<1>

21 3 0
                                        

Flashback

"Hayaletler, insanlığın varlığının başından beri vardı. Onlarla birlikte varolmuşlardı, hepsi kendi bedenlerine sahip olmaya çalışıyorlardı. Kimileri bedene sahip olup insan oluyorlar ve hayalet yaşamlarını unutuyorlardı. Kimileri hayalet olarak kalıyorlardı.

Her hayalet kötü değildi tabii, iyileri de vardı. İçinde iyilik olanlarda kötülük olanlarda her halükarda beden bulabilirlerdi. Bu sadece şans işiydi. Beden bulduklarında ruh diye adlandırıyorlardı.

İyi hayaletler bazen ruh bulamayınca kötü ruhlara dönüşebiliyorlardı. Kötü hayaletlerse, insanlara saldırıyorlardı.

İnsanlar, saldırılara karşı bir yöntem geliştirdiler. 10 ruh feda ettiler, karşılığında iyi ruhlar insanlara bir yöntem verdi, böylece insanlar kötü ruhları ve hayaletleri hapsetmeye başladılar.

Bu görev için özel kişileri seçiyorlardı. 5 kişiyi totemlemişlerdi, hayaletleri ve ruhları görebilmeleri için. Onlar, hayalet avcılarıydı

Kitabı kapadı, "Bugünlük bu kadar yeter, tatlım." Eun Bi mızmızlanmaya başladı. "Anne, biraz daha oku, lütfen! Hem en güzel yeri geliyordu!" Annesi yerinden kalktı ve ışıkları kapadı "Hayır bebeğim, uyku saatin geldi ve geçti. Artık uyumalısın, iyi geceler." diyip odadan ayrıldı.

Günümüz

"Eun Bi arkana bak!" Sun Ji'nin sesiyle arkasına döndü Eun Bi. Üstüne doğru gelen bir hayalet vardı; silahının tetiğini çekti,sıktı. Mermisi bitmişti. Hayalet iki kolunu açtı, Eun Bi'nin enerjisini sömürecekti. "Seni şerefsiz!" diye tekmeyi bastı suratına Ya Eun. Hayalet yere yapıştığında, Ya Eun üstüne atladı. Birkaç yumruk geçirdi çirkin hayaletin suratına, hayalet bayılınca çantasının cebini yokladı. T-shirt yoktu, düşürmüş müydü? Hızlıca üstündeki  t-shirtü çıkardı ve merkez noktaya baktı, kalbinde. Kalbinin olduğu yeri yardı, merkezi t-shirtle sardı. Birkaç saniye sonra hayalette, merkezde yok olmuştu. Artık t-shirte hapsolmuştu.

"Of, bu en sevdiğimdi. Artık giyemeyecek miyim?" dedi Ya Eun. Yine mızmızlanıyordu. "Merkeze teslim etmek zorundayız. Yanında yedek t-shirt yok mu?" diye sordu Sun Ji. "Olsa hayaleti ona hapsederdim." diye tersledi Ya Eun. "İsteseydin bende vardı," diyerek göz devirdi Eun Bi. Yalancıktan ağlamaya başladı Ya Eun "Ya en sevdiğimdi o beniim!" Sun Ji'nin bilekliğine bir arama gelmişti.

Sun Ji aramayı açtı. "Evet Bay Yoon?"

"Harikaydınız kızlar, sizi izledim. "dedi karşıdaki melodik ses. 

"Teşekkür ederiz efendim, ne zaman gelelim?"

"Eşyaları kapsüllere koyun, yarına kadar teslim edebilirsiniz."

"Anlaşıldı." Bay Yoon aramayı kapamıştı.

Yoon Jeonghan, onların merkez kontrolcüsüydü. O görevlere gelmezdi, o sadece görev verirdi ve herkesin başıydı. Herkes gibi Eun Bi'de onu tatlı, karizmatik ve harika buluyordu.

Eun Bi çantasındaki pembe t-shirtü Ya Eun'un suratına fırlattı. "Hadi eve gidelim." Ya Eun suratındakini alıp dudak büktü. "Bu ne be?"

"T-shirt, neye benziyor?" dedi Eun Bi.

"Bu t-shirt falan değil, pamuk şeker lan bu! Giymem ben bunu."

"İyi giyme, gez öyle şehir merkezinde."

Ya Eun bir kez daha ofladı. Yukarıya bakıp gözlerini kapattı, ellerini birleştirdi. "Tanrım bu ilk ve son, bir daha giymeyeceğim."

"Bu kız psikopat." dedi Eun Bi, garip garip baktı. "Neyse uzatmayında gidelim hadi." dedi Sun Ji. Ara sokaktan çıktılar.

"Önce yemek yiyelim!" -Ya Eun

"Tamam, yeriz." -Sun Ji

"Körili ramen istiyorum!" -Ya Eun

"Bende bende!" -Eun Bi

"Tamam, size ramen ısmarlayacağım." -Sun Ji

"Oleeeeey!" -Eun Bi -Ya Eun

Ghost Kingdom ||txtWhere stories live. Discover now