Zannımca, taşınmak kadar yorucu olan çok az şey var, her eşyayı teker teker paketlemek, dişimle kopardığım bantın dişimde bıraktığı ince sızı, teker teker boşalan odalardaki anılarımın yavaş yavaş kayboluşu, alıştığım komşular, yapılan mahalle dedikoduları...
Karışık duygularla boğuşurken iç çekip boş koli almak için markete inmeye karar verdim, asansör kullanmaktan hiç hoşlanmasam da 8 kat koli taşımak istemiyordum.
Yaşadığımız bina çok eskiydi, ufacık depremde duvarlar çatlıyor ve boyalar dökülüyordu. Asansöre adımımı atar atmaz asansör fena bir şekilde sallandı, sakince hareketsiz kalıp asansörün durmasını bekledim. Zemin kata indiğim zaman kapı açılır açılmaz kendimi asansörün dışına attım, çünkü ne zaman asansöre binsem kendimi tutsak edilmiş bir mahkûm gibi hissediyordum, çünkü istediğim an asansörden çıkamayacak olmanın verdiği his beni bunaltıyordu.
—Demek sonunda kaçıyorsun bu harabeden.
—Evet, işim gereği buradan taşınmak zorundayım.
—Umarım gittiğin yerlere de buraya getirdiğin gibi neşe getirirsin, görüşmek üzere.
Deyip asansörün kapısını kapadı Cavidan teyze. Yaşı 60-65 civarında olsa da kendimi her zaman ona yakın hissetmiştim, burada yaşadığım süre zarfında anne boşluğumu biraz da olsa doldurmuştu.
Kolileri alıp eve geçtikten sonra, sona kalan dolu odanın eşyalarını paketlemeye başladım, bu odayı bilerek sona bırakmıştım çünkü en çok vakit geçirdiğim oda burasıydı, arada sırada arkadaşlarım gelir bu odadaki küçük mavi çekyatta kıvrılıp yatardı, bazı akşamlar ben odanın küçük çiçek dolu balkonuna çıkıp nefes almaya çalışırdım, balkondaki farklı farklı çiçeklerin kokuları birleşince ortaya inanılmaz güzel bir koku çıkardı.
İçimde buruk bir his vardı, buruk hissi bu güzel koku bile bastıramıyordu. Ne mutluydum ne mutsuz, sanırım gideceğim yerin belirsizliğinden kaynaklı olacak ki şu an herhangi bir duyguyu tam hissedemiyordum.
-3 saat sonra
Telefonumun zil sesini duyar duymaz mutfağa koştum, arayan nakliyeciydi.
—Merhaba Mahru Hanım nasılsınız?
—İyiyim teşekkür ederim İhsan Bey, geldiniz mi?
—Evet hazır mısınız? Değilseniz çocukları yollayayım yardım etsinler.
—Hayır her şeyi hallettim, şimdi evden çıkıyordum aşağıda görüşürüz.
—Görüşürüz.
Anahtarımı kapının arkasındaki küçük kaplumbağa şeklindeki anahtarlıktan alıp son defa evi turladım, unuttuğum bir şey yoktu, artık yeni evim için yola çıkmaya hazırdım.2 saat süren araba yolculuğumdan sonra arabamı yolun kenarına park edip dışarı çıktım, hafif yağmur çiseliyordu, yaprakların birbirine çarparak çıkarttığı dinlendirici ses eşliğinde arabama yaslandım, uzun süren araba yolculuklarını sevsem de bugün nedense içimde bir sıkıntı vardı, bir türlü araba yolculuğumdan haz alamıyordum. Yeni evimin konumuna bakmak için internete girdim, işim gereği sürekli taşınmak zorunda kalıyordum, yeni evimi ve ofisimi çalıştığım şirketin müdürü seçiyordu, bu yüzden şimdiki evimin nasıl olduğunu bilmiyordum. Tek isteğim sağlam ve yeni bir ev olmasıydı.
Akşam 9 gibi yeni evime vardım, ev karanlıkta tam seçilmiyordu, uzun ağaçların olduğu etrafta hiç ışık olmayan bir yerdeydi. Arabayı kenara park ettikten sonra indim. Anahtarı sakladıkları ayakkabılığa doğru yöneldim, balkondaki sensör yandı, anahtarı sakladıkları ayakkabılık duvarı kaplıyordu, ve farklı desenlerle süslenmişti, her rafta farklı desenler vardı , anahtarı 2.raftan aldıktan sonra evin kapısına yöneldim, içeri girmeden önce dikkatimi evin bitişiğindeki ofis tarzı eklenti küçük bir ev çekti, duvarları camdan oluşuyordu ama içi görünmüyordu, buranın yeni ofisim olacağını umuyordum, artık işe gitmek için sabahın erken saatlerinde kalkıp yola koyulmama gerek kalmayacaktı.
VOCÊ ESTÁ LENDO
CAMDAN EV
FantasiaBazı evler sessizdir. Ama sessizlikleri anlatacak çok şeyi vardır. Psikolog Mahru, geçmişinden uzaklaştığını sanarak yeni bir eve taşınır. Cam duvarların ardında onu bekleyen şeyin huzur değil, çözülmeyi bekleyen bir sır olduğunu anlaması uzun sürme...
