Ali'den;
Merhaba ben Ali Vefa asistan cerrahım şu an kendimi size tanıtırken 3. Hastaneme gidiyorum. Şimdi diyeceksiniz ki neden 3. Hastanen? Merak etmekte haklısınız tâbi. Asistan cerrah olmamın dışında otizmliyim tabi ki birde savant sendromumum var. Bu sebepten hastaneler beni kabullenmekte zorlanıyor kabullense dahi iletişim yeteneklerim yüzünden beni işten çıkarıyorlar
Ama artık alıştım sanırım beni kabullenebilecek bir hastane yok. Şu anda ise Berhayat Hastanesi'ne doğru yol alıyorum 1 saat sonra kurulun karşısına çıkacağım. Çok umudum yok ama belki bu sefer beni olduğum gibi kabullecek birilerini bulabilirim.
Hastane;
Ali hastaneye varmıştı ama neredeyse hiç umudu yoktu ayakları resmen kendi kendine geri gidiyordu ama bunu yapmalıydı cesaretini toplayıp o kurulun karşısına çıkmalıydı. Derin bir nefes aldı ve hastanenin ön kapısından içeri adım attı.
İçeri girdiğinde sanki herkes ona bakıyormuş gibiydi Ali için, etraftaki sesler onu rahatsız etmeye şimdiden başlamıştı bile. Cebinden abisinin ona verdiği oyuncak neşteri çıkardı, gözlerini kapattı ve derin derin nefes almaya başladı, bir süre sonra kafasının içindeki sesler artık onu rahatsız etmeyecek düzeye inmişti bile. Kafasının içinde tekrar ettiği bir kelime vardı Ali'nin "yapabilirsin" sürekli kafasında bu kelimeyi tekrar ediyordu. Yapmak zorundaydı çünkü mesleği buydu doktorluktan başka birşey yapamazdı ki Ali...
Tüm bu olaylar gerçekleşirken Ali kurul kapısının önüne varmıştı bile titreyen elleriyle kapıyı tıkladıktan sonra içeriden gel komutunu aldı ve içeri girdi.
Kurul;
Ali titreyen elleri ve onu sürekli kafasında geri adım artırmaya çalışan titrek bacaklarıyla herkesin önüne çıktı. Ve kuruldaki saçları ağarmış bir adam konuşmaya başladı.
Kurul Üyesi: Hoşgeldiniz Ali bey başvurunuz sonucunda CV'nizi inceledik bir de sizi kendinizden duymak isteriz.
Ali: Merhabalar ben Ali Vefa 25 Mayıs 1994'te Samsun'da doğdum annem babam ben küçük yaştayken beni sokağa atıp gitmişler bir tanede abim var Ahmet onu çok severdim ben 6 yaşımdayken cennete gitti.
Doktorluk kariyerim hakkında ise tıp fakültesini 1.lik ile bitirdim üniversitenin Hastanesi'nde ise stajlarımı yaptım ve artık cerrah olma yolunda abime verdiğim söz ışığında hastanenizin bir parçası olmak istiyorum.
Ali ilk defa bu kadar etkili bir konuşma yapmıştı normalde böyle şeyleri pek beceremezdi. Ama abisi için kendisi için yapmak zorundaydı ve başardı! Çünkü o Ali Vefaydı. Bütün kurul bu sözler karşısında etkilenmişti bazı kurul üyelerinin ise gözleri dolmuştu. Ama tüm kurul üyelerinin bilmediği bir detay vardı Ali hakkında o da Ali'nin otizmli olmasıydı...
Kurul Üyesi: (Gözleri hafif dolu şekilde ve titrek bir sesle) Ali bey çok teşekkür ederiz bu güzel ve etkileyici konuşmanız için ama sormak istediğimiz bir soru var bundan önce 2 hastanede çalışmışsınız ve işten çıkarılmışsınız bunun nedenini sorabilirmiyiz.
Ve en sonunda Ali için en can alıcı soru gelmişti otizmli olduğunu onlara söylemesi gerekiyordu eğer yalan söylerse sonradan anlaşıldığında çok daha büyük bir tepki görecekti derin bir nefes aldı ve söze girdi.
Ali: Öncelikle sizlere hakkımda söylemem gereken çok önemli birşey var benim bir hastalığım var otizmliyim ben tabi birde savant sendromumum var.
Kurul salonunda derin bir sessizlik oluştu herkes birbirine bakıyordu ve kaşgöz işareti yapıyordu. Ali iyice gerilmeye başlamıştı ellerini parçalayacakmışcasına parmaklarıyla ellerini deşiyordu. Bu sırada kurul üyesi söze girdi.
Kurul Üyesi: Ali bey bu söylediğiniz çok ciddi bir şey hepimiz anladık savant sendromunuz sebebiyle bu işi yapabiliyorsunuz fakat iletişim, hastalarla düzgün iletişimi nasıl kuracaksınız?
Ali: Biliyorum hepiniz endişelisiniz fakat sadece bir şans verin bana başka hiçbir şey istemiyorum sizden.
Kurul Üyesi: Üzgünüz Ali bey sizi bu şartlar altında işe alamay-
Derken bir anda kapı sesi gelir herkesin yüzü kapıya döner kapıdan orta boylu turuncuya çalan saçları ve yüksek topuklularıyla Beliz girer.
Beliz: Sizi 5 dakikadır kapıdan dinliyorum bu ne hatsizlik hastanenin sahibi olmadan toplantıya başlıyorsunuz ve bensiz karar veriyorsunuz bu ne saygısızlık.
Herkes şaşırmıştı özellikle de Ali.
Kurul Üyesi: Beliz hanım biz size zaten kararımızı bildirecektik son kararı siz verecektiniz.
Beliz en baştaki koltuğuna oturdu ve konuşmaya başladı.
Beliz: Yinede bu yaptığınızın doğru birşey olduğunu göstermez. Ali bey sizi duydum ve size bir şans verebileceğimize karar verdim. Toplantı bitmiştir yeni işiniz hayırlı olsun Ali bey. Deyip odadan çıkar.
Ali adeta donup kalmıştır az önce olanlara inanamıyordur ve kafasında dönen Belizin sözü "hayırlı olsun" bunlar Ali için rüya gibi anlardı. Ama yinede Ali'nin işi hiç kolay değildi bu yolda daha zor şeyler ile karşılaşıp aşması gerekiyordu ama kendine inanıyordu bu sefer yapacaktı bu sefer başaracaktı çünkü o Ali Vefaydı...
