" Bir zamanlar , bir prenses yaşarmış. Bir gün prenses odasında kitap okuyormuş. Prenses kitaba kendini öyle bir kaptırmış ki etrafından kopmuş. Hayal dünyasına geçmiş.
Prensesi hayal dünyasından ayıran şey camından gelen ses olmuş. Prenses o güzel yüzünü kaldırıp cama bakmış ama hiç bir şey yokmuş. Bir süre daha baktıktan sonra ' Belkide ben yanlış duydum.' diye düşünmüş ve kitabını okumaya devam etmiş.
Prenses tekrardan hayal dünyasına girecekken tekrardan camdan gelen bir tıklatma sesi duymuş ve tekrardan camına bakmış ama uzun ve yemyeşil ağaçlardan başka hiç bir şey gözükmüyormuş.
Prenses bu kadarın yeterli olacağını düşünerek kitabını kapatıp oturduğu koltuğun üstüne koymuş. Ayağa kalkıp penceresinin yanına gitmiş ve pencereyi açmış. Yüzüne gelen temiz hava ile gülümsemiş prenses. Sonrasında kafasını camdan dışarı çıkartmış ve etrafına bakmış.
Etrafta uzun ve yemyeşil her türden ağaç varmış. Biraz ileride olan şelaleden gelen su sesi ,kuşlardan gelen ses ve ormandan gelen sesler ile gülümsemiş. Hayvanları fazlasıyla severmiş prenses.
Prenses camından gözüken mükemmel manzaraya biraz baktıktan sonra dışarı çıkmaya karar vermiş. Üzerine bir hırka alıp hızlıca odasının kapısına doğru ilerlemiş.
Hızlıca sarı renkli kulpu indirip kapıyı açmış. Hızlıca merdivenlerden inip bahçeye doğru açılan kapıya gitmiş.
Kapıyı açıp dışarı çıkmış. Ama bir sorun varmış. Ya da prensese öyle gelmiş. İçinde neden olduğunu bilmediği bir korku varmış. Ama prenses umursamamış. Çünkü o an dışarı çıkmayı gerçekten çok istiyormuş.
Dışarı çıkıo ağaçların arasında dolaşmaya başlamış. Mutluymuş prenses çünkü dışarıdaymış. Sevinçle ağaçların arasında ilerliyormuş.
Sonunda geleceği yere varmış. Burası neredeyse kimsenin bilmediği bir yermiş. Prenses burasını çok önceden keşfetmiş ve gizli yeri ilan etmiş.
Her zaman dışarı çıktığında buraya gelirmiş güzel prenses.
Gizli yeri bir ağaç evmiş. Burasını çok seviyormuş prenses. Çünkü en huzur bulduğu yermiş burası. Burasının güzelliği onu büyülermiş. Ama gerçekten de büyülenilecek kadar da güzel bir yermiş.
Prenses ağaç eve çıkmak için yapılmış merdivenleri kullanarak ağaç eve çıkmış. Ağaç evin içine girdiğinde hiç beklemediği bir görüntü onu karşılamış.
Ağaç evde başka biri varmış.
Ağaç evde çok güzel bir kız varmış. Ve yerde oturuyormuş. Yanında getirdiği şeyleri yiyormuş ve kitap okuyormuş.
Prenses uzun zamandır yalnız yaşadığı için birini gördüğünde şaşırmış. Daha doğrusu ona nefret ve iğrenme ile bakmayan birini gördüğü için şaşırmış.
Prenses ona neden nefret ve iğrenme ile baktıklarını bilmiyormuş. En azından görmezden gelmek istiyormuş.
Çünkü prensese göre onu çok saçma bir sebepten ötürü dışlıyorlarmış.
Prenses diğer kızlar gibi erkeklerden değil de kızlardan hoşlanıyormuş. Diğer insanlardan farklıymış.
İnsanlar kendilerine benzemeyen insanları sevmiyorarmış , onlardan nefret ediyorlarmış. Prensese de aynı tavrı sergiliyorlarmış.
Prenses o gün , o ağaç evindeki kıza aşık olmuş.
Ama söyleyememiş. Onunda ondan nefret etmesini istemiyormuş. Ama prensesin düşünmediģi bir şey varmış.
O kızda prensese aşık olmuş.
Ama o da söyleyememiş prensese aşık olduğunu. O da prensesin ondan nefret edeceğini düşünmüş.
Yaşadıkları dünyada mutlu olamamışlar. Ama tanrı onlara bir iyilik yapmış ve ruhlarını diğer dünyada bir araya getirmiş.
Yaşadıkları dünyada bir arada olamasalarda diğer dünyada beraber olmuşlar. Bu da onlara tanrının bir hediyesi olmuş." demiş ve günlüğünü kapatmış kız.
Kafasını kaldırıp batmakta olan güneşe ve önünda uzanan upuzun denize bakmış. Derin bir iç çekerke kendini arkasındaki çimlere bıraktı.
Biraz yerde uzandıktan sonra kalkıp denizin yanına doğru yürümüş.
Toprak ile suyun birleştiği nokta da durup şöyle mırıldanmış " Seninle de böyle bir hikayeye sahip olabilir miyiz? Tanrı bize de böyle bir hediye verir mi , sevgilim?"
♡♡♡
Merhaba
Umarım beğenmişsinizdir.
Seviliyorsunuz 💜💜💜
♡♡♡
KAMU SEDANG MEMBACA
Bir Zamanlar GxG ~ One - Shot ~
Cerita Pendek" Bir zamanlar , bir prenses yaşarmış."
