1-ZARF

119 4 0
                                        

"İhanete uğramış bir kalp içeriden aslında ne yaşar? Ne ile savaşır? Ne vazgeçirebilir onu korkunç yalnızlıklardan? Ben bilmiyorum.

Nasıl anlatılır bu bilmiyorum. Her zamanki gibidir hayatın ama eksiktir. Birileri vardır birileri yoktur. Nefes alır verirsin ve hepsi bu kadar.

Yaşıyorsundur, yaşamın nefes almakla geçiyordur. Hayatta kalarak geçirdiğin o zamanı doldurmakla geçirirsin günleri. Çünkü kendi canını almak bile yasaktır sana.

Tanrının doğru yaşamak için bir şans olarak verdiği bu yılları yok sayarak, şansını kullanmayarak saygısızlık etmiş olursun ancak. Kalbim atmayı bırakana ve göğsüm sonsuza dek sönünceye dek devam edeceğim bu yaşama.

Bunu kimse için değilse içime kadar işleyen ve hayata gerçek anlamda hayata tutunmak isteyen umutsuz tarafım için yapacağım..."

Günün tarihini atıp kapattı defterini. Hayattaki tek sırdaşı olan bu siyah kapaklı defter ona artık öylesine bir eşya değil, sığınak olmuştu. İçi doldukça, bunaldıkça yazıyordu buraya.

Kalbi her gün ağrıyordu ve gözyaşları her gün akıyordu arka odalarda. Annesini özlüyordu. Babasını, kardeşini, tek dostunu.. Her şeyini kaybetmişti tek bir gecede. Her şeyini. Onun yüzünden.

Düşündükçe kafayı yiyecek gibi oluyordu bazen. Öfkesi asla dinmiyordu. Ona değil kendineydi öfkesi. Belki de her şey kendi yüzündendi.

- Beyefendi!

Daldığı düşünceler iyice kötü bir hal almaya başlamışken ona seslenen garson kıza bakıp 'Ne oldu?' anlamında kafasını salladı. Kız eliyle birkaç metre ötesindeki masayı işaret ederken konuşmaya başladı. Görmeyen gözlerle baktığı masada gördüğü yüz her şeyi açıklıyordu zaten.

- Şuradaki beyefendi size bu zarfı vermemi istedi. İyi günler.

Kızın korkuyla gevelediği şeyler masanın üzerindeki zarfa gözlerini kaydırmasını sağladı. Adamla göz göze geldiğinde başıyla onayladı adamı. Yüzünde oluşan küçük gülümseme hikayesinde eksik kalan parçaları toplamasında ona yardım edecekti.

Her şey son kez yeniden başlıyordu. Bir kez daha kaybedecekti ama bu kez tek kaybeden o olmayacaktı asla. Bu kez her şey daha derin işleyecekti.

ARAF Where stories live. Discover now