RENK

14 2 0
                                        


''İşte hazırım'' dedim aynadaki aksime bakarken. Gerçekten güzel olmuştum. Buz mavisi kumaş pantolonun üstüne giydiğim aynı renk cropla her zamanki gibi çok renkliydim. İsmimim hakkını veriyordum. Bu arada ben kim miyim? Ben Renk EGELİ. 25 yaşında bir inşaat mühendisiyim. Ama bugün aynadaki aksime bakarken ikinci üniversitem olan mimarlığın son yılında staja gitmek için hazırlanıyorum. Staj dediğime bakmayın. Benimkisi çok farklı bir staj. Acara İnşaat ve Tasarım Ofisi'nde bugün hem mühendis ortak hem de stajyer olarak işe başlıyorum. Evet evet yanlış okumadın ve beynin hala sağlam. Aynı anda hem stajyer hem de şirketin ortağı olmaya gidiyorum. Yine Renk'liğimi yapıyor ve kocaman bir tuhaflığa imza atıyorum.

.

.

.

Hayat bana bu fırsatı bundan bir buçuk ay önce ekranda mimarlık stajı yapabileceğim şirketleri incelerken verdi. Acara İnşaat ve Tasarım Ofisi'nin yayınladığı staj ilanlarını incelerken ekranın sağ üstünde gördüğüm bir diğer ilanla gözlerim fal taşı gibi açılmıştı. Aynı şirket eş zamanlı olarak yapacakları başka bir proje için tecrübeli bir inşaat mühendisi ortağı arıyordu. ''İşte bu'' dedim. Aradığım staj bu. Kendimi övmek istemem ama bu proje için aradıkları arayabilecekleri en iyi mühendis bendim. Aynı şirkete her iki pozisyon için de başvurdum ve başvurularımın altına her iki bölüme de başvurduğumun notunu düştüm. Bu andan sonra benim için çok heyecanlı bir bekleyiş başlamış oldu. Bir an önce başvurularımın sonuçlanmasını istiyordum. Evet evet başvuruyu yaptım ve beş saniye içinde sonuçlanması için dua etmeye başladım. Merak etme. Delirmedim, sadece birazcık hızlı yaşamayı seviyorum. Ama sadece birazcık.

Başvuruyu yaptıktan sonra ertesi gün sunumum olduğu aklıma geldi ve saatlerdir ekrana bakmaktan ağrımış olan gözlerimi ekrandan çektim. Neeee? Saat gecenin üçü olmuştu. Nasıl oldu da fark etmedim diye düşünürken yaptığım iş başvurusunun bende yarattığı heyecanın ve aptallığın tahminimden fazla olduğunu anladım. ''Sakin ol Renk. Sen bir iş başvurusu yüzünden bu kadar heyecanlanamazsın! İnsanlar senin bu kadar heyecan yaptığını görse ağızları şaşkınlıktan on karış açılır. Kendine gel. Sen ki mezun olduktan sonra çalıştığın 3 yıl boyunca Avrupada yapılmış en büyük köprü çalışmalarından birini yönetmiş 1500 konutluk projede görev almış bir mühendissin. Sakinleş ve yarın yapacağın sunumu düşün!'' İç sesimin beynimden gelen tınısı bunları söylerken kalbimden gelen tınısı çok farklı şeyler haykırıyordu. '' Ne sakinleşmesi kalk da dua et bu başvurun kabul olsun. Ne kadar başarılı bir mühendis olursan ol  Acara şirketinin mükemmelliğini unutamazsın. Burada yapacağın staj ve mühendis olarak katılacağın proje hayatında yeni bir çağ açabilir. Bence heyecandan delirmelisin. Aradığın fırsat kapına geldi.'' diye bas bas bağırıyordu. Beynimdeki iç ses savaşına son verip bilgisayarı kapattım ve odama doğru ilerledim. Daha yarın yapmam gereken bir sunum vardı.

Offf! Çalan alarmımla yeni bir güne yine ''mutlulukla'' uyandım! Allah'ım bir insan uykudan yorgun kalkar mı? Ben uykudan yorgun kalkan tek insan olabilir miyim acaba diye düşünürken yapacağım sunum aklıma geldi ve kendimi jet hızıyla yataktan attım. Bugün yapacağım sunum gerçekten çok önemliydi. Ben lisede erasmusa katılıp bunu üniversitede tekrarlayan ayrıca üstüne ikinci üniversiteye başlayan nadir insanlardandım. E bunu mühendislik ve mimarlıkta yapan endemik bir tür olduğum için bu konuda gençleri daha doğrusu alt sınıfları bilgilendirmek amacıyla bir sunum yapacaktım. Böyle sunumlara bayılıyordum. Çünkü insanların senden bir şeyler öğrenip bunları kendi hayatlarında kullanarak bir nebze seni örnek almaları gerçekten gurur verici bir durum oluyordu.

 Yine böyle bir sunum yapacak olmanın mutluluğuyla hızlıca duş aldım ve dolabımın karşısına geçtim. Ne giysem diye düşünürken gözüme çarpan etek ve gömlek takımıyla içime bir neşe yayıldı.

RENKARYUMStories to obsess over. Discover now