1. Meyra

26.2K 405 17
                                        

Perde aralığından gelen güneşin ışığıyla yavaşça gözlerimi araladım. Komodinimin üstünde bir süre elimle telefonu aradıktan sonra ekranı açtım ve bir mesaj geldiğini gördüm.

"Seni almaya geliyorum" yazmış Aras. Okul formamı giyip saçlarımı düzleştirince hazırdım.

Benden bu suratsız ve soğuk halimle bile uzaklaşmayan son iki kişi vardı ablam Arya dışında.. Aras ve Gamze.

İkisi de her zor anımda yanımdaydı, onlar da benden uzaklaşırsa kaybolurdum herhalde. İntihar teşebbüslerimden yanılmıyorsam 2. De bana engel olan Aras'tı. Uzun süren terapi sürecimde de Gamze hep benimleydi.

Spor aykkabılarımı giyip ceketimi almak için koltuğa uzandım. Siyah deri ceketimin kolej eteğimle uyumu benim bile hoşuma gitmişti.

Dışarıdan gelen araba sesiyle Aras'ın geldiğini anladım ve çıkıp arabaya doğru yürümeye başladım.

Ön kapıyı açıp oturdum ve çantamı kucağıma aldım. Okulda beni kesenlerden gözüme kestirdiğim 2-3 kişi dışında ilgimi çeken hiçbir şey yoktu. Arya'ya ve babama verdiğim söz olmasa okulu bile bırakırdım belki..

"Günaydın!" dedi Aras can sıkıcı derece mutlu bir tonda.

"Hayırdır?" Dedim bu mutluluğun nedenini öğrenmek için.

"Sabahları herkesin senin gibi suratsız olmasını mı bekliyorsun? Sadece sabahları olsa yine belki.."

"Tamam Aras başlama yine lütfen."

"Ne başlaması kızım dönem başlayalı bir ay olmadı daha ama sen 2 kez disipline gittin."

"Canımı sıkmasın o zaman"

"Hangisi? Herkesin ortasında saçına yapıştığın kız mı? Yoksa dersinin ne kadar saçma olduğunu yüzüne vurduğun edebiyatçı mı?"
Dediğinde cevap verme gereği duymadım.
Bana katil bebek diyen bir orospuya tahammül etmek zorunda olduğumu sanmıyorum. Evet, artık duymayan kalmamıştı babamın ölümüyle sır gibi koruduğumuz gerçekler ortaya saçılmıştı ve benim doğarken annemi öldürmem bunlardan sadece bir tanesiydi..

Okula gelince bir şey demeden aşağı indim.

"Bana tavır yapma."

"O zaman sen de benimle uğraşma Aras." dedim bıkkınlıkla.

"Tamam fıstık zaten artık alıştım." dedi kolunu omzuma atıp kafamı koluyla çekerken.

"Aras şunu yapmamanı kaç kere söyledim!" dedim sinirle.

"Hiç de sevimlilik yapamayalım yani." dediğinde kafam sonunda serbest kalmıştı.

Sınıfa girince bir çocukla konuşan Gamze'yi görünce ister istemez güldüm. Biz geldiğimizde çocuk çoktan uzaklaşmıştı.

"Kim bu?" Dedim alaycı sesimle

"Yakışıklı değil mi?" Dedi gözleri çocuğu takip ederken Gamze.

"Adı Batu, çok da tatlı biri..." diye devam etti.

"Baba parası yiyen piç ismi" diyen Aras'a ben gülsem de Gamze pek gülmedi.

"Aman ne komik senin adın çok mu farklı?" diye cevap verdi.

"Tamam tamam boşverin şimdi isim muhabbetini ilk ders ne?" Dedim sıraya otururken.

"Fizik ama ders boş herhalde" dedi Gamze telefonuyla uğraşırken.
"Kafeteryaya gidelim bence" diye de devam etti.

"Neden?"

"Çünkü güzide kolejimizin sahibi Demir Serter okulda. Kesin bir şeyler oluyordur. Rahat durmaz o manyak."

"Burda okuduğu için geliyor olabilir mi?"

"Okula haftada bir geldiğinin farkında mısın?" Dedi bıkkınlıkla Gamze.

"Of bırakın şunu! Biz gidelim de bi kahvemizi içer ayılırız." diye araya giren Aras sayesinde Gamze önde benle Aras arkada kafeteryaya gittik.

Bi sandalye kapıp her zaman oturduğumuz masaya oturunca "Hadi Meyra'cım kahvelerimizi de getiriver sana zahmet." dedi Aras.

"Sen abartıyosun artık ama!" desem de kahveleri almak için ayaklandım. Tepsiyle beraber arkamı dönerken bir şeye çarptım. Kahveler de olduğu gibi yere döküldü... Pardon Demir'miş.

"Yavaş olsana be!" dedim bağırarak.

O bana ifadesiz suratıyla bakıp görevliye döndü "Şuraları temizleyin, küçük hanımın kahvelerini de değiştirin, benden."

"İstemez. İnsan bir pardon der."

"Sen bi sussan mı?" Dedi çatık kaşlarıyla bana dönerken.

"Ne kadar da naziksin ya."

"Öyleyimdir." dediğinde tam cevap verecekken "Ay buraya noolmuş böylee?" Diye cırlayan sesle sinirden kıpkırmızı oldum.

Bu geçen saçına yapıştığım kızdı. "Sen hala ne yüzle konuşuyorsun kızım akıllanmadın mı?" dedi üstüne atlamaya hazır bir pozisyonda.

"Yavaş ol." dedi Demir bana sert bir bakış atarak.

"Yoksa?" dedim alaylı bir tonda.

"Burası benim okulum, haddini bil!" dediğinde
"Okulun da kahvelerin de şu aptal kız da senin olsun. Sakın bana bulaşmayın!" dedim ve tam ben gitmeye hazırlanırken Aras geldi.

"Noluyor burda?" Diyen Aras' a dönüp
"Hadi gidelim" dedim.

"Emin misin?"

"Kesinlikle." dedim ve birlikte dışarı çıktık bizi gören Gamze de gelmişti.

Birbirimizi tanımasak da sinir olduğum şu Demir denen çocuktan artık resmi olarak nefret ediyorum.

Birbirimizi tanımasak da sinir olduğum şu Demir denen çocuktan artık resmi olarak nefret ediyorum

Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.
MeyraWhere stories live. Discover now