1998
Suçluların en çok korktuğu, meslektaşların gıpta ettiği o güçlü savcı ameliyathanenin önünde endişe ile karısı ve kızlarının çıkmasını bekliyordu. Aşık olduğu karısı ikiz kızlarına hamileydi ve birazdan doğum bitince kızlarını kucaklarına alacaklar tüm sıkıntıları gidecekti.
Karısının bağırmaları bir anda durmuş, ameliyathane sessizliğe bürünmüştü. Adam korkuyla ayağa kalktığı sırada bir ağlama sesi duydu. İşte gelmişti ilk meleği. Hemen içeriye hemşirenin yanına gitti, ameliyat kıyafetlerini giyip karısının yanına gidecekti. Adam içeriye girdiğinde ikinci kızı da doğmuştu. Hemen karısının yanına gitti adam. Kadın tüm yorgunluğuna rağmen gözlerini açık tutuyordu çünkü kızlarını görmeliydi. Adam kadının gözlerinin içine baktı ellerini sıktı. Hemşireler, kızların birini babaya diğerini anneye verdiler. Adam kucağında ki meleğine baktı. Kaşlarını çatmış babasının parmağını sıkıyordu. Karısının kucağında ki kızı ise rahat bir ifadeyle baş parmağını emiyordu. "Birisi babasının prensesi diğeri ise babasının savaşçısı olacak." diye düşündü adam. Kucağında ki kızına bir kez daha baktı ve fısıldadı.
"Leyla. Kırılgan ama güçlü kızım benim, Leyla."
Anne, yaşlı gözlerini kocasından çekip kucağında ki kızına çevirdi. Masum yüzünü bir süre seyrettikten sonra onun da ağzından bir isim döküldü.
"Efsun. Yüzü kadar saf ve masum kalpli olacak kızım."
O gece kızlarına koydukları isim kaderlerini belirledi. Büyük olan kızı Leyla duygusal ama çok güçlü bir kız olacaktı. Kendisinden 10 dakika küçük olan kardeşi Efsun ise kırılgan ve hayatını kalbinin seçimleriyle yönlendiren bir kız olacaktı.
İki kız kardeşin mücadelesi daha çok küçükken başlamıştı.
YOU ARE READING
The Twins
Teen Fiction"Leyla, Efsun intihar etmiş!" Murat abi, telefonun diğer ucunda bir şeyler söylemeye devam ediyordu ama benim kulaklarım çoktan uğuldamaya başlamıştı bile. Kanım,canım, kardeşim kendine kıymıştı. Ailemden geriye kalan tek kişi de gitmek istemişti. E...
