1. Bölüm: Duvar

27 9 0
                                        

Sen bilmedin ama ben o gün seni nefesinden defalarca öptüm.

1. Bölüm: Duvar

Saatlerdir aynı ekrana bakmaktan gözlerim acımıştı artık. Defalarca elim mauseden gönder tuşuna gitmişti ama yapamadım bu çok zordu benim için. Ülkenin büyük takımlarından bir olan Fenerbahçe'ye başvuru yapıyordum. Günler önce tam da depresyonun en diplerinde iken görmüştüm ilanı. Fenerbahçe takımdaki oyuncular için sürekli olarak onları motive edebilmek, psikolojik destek verecek aynı zamanda yaşam koçluğu yapabilecek üstelik bir de yabancı oyuncular için yabancı dil bilen bir psikolojik danışman alacaktı takıma. Bana verilmiş olan başvuru için e posta adresine cv mi yazmış ama saatlerdir gönderme cesaretine bulunamamıştım. Ya reddedilirsem o zaman ne yapacaktım. Bir anda dedim ki kızım Aden başarırsın yada başaramazsın ama en azından denedim dersin hayat sana neyi kolay verdi ki elbette bu da kolay olmayacak ama uğraşacaksın çalışıp didinip bu lanet hayata karşı çıkacaksın elbet bir gün başaracaksın. Kendimi gazlamıştım ama beni asla terketmeyen tek kişi olan iç sesim hemen ortaya çıktı.

Umarım hayatı yendiğinde her şey için çok geç olmaz Aden.

Lütfen susar mısın iç ses.

Son kez derin bir nefes aldım ve mauseyi  gönder tuşunun üzerine getirip gönder tuşuna bastım ardından daha fazla düşünme fırsatı bırakmadan bilgisayarı ve odamın ışığın kaptık en güçlü sığınağıma yani yatağıma sığındım. İç sesimin konuşmasına ve gözlerimin açılmasına izin vermeyerek kendimi uykunu kollarına bıraktım.

Sabah uykumdan keskin bir baş ağrısıyla uyandım muhtemelen gece geç yattığım birde şuan saat kaçtı bilmiyorum ama çok fazla uyuduğumda kaynaklanıyor. Üzerimden - henüz yaz aylarında olduğumuz için- pikemi açarak yatağımda doğruldum. Esneme hareketleri yaparak. Yatağımdan kalktım perdenin açık kalan arasından içeriye güneş ışığı sızmaya çalışan pencereme doğru ilerledim. Perdeyi kenarı çekerek camı açtım. Camdan kafamı dışarıya çıkararak derin nefesler aldım çünkü inanıyorum ki güne nasıl başlarsam öyle bitiririm. Dışarının yani ev sahibimin ekmiş olduğu ağaçların oluşturduğu oksijeni içime çektim sonrasında geriye içimin kasvetli karbondioksit ini dışarıya bıraktım. Sonrasında içerinin havalanması için camı açık bırakarak mutfağa ilerledim elektrikli çaydanlığımın altına su koyarak onu kaynamaya bıraktım. O kaynarken kendimi banyoya atarak hızlıca elimi yüzümü yıkayıp dişlerimi fırçalayıp geceden kalan topuzumu açıp karışmış olan saçlarımı tarayarak kendimi biraz olsun zorda olsa insana benzetmiştim. Ardından tekrar mutfağa dönüp kaynayan suyumdan çayımı demlemiş çayım demini alana kadar kendime her ne kadar sevmesem de kahvaltı hazırlamıştım. Bugün sanki bir şey eksikti ve bu eksik olan şey kendini o kadar çok belli ediyordu ki. Evet eksik olan şey telefonum du onu hiç kontrol etmemiştim bugün. Tekrar odama giderek odamdan telefonumu aldım. Ekranını açtığımda saatin neredeyse bir olduğunu görmem beni oldukça şaşırtmıştı. Çünkü asla bir olmasını beklemiyordum belki en fazla on iki buçuk falandır diyordum. Tamam daha fazla kendimi kandırmayayım elbette bu kadar geç kalktığım biliyordum. Neyse daha fazla saate takılmadan ekranda beliren birkaç İnstagram ve e mail mesajı gözüme takılmıştı. Hızla İnstagram'a girdim. Son fotoğrafıma gelen bir kaç beğeni bildiriminde başkası değildi. Ardından oradan da çıkarak e maile girdim girerken beraber FENERBAHÇE SK yazısını görmemle gözlerim büyümüş dilim tutulmuş hatta kalbim bile durmuştu. İçimden bildiğim tüm duaları ederek mail i açtım.

FENERBAHÇE SK:

Sevgili Aden Aşkım Adal. Başvurunuzu değerlendirdik acil psikolojik danışman ihtiyacı duyduğumuzdan kaynaklı sizinle bugün kulübümüze yüz yüze görüşme ve sizde şartlarımızı kabul ederseniz sözleşmemizi imzalama kararı aldık.
Bugün saat 16.00 da kulübümüze gelmenizi rica ederiz.

Bir Şarkısın Sen Historias para obsesionarse. Descúbrelo ahora