BÖLÜM 1

44 5 2
                                        

Sabah uyanır uyanmaz ilk işi saate bakmak olmuştu genç kadının.Erken bile uyanmıştı iş saatinden.Bugün ilk iş günüydü ve sevinçle doğruldu yatağından.Rutin işlerini hallettikten sonra üzerini giyindi.Havuç bir kahverengi pantolon ve bej rengi boğazlı bir kazak giydi.Kestane rengi uzun saçlarını maşaladı.Yavaş yavaş taradı güzel saçlarını.Bal rengi gözlerini örtüleyen kirpiklerine çok az rimel sürdü.Makyaj yapmayı sevmezdi.Bembeyaz yüzüne yakıştırmazdı makyajı.Çabucak kızarırdı, allığa ihtiyacı yoktu.İri gözlerini aynaya dikip tekrar baktı kendine.Kabanını aldı, botlarını giydi.Kapkalın ve ağır Türk Dili ve Edebiyatı kitaplarını koluna yerleştirdi.Dışarıda ayaz vardı.Saatine baktı,erken çıkmıştı.Müdürle görüşeceği için 'tam vaktinde çıkmışım' diye düşündü.Hızla ilerlerken yağmur atıştırmaya başladı.Kız gözlerini korumak için saniyelik bir göz kapatmasıyla çok sert bir şeye çarptı.Minik bedeninin sarsılmasıyla başını kaldırdı.Karşısında açık mavi gözlü,kısa kirli sakallı,kendisi gibi kestane rengi saçlı bir adam vardı.Adamın ellerini belinde hisseden kız aniden doğruldu.
"Çok özür dilerim iyi misiniz?" dedi adam.Kız onun etkisinden çıkamamış aval aval bakıyordu.
"İ-iyiyim."
Kız acıyla kolunu tuttu.
"Kolunuz acıdı sanırım çok özür dilerim acelem vardı gerçekten."
Adamın mükemmel ses tonu kızı büyülerken kız bunu belli etmemek için dikine konuşuyordu.
"Aceleniz varsa var beyefendi.Bizim acelemiz yok mu?!"
Kız hiddetle yerdeki kitaplarını toplamak için eğildi.Adam da aynı hızla yere eğildi.
"Bırakın tamam!Ben hallederim."
"Ne naz yaptınız ya?!Özürümü de diledim ne istiyosunuz anlamadım ki!"
İkisi de aynı anda ayağa kalktı.Genç kadın adamın elindeki kitapları hışımla alıp konuştu.
"Beni oyalama yeter dağ ayısı!"
Hızla adamın önünden geçip gitti.Arkasına bile bakmadı.Ama arkasında onu gözden kaybolana kadar izleyen bir adam bıraktı.

Okula geldiğinde tüm gözler ondaymış gibi hissetse de direkt müdürün odasına gitti.Kapıyı çalıp içeriye girdi.
"Geç kalmadım umarım Müdür Bey."
Müdür sevecenlikle gülümseyip ayağa kalktı.Genç kadının elini sıkıp konuştu.
"Yok kızım hoş geldin.Kızım dememde bir sakınca yok inşallah?"
Kız başını sallayınca müdür konuşmaya devam etti.
"Vallahi tüm çalışan öğretmenlerle birlikte buraya atanmanıza çok sevindik.Birbirimizi tanımıyoruz ama sizin öz geçmişiniz bizi çok etkiledi.Kendinizi bu kadar geliştirmeniz çocuklarımız için de çok güzel bir şey."
Kız utançla müdürü dinledi.Müdür konuşmasını bitirdikten sonra çekmecesinden ahşap,uzun ince dikdörtgen bir kutu çıkardı.Kıza uzattı.
"Bu benim hoş geldiniz hediyem hocam.Buyrun." dedi müdür.
"Çok teşekkür ederim çok naziksiniz."
Kız heyecanla açtı kutunun kilidini.İçinde bir dolma kalem vardı üzerinde de ismi yazılıydı.
'Eftal Duman'
Kız müdürle biraz daha sohbet edip yerinden kalktı.
"İlk dersiniz 9-B ile hocam.Ayrıca bu sınıfın sınıf öğretmenisiniz.Onlara adaptasyon konusunda yardımcı olun lütfen." diyip gülümsedi müdür.
Eftal kapıyı nazikçe kapatıp çıktıktan sonra öğretmenler odasına çıktı.Eşyalarını dolaba kitleyip kitaplarını aldı ve zilin çalmasını bekledi.Öğretmenler odası boştu 'sanırım nöbetçiler' diye düşündü ve zilin çalmasıyla sınıfının önüne geldi.Kapı kapalıydı ve hiçbir ses yoktu.Genç kadın nazikçe kapı kolunu aşağıya indirip kapıyı açtı.İçeride herkes put gibi duruyor,kimse kıpırdamıyordu.
"Merhaba gençler." dedi sınıfın içine girince.
Kitaplarını masaya bıraktı.Ve sınıfın karşısına geçti.
"Ben edebiyat öğretmeniniz Eftal Duman."
Herkes tepkisiz bir şekilde yeni öğretmenlerine bakıyorlardı.
"Nasılsınız,lise hayatına yeni atıldınız var mı sormak istediğiniz bir şey?"
Kız ne sorarsa sorsun sınıftaki hiçbir öğrenci cevap vermiyordu.Kızın samimi gülüşü gitgide soluyor ama her seferinde yeniden gülmeye çalışıyordu.
"Sanırım ilk günün verdiği bir heyecan var.O zaman sırayla kendinizi tanıtın olur mu?"
Kimse yine konuşmuyordu.Ancak genç kadının dikkatini arka sıralarda bir kız çekti.Bu kızın masmavi gözleri bal rengi saçları vardı.Hocasına oldukça samimi bir gülümseme bahşediyordu.'En azından bir öğrenci bana karşı gülümsedi' diye sevindi içten içe.
"Eveet sen başla bakalım" dedi en öndeki kıza.
"İsmim Berra."
Beklemeye devam etti ancak kız öğrenci cümlesine devam etmedi.
"Evet Berra devam et."
"Ne dememi bekliyorsunuz hocam?"
Genç kadın bu öğrencileri anlayamamıştı.
"İsmini söylemeni istemedim kendini tanıtmanı istedim.İdeallerin nelerdir?Ne yapmaktan hoşlanırsın? İlgilendiğin bir spor dalı veya başka bir şey var mı? Gibi gibi..."
"Hayalim veteriner olmak."
"Çok güzel.Senin adına çok sevindim Berra.Seninle çok gurur duyarım."
Berra'nın ilk soğukluğu gitmişti.Sanırım yavaş yavaş başarıyordu genç kadın.
"Evet sırada sen varsın sen tanıt kendini."
"İsmim Berk.Hayalim otomativ mühendisi olmak.Arabalara karşı çok ilgiliyim."
"Öyle mi? Ben de çok ilgiliyim.Bir ara sohbet edelim olur mu?"
Berk hocasına gülümsedikten sonra başını eğdi.Sanırım biraz utangaçtı.Sıra sıra herkesle tanıştı Eftal Öğretmen.Sıra o kıza gelmişti.Mavi gözlü güzel kıza.
"İsmim Nil.Hayalim savcı olmak."
"Savcılık...Zor ama inanılmaz prestijli bir meslek.Çok güzel seçim.Hepiniz çok güzel seçimler yapmışsınız.Hedefinize ulaşacağınıza eminim.Peki Nil başka söylemek istediğin bir şey var mı?"
"Kitap okumayı çok severim.Aslına bakarsanız edebiyata çok ilgiliyim.Dayımla yaşıyorum.Dayım müzisyen yani müzik akademisi var.Bilirsiniz...edebiyatla müzik iç içedir."
"Evet Nil.Tabii ki öyle.Müzisyen bir dayın olduğu için şanslısın.Bu arada ben de profesyonel sayılabilecek bir seviyede keman çalıyorum.Denk gelirse size de çalmayı çok isterim."
Sınıf biraz da olsa ses çıkmaya başlamıştı.Kaynaşmalarını sağlamak için aklına bir şey geldi.
"Gençler bu derste birbirimizi tanıyalım.Diğer dersimizde ise nasıl ilerleyeceğimizi konuşalım.Sınıf öğretmeniniz ben olduğum için önceliğim sizi tanımak.Ayrıca baştan konuşalım benim dersimde not problemi olmayacak.Defterinize ne yazdırdıysam o."
Herkes birbirine baktı.Öğrencileri mutluluk sarmışken Eftal yavaşça hedefine ulaşıyordu.Çantasından bir ip yumağı çıkardı.
"Şimdi hepiniz tahtaya gelin sınıfınız oldukça geniş sığarsınız."
Gençler yerlerinden kalkıp daire oluşturdular.
"Şimdi ben bu ipi yavaşça açacağım ve birisine atacağım.Sırayla herkes kime soru sormak isterse yumağı ona atacak.İp yumağı bittikten sonra en son kime sorduysak o istediği birine başka bir soru soracak böylece ip yumağını tekrar oluşturacağız."
Gençlerin hoşuna gitmiş olmalı ki hemen yerlerini aldılar.

EFTAL Where stories live. Discover now