3.Kişi Bakış Açısı İle;
Kushina'nın cenazesinden sonra Minato yorgun düştü ve işlerine ara verdi. Naruto ise odasından dışarıya yemek yemek ve tuvalete gitmek dışında adım atmıyordu. İki adam evde birbirlerinin yüzünü zar zor görüyorlardı ve bu da birbirlerini yıpratıyordu. Minato, oğlunun kendini yıpratması için hala genç olduğunu düşündü ve bunun hakkında bir çözüm aramaya başladı. En sonunda Naruto'yu, büyükannesi ve büyükbabasının yanına gönderme fikri aklına yattı ve Naruto'nun haberi olmadan Naruto'ya bir bilet aldı ve valizlerini hazırladı. Naruto, dışarıdan eve geldiğinde babası valizleri hazırlamış ve aşağıya çoktan indirmişti. Naruto "Hey, baba bu valizler kimin için?" diye babasına sordu. Minato "Hey Naruto, bu valizler senin için. Büyükanne ve büyükbabanın yanına gitmen için sana bilet aldım ve trenin bu akşam kalkıyor." dedi oğluna üzgün olduğunu sezdirmemeye çalışarak. Naruto babasının onun için ne yapmaya çalıştığını farkederek kabul etti. Naruto "Tamam giderim ama bir şartım var." dedi. Minato "Nedir?" diye cevap verdi oğluna. Naruto "Her hafta en az 1 kere görüntülü konuşacağız ve mesajlarıma cevap vereceksin anlaştık mı?" diye sordu. Minato " Peki." dedi başka şansı olmadığını bilerek ve kıkırdadı.
------>Zaman atlaması<------
Trenin kalkma zamanı gelmişti, Naruto babası ile vedalaştı ve trene bindi. Yerini bulmaya çalışırken biraz zorluk yaşasa da sonunda koltuğunu buldu. Bir kaç dakika sonra kondüktör geldi ve biletini kontrol etti. Sonrasında Naruto çabucak uykuya daldı. Naruto uyurken ona birisi sesleniyordu ve Naruto güçlükle sese tepki verip uyandı. Kuzgun saçlı bir genç Naruto'ya sesleniyordu "Oi sana sesleniyorum sabahtan beri!" , Naruto "Üzgünüm uykuya dalmıştım, peki ne istiyorsun?" diye sordu kuzgun saçlı çocuğa. Kuzgun saçlı çocuk "Lanet eşyalarını biraz kenara çekersen iyi olacak çünkü bu bölmede tek kişi değilsin!" diye kızdı. Naruto " Uh... Özür dilerim ilk kez trene biniyorum arkadaş olmaya ne dersin? Ben Naruto." dedi ve elini uzattı mavi gözlü çocuk. Kuzgun saçlı çocuk "hmph... İyi peki ben de Sasuke" diye mırıldandı. Naruto sırıtarak dışarıyı izliyor ve doğaya hayran kalıyordu, Sasuke ise sadece müzik dinleyerek uzanıyordu. En sonunda yolculukları bitti ve trenden indiler. Naruto'nun büyükbabası Jiraiya ve büyükannesi Tsunade Naruto'yu karşılamaya gelmişlerdi. Naruto, Sasuke ile vedalaştıktan sonra büyükbabası ve büyükannesi ile kucaklaştı ve konuşarak eve doğru yol aldılar.
Jiraiya ve Tsunade torunun geldiğine mutlu olduklarını belli ederek yürüyorlardı. Jiraiya "Nasılsın genç tilki?" diye sırıtarak sordu. Naruto "Hey yaşlı adam artık küçük değilim, bana tilki demene gerek yok! Ve iyiyim." diye somurttu. Tsunade, iki adamın böyle çocukça hareketlerine dayanamayıp gülmeye başladı ve şimdi hem Naruto hem de Jiraiya somurtuyordu. Hep birlikte eve gittikten sonra Naruto eşyalarını yerleştirmek için Jiraiya'nın ona gösterdiği odaya gitti ve valizlerinden kıyafetlerini ve birkaç okul malzemesini çıkarttıktan sonra onları özenle yerleştirdi. Naruto, büyükannesine okula kaydolmak için evden çıkacağını söyledi. Naruto evden çıkıp ilerlemeye başlamıştı ki bir şeyi unuttu, okulun nerede olduğunu bilmiyordu. İleride tanıdık bir yüz görmüştü Naruto, kuzgun saçlı çocuğa doğru baktı ve onun Sasuke olduğunu anladı ama yanında başka biri daha vardı, pembe saçlı bir kız. Naruto " Heeey, Sasuke!" diye bağırdı, Sasuke sesi tanıdı ve el salladı. Naruto koşarak Sasuke'nin yanına doğru ilerledi ve "Hey Sasuke naber?" dedi. Sasuke "İyi, ne işin var burada?" diye merakla sordu. Naruto "Şey... Açıkçası okula kaydolmak için çıktım fakat sanırım kayboldum." dedi utanarak. Sasuke sırıtarak "Usuratonkachi böyle olduğu yüzünden belliydi." dedi. Naruto somurttu ve yardım istedi sonrasında okula doğru yavaşça yürüdüler. Naruto yanlarındaki kızı farketti ve Sasuke'ye onun kim olduğunu sordu "Hey Sasuke, yanındaki pembe saçlı kız da kim?" dedi fısıldayarak. "O Sakura, bana hayran olan kızlardan biri ve çok yapışkan kaç kere gitmesini söylesem de peşimi bırkmıyor." diye iç çekti Sasuke. Naruto kıkırdadı ve Sakura buna gıcık olmuştu. Sonrasında okula vardılar ve Naruto okul için kayıt oldu. Naruto tam okuldan çıkarken gümüş saçlı bir adama çarptı ve yere düştü. "Uh-oh üzgünüm bayım önüme bakmıyordum." dedi ve kafasını kaldırınca adamın gözlerine adeta aşık olmuştu ve kızardı. Adam maske takıyordu ve yerçekimine meydan okuyan gümüş saçları ile ayrı bir tarzı vardı, uzun boyluydu ve yapılıydı. Kelimenin tam anlamı ile tanrının elinden geçmiş bir başyapıt gibiydi. Naruto adamın yakışıklılığına inanamamıştı, acaba düştüğü yerde bir şey olmuş ve hayal mi görüyordu? Hayır bu olamazdı bu gayet gerçekti. Gümüş saçlı adam elini uzattı ve "İyi misin yavru ceylan?" diye sordu. Naruto'nun eli ayağına dolaşmıştı ve gümüş saçlı adamın elinden tutup ayağa kalkarken "H-hayır... Y-yani e-evet, evet iyisin. Iıı yani iyiyim." diye cevapladı utançtan kıpkırmızı olarak. Adam bu cevaba kıkırdadı "Sonra görüşürüz yavru ceylan." diyerek oradan ayrıldı. Naruto bir süre boyunca orada bir heykel gibi durdu ve sonrasında Sasuke, Sakura ile birlikte geldi. "Hey Naruto işin bittiyse gidelim hadi." dedi kuzgun saçlı çocuk ve Naruto başı ile onayladı. Eve dönüş yolunda Sasuke ve Naruto ilk olarak Sakura'yı eve bıraktılar ve sonrasında ise Sasuke Naruto'yu eve bıraktı. "Hey yaşlı adam ben geldim." dedi kıkırdayarak. "Oh, hey Naruto mutfağa gel de masayı hazırlamaya yardım et." dedi Jiraiya. Hep birlikte sofrayı hazırladılar ve yemeğe oturdular. Tsunade Naruto'nun gelişine özel onun en sevdiği yemeği yaptı "Ramen". Yemeklerini yedikten sonra oturdular ve kutu oyunu oynadılar, Tsunade her zamanki gibi kaybetti ve oyunu Jiraiya kazandı. "Heeey ama hile yaptın yaşlı adam", "Evet Naruto'ya katılıyorum Jiraiya, seni sahtekar... hmph" dedi Tsunade yine kaybetmeye dayanamayarak. Saat geç olmaya başlamıştı ve herkes odasına gidip yattı. Ama Naruto hala uyanıktı ve yatmak konusunda zorlanıyordu. Yani yarın okul vardı kim okul öncesinde yatmakta zorlanmazdı ki? Aklında birden gümüş saçlı adam belirdi ve okulda olanları aklından geçirdi. Kimdi o adam? Öğrenci olamayacak kadar büyük gözüküyordu ama diğer yandan o kadar da yaşlı gözükmüyordu. Acaba birinin abisi olabilir miydi? Naruto içinden geçirdi 'Bu düşünceleri bırakıp artık yatmalıyım, o adamın kim olduğunu sonra da bulabilirim.' ve en sonunda uykuya daldı.
-------> Gümüş Saçlı Adamın Yanında <-------
Okuldan geldiği zamandan bu yana okyanus gibi gözleri olan sarışın çocuğu düşünmekten kendini alamıyordu. Yemek yerken, televizyon izlerken ve dişlerini fırçalarken bile onu düşündü. Ve uyumak için yatağına gittiği zaman aklından yine onu geçirdi. Onunla bir ömür geçirmek istedi. Acaba sarı saçlı çocuk doğru kişi miydi? Doğru kişi olsa bile ikisi de erkek olduğu için bunu kabul edecek miydi? Gümüş saçlı adam bunlara o kadar kafa yordu ki saati unuttu ve saat sabah 03.00 olmuştu. 'Artık yatsam iyi olur bunları yarın da düşünebilirim.' diye aklından geçirdi ve uykunun onu ele geçirmesine izin verdi.
Herkese selam bu benim yazdığım ilk hikaye ve aynı zamanda yazdığım ilk fanfiction hikayesi umarım okurken keyif almışsınızdır. Hikayeyi her hafta güncelleyeceğim ama tam zaman veremem, sadece her hafta güncelleyeceğim...
💙1.013 kelime💙
💙İyi hafta sonları dilerim...💙
YOU ARE READING
Onunla Kasabada Tanıştık
RomanceNaruto, annesinin ölümünden sonra büyükbaba ve büyükannesinin yanında okumaya başlar. Naruto okula kayıt olmaya gittiği gün bilmeden sensei'inin ilgisini çeker... -Karakterler "Naruto" animesinden alınmıştır! -Fanart bana ait değildir! -İyi okumalar...
