama annem bana bakmıyordu. Babam konuşmaya devam etti.

" Sahar bak ,annen dün bana sana bakmaktan yorulduğunu ve kafa dinlemek istediğini söyledi . Annenle  konuşup bir karar verdik ve boşanma sürecindeki velayetini  İzmirdeki babanene vericez ve sen orda kalıcaksın  o sana bizden daha iyi bakar."

Sahra 'nın gözleri doldu babasının dinlemiyor bile sadece annesine bakıyordu  oysa annesi ona bakmıyordu, dolan gözleri yavaş yavaş akmaya başladı yaş, derin bir nefes aldı ve annesine doğru konuşmaya başladı .

" Sana ne gibi bir zorluğum oldu. Yemegi ben yapıyorum, temizligi ben yapıyorum , makyajını silmeyi unutup uyuduğunda ben siliyorum, kafan güzel eve geldiginde ben giydiriyorum pijamalarını  ve sen bana bakmaktan zorlanıyosun öylemi ."  Ağlıyordu o on sekiz yaşında bir genç ola bilirdi ama içi hala çoçuktu ve onunda duyguları vardı .

" Sahra , ben hayatımı yaşamak istiyorum , babanın yeni bir hayat kurdu ve bende yeni bir hayat kuramak istiyorum , ikimizin yaptığı bir hata'nın cezasını ben niye çekiyorum , kusura bakma ama yeni hayatımda seni istemiyorum..."
  
Bunlar Sahra için ağır şeylerdi  peki onalrın yaptıgı bir hata'nın niye tüm yükünü on sekiz yaşındaki bir kıza yüklüyorlardı , Sahra bunları sorgulamak bile istemiyordu sadece babasına bakıp ..

"Tamam gidicem." Dedi  göz yaşları istemsizce akıyordu, derin bir nefes alıp kalktı ayağa  ve odasına dogru gitti..

-3 gün sonra -
Babası sahrayı arabasıyla izmire götürüyordu , arabada kimse konuşmıyordu , babası sakince araba sürüyordu sahra ise arka koltukta yağan yagmuru izliyordu . Sahra için yeni bir hayat başlıyodu , nasılmıydı oda bilmiyordu, yanına aldığı kırmızı sırt çantasından sarı defterini çıkardı, bu defter onun duygularını ,histeiklerini yazdıgı bir defterdi , temiz bir sayfasına yazmaya başladı..

" İç dünyamın yolları birbirine girmiş gibiydi . Sanki içimdeki sokakaların tabelları bir gece ansızın kaldırılmış ve haritasız bırakılmıştım , nerede olduğumuda nereye gidecegimide bilmiyordum , gitmek istedigim yerlere nasıl gideceğim ise bir gizemdi. Kendi dünyasında kaybolan birinin yol sorabileceği tek kişi yine ve yanızca kendisidir , oysa ben kendimide kaybetmiştim . Ben hem kaybolmuş hem kaybetmiştim ."



Gölgeler KonuşamazHistorias para obsesionarse. Descúbrelo ahora