Bölüm 1

13 0 0
                                    

Ç.  yine masasında evraklar, şikayetler yani en kısa sürede çözülmesi gereken sorunlar ve faturalarla ( bu kısmı hiç sevmemekte fakat bu işi yapması için başka birini de aramamakta. Faturada yanlışlık olursa yine ona iş düşecek  ve durum onu daha da mutsuz edeceğinden gönülsüzce kendisi uğraşmakta ).  Tabi bu günler bu işlerin üstüne bir de kayıt döneminin karmaşasının mutsuzluğu vardı.  Sevmese de  kapısı bu dönemde açık olurdu,  10 dakikayı geçmeden biri açacaktır çünkü.

Dışarda ki gürültüler gittikçe artmaktaydı kendisi de  bu duruma da gittikçe sinirlemekteydi. Masasından kalkıp odasının kapısından dışarı bakmaya karar verdiği gibi kapıya doğru yürümeye başladı. Kapıya gelip tam açacakken bir kız:

- "Lütfen beni okula kayıt eder misiniz?" diye sordu. Bu arada gürültü azalmıştı dışarıda yanlış anlamıyorsa karşılıklı birbirine bağıran iki insan var tahminime göre. Yılların deneyimi denilen şeye sahip olduğundan tahminine güveniyordu. Karmaşanın daha  da azalacağını düşünerek orayla olan ilgisini hemen kıza yöneltti. Dışarı ile uğraşmak istemiyordu çünkü. Gürültünün içine girip baş ağrısı çekmek yerine bir kızı dinlemeyi tercih ederdi,  tiz sesle bağırmadığı sürece.

- "Pekala. Burada şu an büyük bir eksiklik var.  Seni okula kayıt etmem için bazı evrakların bana bazıları  tarafından verilmesi gerekir. Genellikle bu bazıları anne veya baba oluyor.   Onlar olmazsa velilik hakkı olan yetişkin akrabalar veya nadirde olsa abla abi gelebiliyor. Normalde bu durum kabul edilmez fakat nadir olduğu için göz yumuluyor. Ne demek istediğimi anlatabildiğimi biliyorum. Yine de sorayım ne demek istediğimi anladım mı?"

Heyecanla ve biraz endişeyle:

- "Evet. Anlamama gerek yok zaten biliyorum veli gerekiyor. Fakat hemen kayıt olmam gerekiyor. Annem ve babam dışarıda zaten. Kayıt olmamı istemiyorlar, lütfen kayıt edin beni."

- "Anladım. Anlaşılır konuşmanın karşılığı biraz baş ağrısı olmasına şaşmamalı. Veli olarak her hangi biri olmadan  kayıt etmem uğraştıracak."

Cümlenin sonuna boşluk bırakmadan kız:

- "Siz benim velim olun. Lütfen. Okula gitmek istiyorum."  Okumak isteyen birini can sıkıcı şartlar içinde bile olsa kabul etmemek ilerde kendisinde can sıkıntısı oluşturacaktı, emindi bundan. Bu yüzden kızı kayıt etmeye karar verdi.

Üzerinde okulun ismi yazılı bir kağıdı kıza uzatarak:

- "Şurayı imzala diğer saçma şeyleri ben yapacağım. "Dedi Ç. Kız hemen imzaladı.

- "İsmini de yazarsan iyi olur.  Kız etrafına baktı ve kağıda ismini yazdı: İklim Hamdi.  Ç de kağıda bir şeyler yazdıktan sonra kendi ismini imzasını attı." Son gördüğü şey bunlar oldu.


Yavaş yavaş gözlerini açarken:

- "Başımın ağarması yetmiyormuş gibi birde midem bulanıyor."   Adamın biri ona bakıyordu bu ilginç değildi. İlginç olan tanımadığı bir adamın ona bakması ve havanın karanlık olmasıydı. Kaç saattir baygındı. Karşısındaki adamın bunu bilmesi hoşuna giderdi diye düşünürken bir kız sesi:

- "Ne zaman uyacaksın diye heyecanla bekliyordum. Nasılsın? İyisin değil mi? Bir şey ister misin? Rahat mısın?" Kızın sesi tanıdıktı.  Keşke konuşmayı bıraksa. Sessizliğe ihtiyacım var.

-" Susmandan başka bir şey istemiyorum" dedi.  Halsiz bir şekilde. Kız da isteği kabul edip sustu. Adamla kız kendi aralarında konuşuyordu. Adam:

-"İmzaladığı kağıt nerede?" diye sordu kıza. Kız:

-"Bende. Bende kalacak." dedi  adama.

-"Kağıtları ben kontrol ediyorum, unuttun mu?"

-"Biliyorum bu adamın kağıdı bende kalacak, öyle istiyorum!". 

Hatırlıyordu evet bir kağıt imzalamıştı. Kendisinin ve kayıt olmak isteyen kızın imzaladığı. Adı İklim Hamdi idi.  Şimdi konuşan kız sesi tanıdık gelmişti. Kızın sesi odasına gelen İklim'in  sesi ile aynıydı. 

-"İklim?"  dedi Ç.  Adam da kıza şaşkın bir şekilde baktı. Kız gülümsedi:

-"İmza atarken gerçek ismimi kullanamazdım değil mi?" Adam öfkeyle:

-"Kağıdı sen de mi imzaladın? Sadece adamın imzalaması gerekiyordu. Neden kağıdı vermediğin anlaşıldı. Hiç kimse böyle bir şey yapmamıştı. Şimdi kağıtta adam da işe yaramayacak büyük ihtimalle." Kız mahcup gülümsemeyle  ifadesini takınarak:

-"Heyecan yaptım. İkna olsun diye ilk imzayı ben attım".  Adam avucunu ağzına götürdü ve elinin şeklini bozmadan boğazına kadar indirdi ve hafifçe boğazını sıktı. Öfkelendiğinin belirtisiydi bu. Ayrıca bu sorunu nasıl atlatılacaktı onu düşünmeye başlamıştı. 

Kız şimdi Ç.'ye dönmüştü.  Gülümseyerek:

-"Ayağa kalkabilecek misin? Birazdan gideceğiz. Yürüyemezsen Erzan sana yardımcı olur" Erzan sinirle:

-"Benim yerime karar verme! Ben böyle basit işleri yapmam" Adının İklim olduğunu sandığı kız:

-"Evet yapmazsın. Böyle ucuz şeyleri giyersin fakat"  Erzan'ın üzerindekileri göstererek. Erzan bağırarak:

-"Onlar ucuz değil manevi değeri var. Sende manevi değeri anlamanı beklemiyorum zaten" dedi Erzan alınarak.  Adı İklim olmayan İklim:

-"Özür dilerim. Sadece eğleniyordum." 

-"Tamam tamam. Daha fazla zaman harcamadan gidelim." Konuşurken Ç'nin yanına gibi ve onu kaldırıp destek oldu. Ardından. " Ayağa kalktığına göre gidebiliriz" dedi Erzan.

-"Ne oluyor benim sizin gelmek istediğimi ne düşündürdü? Ben eve gidiyorum. Dinlenicem. Başımı ağrıttınız!" dedi öfkeyle.

-"Özgürlüğünü kazanırsan istediğin zaman gidebilirsin." dedi İklim gülümseyerek.

-"Ne özgürlüğünden bahsediyorsun seni velet, ben özgür biriyim!" İklim cebindeki kağıdı çıkardı.

-"Özgürlüğünü bana verdin. Sağ bileğinin altına bak" Erzan dediğini yaptı. Daha önce orada olmayan bir  dövme gördü. 

-"Bu ne? Ne zaman oldu?" Korku ve öfke karışımı duygu ile sordu. 

-"Sen kağıda imza attığın zaman, oluşan imzanın mührü.  Normalde bir kişide olması gerekirken bende imza attığım için bende de var" gülümseyerek bileğini gösterdi. Evet aynı şekil onda da vardı. 




Sıcak ÇikolataHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin