Ben Aslı'yı, yağmur yağarken gördüm. Toprağın kokusunu çok severdi o. Zaten ne zaman evime gelse hemen benim sulamayı unuttuğum çiçeklerime bakım yapar, ya onları iyileştirir ya da yenilerini dikerdi. 2 fincan kahve yapıp masaya oturur, topraklarla alâkalı konuşurdu. Onun için toprak her şey idi, onun için toprak ailesi, arkadaşları, dersleri, kitapları, doğası... Aynı şekilde okuldan çıktıktan sonra yanıma geldi. Önce çiçeklerime bakım yaptı. Çiçeklere iyi bakmadığım için bana tonlarca laf ettikten sonra 2 fincan kahve yapıp masaya oturdu. 'Günün nasıl geçti dostum' dedi. Ben ona yine kızacaktım.' Bana dostum deme ' diye bağırdım. Sonrasında istemsiz bir şekilde güldük. Az kalsın boğuluyordun Aslı... Herneyse, benim günüm her zamanki gibi aynıydı zaten. Sorması bile hata... Okula gittim, çok uzaktaki okula bulutların üstündeki, sessizce öğrencileri bekleyen okula. Okulda camın yanında otururdum. Bulutların sessizliğini düşünürdüm. Kitaplarımın her yanlarına bulut resimleri çizerdim. Öğretmenler ise kitap kontrolü yaparken çok kızarlardı. Nepholoji dalında okumak istiyordum. Bulutları inceleyen bilim dalı. Kafamda hayal kurarken Lori'nin bana , 'Eda,Eda ordamısın? Bak yine hayallere daldı...' demesiyle uyandım. ' Hah evet günüm böyle geçti Aslı' Lori bana benim ona hiç bir şey anlatmadığımı söyledi. Ben yine hayallere dalmıştım...Aslı'nın bana topraklarla alakalı konuşmasından bir kaç saat sonra Duru geldi. Onun maalesef hiç kimsesi yoktu. Benimle beraber kalıyordu. Biz 3 kız arkadaş birbirimizi severdik. Aslı, duru ve ben. Tabii birde Ecem vardı. O içine kapanık ve insanlarla konuşmayı sevmeyen bir kız idi. Onunla iletişim kurmakta ne kadar zorluk çeksek bile iyi bir insandı Ecem...
YOU ARE READING
Bulutların Sessizliği
General FictionCamdan aşağı baktım, fark ettiğim tek şey bulutların gece vaktinde bembeyaz gözükmesiydi...
