Kapil günlerdir uğraştığı nüfus, cenaze işlerinin verdiği yorgunlukla yatağa yüz üstü fırlattı kendini. Amrita da arkasından sessizce gelmiş ve kapıyı kapatmıştı. Kapil kapının sesiyle doğruldu ve artık baya belli olan karnıyla kendine gelen karısına gülümsedi. Ayakta bekleyen karısına elini uzattı. Amrita elini tuttu ve kocasının kendi dizine oturtmasına müsaade etti.
Kapil onu dizine oturttuktan sonra elini karnına koydu "Seninle de hiç ilgilenemedim kusura bakma Amrita" dedi mahcup bir şekilde. Amrita ellerine harekete geçirerek işaret diliyle "İyiyim ben merak etme." dedi. Kapil büyüyen karnı okşarken "Çok yakışmış hamilelik" dedi. Amrita gülümsedi ve utangaçlığı yüzünden başını eğdi. "Çocuklar uyudu mu?" diye sordu Kapil. Amrita başını salladı "Ravi ve Mayank'ı çoktan uyuttum. Bebekleri de teyzeleri uyutmuştu" dedi kendine dil olan elleriyle.
Kapil daha adı hatta kaydı bile olmayan bebeklerini düşündü. Akıbetleri ne olacaktı, nasıl olacaktı diye kendi kendini yiyordu. Babalarının milyonları, şanı, şöhreti vardı fakat ne garip ki bu iki bebeğin yaşadığına dair bir kayıtları bile yoktu. Amrita kocasının çenesinden tutup kendine döndürdü ellerini tekrar havaya kaldırdıktan sonra "Bırak burada kalsın çocuklar. Ben hepsine bakarım kardeşleriyle büyür giderler" dedi. "Yapamazsın Amrita 6 küçük çocuğa bakamazsın kimse bakamaz. Hele de 4'ü kendinin değil-" Amrita onun sözlerini ağzını kapatarak kesti. Onun çatılı kaşlarını gören Kapil sinirlendiğini anladı elini dudaklarından çekerek "Tamam demedim öyle bir şey. Sen hepsine kendi çocuğun gibi bakarsın fakat bu çok yorucu olur. Olmaz Amrita yakında doğumun var. Sen zaten Ravi ve Mayank'a bakarak çok büyük bir yük aldın. Bu kadarı yeter" dedi.
"Biraz da senden konuşalım.Aileni ve geçmişini buldun sonunda. Nur bana bir şeylerden üstün körü bahsetti. Sen ne düşünüyorsun ve herhangi bir şey hatırladın mı?" dedi Kapil.Amrita kocasının bahsettiği şeyleri hatırlayınca uzaklara daldı sahiden bunları yaşayabildiğine ve unutabildiğine çok şaşıyordu. Kapil'in ona seslenmesiyle kendine geldi. Derin bir nefes aldı ve yine ellerini konuşmaz için havaya kaldırdı
"Bir şey hatırlamadım hatırlamasam daha iyi. Geçmişim karmaşık çok karmaşık içinde kendimi kaybetmekten korkacağım kadar karmaşık. İnsanların sen bunları yaşadın diye anlattıklarına sanki ben değilmişim gibi şaşırmam da karmaşık. Bilmiyorum Kapil ve bu bilinmezlik beni korkutuyor ben sahiden birini mi öldürdüm? Bunu nasıl yaptım? Peki ya o 10 kız ? Onlar ölürken ben nasıl hayatta kaldım?"
Kapil içinden karısının öldürdüğü adamın karısına tecavüz eden bir it olduğunu hatırlayınca bir güzel sövdü fakat diğer sorusuna o da bir cevap bulamadı. Dize oturmuş karısının yüzünü avuçladı Kapil ve "O zaman tam da kaderine göre bir isim koymuşlar sana Amrita. Artık ölümsüz kadın ismi senden başkasına yakışmaz" dedi ve çenesini karısının omzuna dayayıp "Sen hiç ölme Amrita adın gibi ölümsüz kal" dedi.
---------------------------------------------------------------------------------------------
Amrita kocasını haksız yere tutuklayan Umut'u neredeyse öldürecekti. Umut ise saçmalıklarına bir başkasını eklemek için ağzını araladı "Amrita ya da Almira artık hangisini kullanıyorsan. Sen Hindistan'da Türkiye'nin kurallarını çoktan unutmuşsun. Bu devlette kafana göre hareket edemezsin senin kocan devletin doğrularını yok saydığı için tutuklu."
Amrita 7 yıllık suskunluğunun haykırışını bir kez daha yaşama fırsatı buluyordu daha doğrusu Umut bunu zorla çıkartmıştı. Sinirle onun üzerine yürüdü "Ne devleti be ne devleti? Senin o devlet dediğine göre ben ölmüştüm bak şimdi kanlı canlı karşındayım. Demek ki devletin her doğrusu doğru değil" dedi.
Umut tam cevap verecekken müsaade etmedi Amrita "Onu geçtim sen benim eğer Kapil'in gerçekten bir suçu olsa kendi ellerimle teslim edeceğimi bilirsin. Fakat senin amacın bu değil ki sırf Kapil'i Kapil olduğu için tutuklattın sırf insanlar onun hakkında kötü düşünsün diye yaptın" dedi. Umut daha sinirlenmişti çünkü geçmişi ima ederek Kapil'i kıskankıdığını düşündüğünü düşünüyordu. Bunun için ağzına ne geliyorsa saydı
"Kocana çok güveniyorsun fakat bu kadar güvenme çünkü o senin bu güvenini hak etmiyor. Öz çocukların bile olmayan o çocukları sana karşı kullanıyor görmüyor musun? Sırf o çocuklara acıyorsun diye Kapil'i bırakmıyorsun." dedi. O sırada Diyar kapıdan içeri girdi tabi ki de arkasındaki bir sürü kalabalığa da içeride olanları izlemek için fırsat sunmuştu.
Amrita onları bile umursamadan Umut'un dibine geldi "Bu kapıdan çıktıktan sonra ilk işin kocamı dışarıya çıkartmak olacak. Eğer bunu yapmazsan ve bir daha çocuklarımın adını ağzına alırsan seni öldürürüm sonra gider teslim olur paşa paşa yatarım. Sen ise kendini kafan bedeninden ayrılmış bir şekilde karının koynunda bulursun." diyerek meydan okudu.
.
.
.
.
Bu yepyeni ve reymirden bağımsız bir kurgu. Umarım beğenilir ve Amrita ya da Almira'nın hikayesini çok güzel işleriz. Bu kurgu sadece aşk veya Mardin'den ötürü aşiret kitabı olarak algılanmasın konu mafya,devlet, istihbarat, aşk, aşiret gibi birçok konuyu barındırıyor. İnşallah bunun altından kalkabilir ve size güzel şeyler sunabilirim. Şimdiden buraya kadar okuduğunuz için bile teşekkür ederim.
YOU ARE READING
Vadinin Kayıbı
General FictionDizine oturmuş karısının yüzünü avuçladı Kapil ve "O zaman tam da kaderine göre bir isim koymuşlar sana Amrita. Artık ölümsüz kadın ismi senden başkasına yakışmaz" dedi. İstanbul Mardin ve Hindistan arasında geçen bir hikaye.
