Her haftasonu olduğu gibi aynı boncuk dükkanına aynı saatte girdim. Normalde yaptığımdan daha uzun ve daha masraflı bir alışveriş yapmam gerekiyordu. Ve ben gece 4te yattığım için sürünerek yürüyordum...
Alacağım hemen hemen her şeyi aldıktan sonra gözüme çarpan incilerle o tarafa ilerledim. Ablam tam bir inci hastası olduğu için sepetime bolca onlardan da ekledim.
"Pardon?" Yanıma döndüğümde bir anlığına gözlerim kamaştı. Ama sadece bir anlık çünkü, nasıl desem, çok yakışıklıydı.
"Evet?" Elinde tuttuklarını işaret ederek "Bunlarla güzel kolye olur mu?" diye sorduğunda bir an şaka yaptığını sanmıştım çünkü boncuğun kutusunda kolye boncuğu yazıyordu. Yapılış amacı kolye olmaksa güzel halhal olurlar.
"Evet, olur. Ama sadece onlarla yapacaksan kolyenin uç kısmına hoş bir şeu mesela şuradaki papatya gibi bir şey taksan daha iyi olabilir." Ne dediğimi algılaması için ona birkaç saniye verdikten sonra cevap vermemesi üzerine umudumu kesip kasaya gittim. Üzerinde takıya dair hiç bir şey olmayan birinin aşırı beyaz inci alışverişi yaptığını görmek garibime gitmişti nedense.
"Yeni gelen bir kaç ürün var bakmak ister misin?"
"Çok isterdim ama bu hafta daha fazla bir şey almasam iyi olabilir." Bayan Kim beni başıyla onaylayıp poşetimi uzatınca arkamı dönüp o çocuğa baktım. Hala eğilmiş o boncuklara bakıyordu. Veya uyuyakalmıştı. Yanına gidip kontrol etmek için can atsam da kafamı çevirip dükkandan çıktım
𖦹𖦹𖦹
Bir haftasonu daha ve yine boncuk dükkanındaki ben. Anlamış olacağınız üzere her haftasonu gelip boncuk alıyorum. "Normal" arkadaşlarımdan farklı olarak takı yapmaya ilgili olduğumdan küçük tasarımlar yapıp satan biriyim aslında. Bu dükkan da ucuz. Her hafta buraya gelmem için geçerli bir sebep.
"Sadece 8 tanecik boncuk almak için mi geldin Haechan? Cidden mi?" Elim enseme giderken bu çok normalmiş gibi konuşmaya çalıştım. Sadece çalıştım.
"Yani evet çok gerekliydi, anlarsın ya.. Hani hiç kalmamıştır falan..."
"Geçen hafta 1 aylık boncuk aldın. Doğruyu söyle benden alıp satmıyorsun değil mi? Pis çocuk seni" Tamam dolandırıcı değilim. Cidden. Açıkcası şu an boncuk ihtiyacım da yok. Ama aklım geçen haftaki çocukta kaldı ve merak ediyordum. Onu görmek istiyordum
"Tamam pes ediyorum. Sadece sıkıldım."
"İnanmadım. Şimdi ihtiyacın olmayan 8 değerli boncuğu almayacaksan git ve ders çalış. Annen bana dert yanıyor sonra 'bu çocuk sadece boncuk diziyor işsiz olacak ders çalışmıyor' diye. Hem boncuk yapa yapa mı üniversite kazana-"
"Teyze... Nolur. Ben gidiyorum. Hatta gittim. Hoşçakal." Neredeyse koşarcasına dükkandan çıktığımda hala onu görme umuduyla etrafa bakınıyordum.
Ama o gelmedi. Sonraki hafta da gelmedi. Ama 4. haftanın sonunda geldi.
Öncelikle selam! Biraz soft bir hikaye yazmak amacım. Yani şu an öyle. Umarım. Neyseee... Ahım şahım bir yazar değilim ve o kadar uzun zamandır yeni bir şeyler yazmadım ki paslanmış olabilirim. Umarım beğenirsiniz.
Bu arada biraz hızlı gidebilir çünkü çok uzatmayı planlamıyorum.
YOU ARE READING
bracelet // Markhyuck
FanfictionHer haftasonu gittiği mağazaya gelmeye başlayan yeni müşteri sıkılmış olan Haechan'ın ilgisini çekti. markhyuck fici ama soft olması umuduyla yazıldı
