1. BÖLÜM DOĞUM GÜNÜ

22 5 5
                                        

                                              kaybediyoruz...

Odamda kısık sesle müzik açıp kitap okuyorum. Kitap okumayı seven biriyim. Her ne yaparsam yanımda kitap taşırım.
Arkadan annem seslendi
-Ada, kızım hazırlan. Aras'ların yanında gidiyoruz!
-Tamam anne bekle hazırlanıyorum!
Evet, bu gün çocukluk arkadaşım olan Aras'ın doğum günü 17 yaşına girecek ve onu kutlamaya gidiyoruz. Ve orada hoşlandığım birisi var tam 2 aydır ama açılamıyorum, çünkü korkuyorum. Ya reddederse? Ya evet derse?. Vereceği cevaptan baya korkuyorum. Şimdilik hiç bir şeyden bahsetmeyeceğim. Onunda hisleri var mı anlamam gerek. En son çantamı aldım ve çıktım. Çok heyecanlıyım. İçimde çok garip bir his var. Karnım ağrıyor gibi hissediyorum. Sanırım bunun adına kelebek hissi deniyor. Aslında güzel bir his sadece hayatında doğru kişiyi bulman gerek. Ama bazen insanlar yanlış kişilere aşık olabiliyorlar ve hayatlarının bir zamanlarını onlar unutmak için çabalıyorlar. Çok zor zamanlar geçiriyorlar. Aslında unutamıyorsun. Unuttum diyorsun ama bu sadece kendini avutmak oluyor. Unuttum diyen kendini kandırır. Can Yücel'in dediği gibi" Birisini unutmak istiyorsanız bunu sindire sindire yapın. Çünkü aklın zamansız öldürdükleri, amansız dirilir" ben bu sözünü çok doğru buluyorum.

Arabadan indim ve Aras'ın yanına giderken uzaktan onu gördüm Can'ı ve selam verdim, o da bana verdi. Kalbim çok hızlı atıyordu. Çok heyecanlanmıştım.

Eve girdik. Hoşgeldin hoşbuldum faslını geçtik. Annemler çay içerken bende Aras'ın yanına geçtim. Sohbet etmeye başladık. Sonra bilgisayarı açtık aynı çocukluğumuzda ki gibi roblox oynamaya başladık. Oyuna o kadar çok dalmışız ki eve misafir gelmiş haberimiz yok. Sonra bir ses işittim. O ses sanki evimdeymiş gibi hissettiriyordu. Onun sıcacık sesi kalbime işlenmişti. Sonra yanımıza geldi ve oynadığımız oyunda baktı ve sonra yanıma oturdu.

Lannn çok heyecanlıyım. Ne yapacağım ben. Ama belli etmemem gerek eğer edersem sıçarım hemde çok büyük.

Can Aras'a seslendi:

"-Hadi oyundan çıkın korku filmi izleyelim."
"-Tamam, ama ben size söyleyeyim korktuğum zaman ağzımdan ufak bir küfür çıkabilir kusuruma bakmayın."
"-Tamam, önemli değil. Ne izleyeceğiz?" Dedi Can.
"It izleyelim bence"dedim
İkiside tamam dedi.
"- Hadi ben filmi açayım sizin ikinizde markete gidip atıştırmalık bir şey alın. Çabuk olun hadi!" Dedi Aras.
"-İyi tamam gidelim hadi. Geliriz birazdan" dedim
"-Anne biz Can ile markete gidiyoruz geç kalmayız."
"-Tamam çabuk gelin."

Cüzdanımı aldım hazırlandım ve Can ile beraber çıktık. Market ile ev arası tahminen on dakika. Sessizlikle geçen bir kaç dakikanın ardından konuşmaya başlayan Can oldu.
"-Nasılsın, hayatın nasıl gidiyor?"dedi beklemeden cevap verdim. "-İyiyim, derslerle uğraşıyorum. Beni bilirsin işte sakin bir hayatım var." Hemen cevap verdi. "-Senin herşeyini bilirim."dedi. Anlamayarak kaşlarımı çattım."- Senin herşeyini bilirim derken, nasıl yani anlamadım?" Tam konuşmaya başlayacaktı ki telefonuna bir bildirim geldi. Göz ucuyla baktım, 'prensesimm' yazıyordu. Birkaç kelime yazdı ve kapattı. Kafam çok kısa karıştı şu an. Sevgilisi mi vardı? Gözlerim dolmuştu oradan hemen uzaklaşmalıydım yoksa herşey çok kötü olacaktı. "- Bu konuşma burada bitti. Benim hakkımda ne biliyorsan her şeyi unut. Biz sadece arkadaşız!"dedim ve oradan koşarak eve doğru gitmeye başladım. O hâlâ arkamdan bakıyordu. Aptal!

  Eve geldiğimde hiç birşey olmamış gibi davranmaya başladım. Annemlere geldiğimi söyledim. Can nerede dediler bende arkadaşını gördü bir kaç dakika sonra geleceğini söyledim. Bu gün önemli bir gün o yüzden mutlu olmam gerekiyor. Aras'ın yanına geçtim."-Can nerede, Sen neden önce geldin, bir sorun mu v-" lafını kestim, konuşmaya başladım. " Hayır, hiç bir sorun yok. Can arkadaşını gördü gelir şimdi." O sırada O geldi. Annesi Hatice teyze'ye geldiğini söyledi. Sonra yanımıza geldi elinde aldığı yiyeceklerle. Aras'la konuşmaya başladılar."Kanka kimi gördün bu kadar geç kaldın?" diye sordu Aras. Şaşırdı ve sonra yalan söylediğimi anladı sanırım. Konuşmaya başladı. "Bizim Mustafa ya, ayak üstü beni lafa tuttu." Tabi bu arada ben de yokmuş gibi davranıyordum. Aras içecek almaya gitti mutfağa o sırada o da yanıma geldi. "Ne oldu birden kızdın ve koşarak gitmeye başladın, anlamadım."

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Dec 14, 2021 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

İHANETWhere stories live. Discover now