Gözlerimi gözlerinden çekip kafamı yukarı kaldırdım. Yıldızlar her zamankinden daha fazla parlak ve güzeldi, kafamı tekrar ona çevirdim ve kalbimi hızlandıran o cümleleri duydum.
"Bu gece güneş bir anda yıldızlar varken bile doğsa, ben seni izlemeye...
Kesit Koşmaya devam ettim. Bu hız asla yeterli değildi daha fazla hızlanmalıydımdurursam beni yakalayacaktı, biliyordum. Nefes almaya muhtaç kalmıştım. Ciğerlerim yanıyordu, ben yanıyordum. Ağaç gövdelerine tutunarak hızlı olmaya çalıştım. Kendimi ittikçe başımın ağrısı artıyor, bedenim titriyordu. Gücümün sonlarına geldiğini anladığımda kendimi yere bıraktım. Kulaklarım yanıyor ellerimi ve ayaklarımı hissetmiyordum. Ya yakalanacaktım ya da kaderimi tekrar çizecektim.
Kesit sonu
"Alçin!" "Alçin kalk hadi sunum sırası sen de". Kulağımda bağıran arkadaşıma rağmen kalkmak benim için eziyet gibi geliyordu. Başımı istemeye istemeye yattığım sıradan kaldırdım ve profesörün sinirden kırışmış alnına odaklandım. "Alçin Vera Sayel sunumun için güzellik uykundan uyanmanı bekliyorduk". Bir şey demeden sunumumu alıp profesörün yanına doğru ilerledim. Flashı takıp tahtaya videoyu yansıttım ve sunumu en ince ayrıntısına kadar sunmaya başladım.
Nihayet okuldan çıkmış evin yolunu tutmuştum. Başımın ağrısı bir türlü geçmiyor gözlerimi ağrıdan dolayı açamıyordum. Akşam Esinle dışarı çıkmak için sözleşmiştik ama benim hazırlanmayı bırakın dışarı adım atacak halim kalmamıştı. Otobüsten indiğim gibi kendimi eve attım duşumu alıp dünden kalan pizzayı mikro dalgaya attım. Sağlıksız beslenen biriydim ve bundan asla şikâyet etmiyordum, fast food benim hayatımdı. Salona geçip telefonu elime aldığımda Esinden gelen mesaja baktım. Arkadaşım yarım saate bana geleceğini ve hazır olmazsam türlü işkenceler uygulayacağını yazan bir mesaj göndermişti. Esinin dakik biri olduğunu ve gelmek istemediğimi yazdığım bir mesaj yollarsam gerçekten bana işkence uygulayacağını biliyordum. Hızla yerimden kalktım ve odama gidip dolabımın karşısına geçtim, kıyafetlerimi süzüp aldığımdan beri hiç giymediğim siyah çapraz yaka göğüs dekolteli büstiyer ve siyah kısa sol bacağında yırtmacı olan eteği seçtim. Kıyafetleri hızlıca giyip kabaran saçıma fön çektim. Hafif makyaj yaptım ve siyah topuklu ayakkabılarımı giydim. Artık tamamen hazır hissediyordum. Kapı çaldığında Esini bekletmemek için hızlıca kapıya açtım. "10 saat hazırlanamadın değil mi Alçin" arkadaşım yüzüme bakmadan kendi kendine saydırıyordu, eh haklıydı normal de yavaş hazırlanan biriydim. Esin kendi kendine konuşmaya devam ederken sonunda yüzüme bakmaya akıl edebilmişti. Beni görünce duraksadı ve yüzüne tatlı bir gülümseme koydu. "Alçin yarım saatte hazırlandığına inanamıyorum, halis gördüm sandım". Beni baştan aşağı süzüp konuşmaya devam etti. "Çok güzel olmuşsun bu akşam seni kollamam lazım gibi duruyor". Arkadaşıma sıcacık gülümsememi gönderip ben de onu süzdüm. "Esin sen de fazla iddialısın beni değil seni kollamamız gerek". Kapının önünde konuşmamıza son verip çantamı aldım ve kapıyı kilitleyip çıktık.
Esinle birlikte cuma günlerimizin tek eğlencesi olan yere gelmiştik. Sarhoş olana kadar içiyor ve evin yolunu zor buluyorduk. Mekana girdiğimizde her zaman ki yerimize doğru ilerledik. Ne zaman buraya gelsek bu masa bizim için hep boş kalırdı burada ki en büyük avantajımız buydu. Masamıza geçip Esinle her zamankinden söyledik. Bugün pek fazla içmek istemiyordum içimden bir ses sarhoş olma diyordu sanki olursam başıma kötü şeyler gelecek gibiydi. İçkilerimiz geldiğinde müzik eşliğinde içmeye başladık. Esin bir bardağı hemen bitiriyor yenisini istiyordu. Onu durdurmalıydım yoksa gece sonunda tadımız tuzumuz kalmayacaktı. Esin tekrar elini kaldırdığında elini hızlıca indirdim. "Dozu kaçırma Esin bu gece burdan sarhoş çıkamazsın". Esin beni dinlemeyip ısrarla elini kaldırdığında onu ayağa kaldırıp dans pistine doğru sürükledim. Ortada durmuş bana sinirli bakışlarını yolluyordu, ona aldırmadan olduğum yerde sallanmaya başladım. Esin put gibi durmaya devam ederken dayanamayıp ellerinden tuttum ve kendimle birlikte onu da dans ettirmeye başladım. Müzik hızlanmaya başlayınca daha çok hareket etmeye başlıyorduk. Kendimizi kaptırmış gece boyunca dans etmiştik. Saat 2'ye gelirken taksiye binmiştik. İlk Esini eve bırakmış eve yakın bir yerlerde taksiden inmiştim. Temiz hava alırsam ağrıyan başım biraz olsun hafiflerdi. Ara sokaklara girmeden eve doğru yavaş adımlarla yürümeye başladım hava Ekim ayında olmamıza rağmen sıcaklığını kaybetmemişti. Dalgın bir şekilde yürümeye devam ederken yan tarafımdan gelen silah sesi ile olduğum yerde durdum. Korku bütün bedenimi ele geçirmişti. Kıpırdamadan kafamı soluma çevirdim ve bir adamın kanlar içinde yerde yattığını gördüm, yukarı baktığımda iki adamın bakışlarının ben de olduğunu farkettim ve panikle koşmaya başladım. Arkamdan geldiklerini hissettiğimde daha hızlı koştum. Nereye gittiğimi bilmiyordum ama yakalanırsam beni de vuracaklarına emindim. Ormanlık bir alana girdiğimde koşmaya devam ettim. Arkamda olduklarını görebiliyordum ve çok korkuyordum.Koşmaya devam ettim. Bu hız asla yeterli değildi daha fazla hızlanmalıydım durursam beni yakalayacaktı, biliyordum. Nefes almaya muhtaç kalmıştım. Ciğerlerim yanıyordu, ben yanıyordum. Ağaç gövdelerine tutunarak hızlı olmaya çalıştım. Kendimi ittikçe başımın ağrısı artıyor, bedenim titriyordu. Gücümün sonlarına geldiğini anladığımda kendimi yere bıraktım. Kulaklarım yanıyor ellerimi ve ayaklarımı hissetmiyordum. Ya yakalanacaktım ya da kaderimi tekrar çizecektim.
Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.
Bölüm sonu.
İlk kurgum için çok heyecanlıyım umarım güzel olmuştur. Bir şans verirseniz gerçekten sevinirim :)