1.Bölüm

18 2 0
                                        

Merhaba ben Aleyna kısaca Aleyy'de diyebilirsiniz bu zamana kadar ''ALAZ'' dışında iki çalışma daha yapmıştım az da olsa bir deneyimim var wattpad'de. Alaz için çok heyecanlıyım umarım çok sevdiğiniz bir kitap olur :)

Girişi çok uzun tutmak ve sizi sıkmak istemiyorum sizden tek istediğim şey beğendiyseniz lütfen aşağıdaki minik yıldıza basmanız. ÇOOOK İYİ OKUMALAR :))

( Okumaya geçmeden önce yukarıdaki şarkıyı açmayı unutmayın ;) )

Kitabı okumaya başlamadan, başlangıç tarihini yazarmısınız?

Peş peşe konvoy şeklinde giden arabaları çocukluğumdan bu yana çok sevmişimdir. Ailemle birçok düğünde bizde katılırdık o konvoya, şuan bende ailemden ayrı olarak bir konvoydayım hep eğlenceli olan, korna sesleri yükselen konvoy gibi değildi şuan ki konvoy. Ben amcamın arabasında önümüzdeki annem ile babamın olduğu aracı takip ediyorduk, büyük yeşil renkte olan CENAZE NAKİL ARACI'nı. Annemle babamın tabutuna gülümsedim, en sessiz konvoyumu yaşıyordum, şuan farkettim ki konvoylar gürültülüyeken güzelmiş en güzel yanı'da babam,annem ve ben aynı arabada gülerek diğer arabaları takip ediyor olmamızmış.

Binlerce insanın evi olan mezarlığa annem ile babamı bırakmaya gelmiştik, amcamın arabasından inip annemle babamı sırtlayan insanlara baktım. Babam anneme "senin yerin benim başımın üstü" derdi. Annem şimdi altı adamın başının üzerindeydi.
Bir kadın yanıma gelip annemin fotoğrafının olduğu çerçeveyi bana verdi, yan tarafımdaki kuzenime'de babamın fotoğrafının olduğu çerçeveyi uzattı. Annem ve babamın önünde 7 yaşındaki kuzenimle fotoğraflarını taşıyorduk, etraftaki herkes bana acıyan gözlerle bakıyordu çok mu kötü gözüküyordum da bu insanlar bana böyle bakıyordu bilmiyordum. Can'ın sesiyle ona dönmeden canı dinlemeye başladım.
"İlknur abla gözlerinden çok yağmur yağıyor, nasıl görüyorsun etrafı?" dedi. Can ağlamak'ın ne olduğunu bilmesine rağmen hiçbir zaman neden ağlıyorsun demezdi, gözlerin yağmur yağdırıyor derdi, çevresinde ağlayan kişilere. Gözlerimden çok yağmur yağıyormuş ben bunun farkında bile değildim.
Annemle babamın bundan sonra kalacakları evlerine gelmiştik beyaz taşın üzerinde MEHMET YÜCEL ve BÜŞRA YÜCEL yazıyordu. Hoca geldi dua okumaya başladı annemle babamın sarılı olduğu beyaz örtülerle birlikte yerlerine yerleştirdiler, üstlerine tahta koymaya başladılar "durun koymayın anneme o tahtaları annem korkar ,lütfen koymayın o tahtaları annem duramaz öyle!" diye bağırdım adamların kolunu tutmaya çalıştım ama yengem beni geriye çekti.
Bir kağıt parçası rüzgar onu nereye sürüklerse gider ya hani, bende o kağıt parçası gibi oradan oraya savruluyordum. Bacaklarımın beni daha fazla taşıyamayacağını hissettiğim an yere düşmüştüm, iki tane kadın acıyarak bakıp, beni yerden kaldırmaya çalıştılar "bırakın beni" dedim sessizce.

Ne kadar yalvarsam da annemin üstüne o tahtaları dizdiler ve sessizce izledim. Siz hiç oksijeni çok olan bir yerde nefes alamadığınızı hissettiniz mi? Ben şuan nefes alamıyordum annemle babama toprak atıldıkça sanki beni gömüyorlarmış gibi nefesim kesiliyordu. Nefes almaya çalıştıkça gözlerimdeki yağmur arttı ve hıçkırarak ağlamaya başladım, annemle babamın üstünü tamamen kapattıklarında hoca dua okumaya başladı.
Burada annemi ve babamı seven herkes onlar için son görevini yerine getirip amcama "başınız sağ olsun" diyip gidiyorlardı. Herkes gittiğinde amcam, yengem ve oğulları can kalmıştık yengem, "İlknur hadi kızım veda et gidelim" dedi.

Sen veda et git, ben burada kalacağım, lütfen ısrar etmeyin ben kendim gelirim babamgille konuştuktan sonra, dedim.
"Kızım olmaz seni yalnız bırakamam hadi veda et gidelim" dedi amcam.
Veda falan etmeyeceğim tamam mı! Sürekli şu saçma cümleyi söyleyip durmayın! Çok gitmek istiyorsanız hadi gidin, ben gelirim istediğim zaman.
Yengem, hadi ali biraz baş başa bırakalım dedi ve gittiler.
Annemle babamın ortasına oturdum ve topraklarını sevmeye başladım, anne en uzun ayrılığımızı yaşayacağız' dedim gülümseyerek. Sen beni tatile bile tek başıma göndermezdin anne, benden ayrı kalmamak için. Ben tek başıma kaldım anne! Kimin kucağına uzanıp ağlayacağım şimdi ?

Baba sen gözümün kızarmasından nefret ederdin, özür dilerim gözlerim kıpkırmızı oldu ama gerçekten kendiliğinden geliyor göz yaşları, durduramıyorum da kendimi. Kızmıyorsun değil mi bana ?

Dedem öldüğünde "çok zormuş kızım" demiştin ya baba öyleymiş. Bu zorluğu bana anlatmamış zor demiş geçmiştin ya aslında anlatmak istemediğinden değilmiş. Anlatmak için içindeki acıyı tarif etmen gerekiyormuş, senden sanki birşeyler sökülüp gidiyor onu tarif etmen gerekiyormuş ama yok ! İçimdeki acıyı anlatmaya ne alfabedeki harfler yeter nede lügatımızdaki sözcükler. Sende bana anlatamamış "çok zormuş kızım" demişsin.

Arkamdan gelen seslerle hemen ayağa kalkıp arkama baktım!

Merhaba başınız sağ olsun ilknur hanım, kusura bakmayın taziye için daha erken gelmek istedim ama trafik yüzünden biraz geç kaldım.

"Ben Alaz URAL" dedi genç adam.

Sorun değil, teşekkür ederim. "Mehmet beyle işim sayesinde tanışmıştık." dedi. Genç adamın konuştuğunu görüyordum ama sanki sesini duyamıyordum.

Aras bey bakın- "alaz ilknur hanım aras değil" kusura bakmayın ben pek iyi değilim konuştuğunuz şeyleri bile anlamıyorum. Kusura bakmayın anlattığınız şeyleri dinleyemiyorum,anlamıyorum eğer müsaade ederseniz ailem ile başbaşa kalmak istiyorum .

Adam sanki ona hakaret etmişim gibi bana bakarken bende ona anlam vermeye çalışıyordum. "Çok haklısınız iyi görünmüyorsunuz zaten benim hatam. Sizinle daha sonra iletişime geçmemiz geerekiyor bana telefon numaranızı verebilirmisiniz acaba ? " Telefon numaramı hatırladığım en doğru şekilde vermeye çalıştım. Hiçbirşey düşünemiyordum kafamın içi sürekli bir vaziyette uğulduyordu, neden iletişime geçicektik ki numaramı istedi bilmiyordum , sorgulamıyordum da.

Cebinden siyah, üstünde A.U. işlemeleri olan bir cüzdan çıkardı, cüzdanın kartlık kısmından siyah ve krem renginin hakim olduğu bir kart çıkarıp bana uzattı. "Bu benim kartım galerimin adresi ,mail adresim ve telefon numaram yazıyor lütfen birşeye ihtiyacınız olursa çekinmeden arayın" dedi. Kartı elinden aldım ve teşekkür ettim. Arkasını dönüp sessizce uzaklaşmaya başladı , bu adam kimdi nereden çıkmıştı benle neden iletişime geçecekti ve daha birçok soruyu benle birlikte arkasında bırakıp uzaklaşmıştı.

Elimdeki karta indirdim bakışlarımı büyük harfelerle yazılı ALAZ URAL ismine uzun uzun bakıp anlam vermeye çalışmıştım.

Kimdin sen ALAZ URAL ?

Merhabaa ilk bölümümüzün sonuna geldik, lütfen aşağıdaki minik yıldıza basmayı unutmayın :) Umarım beğenmişsinizdir ilk bölümümüzü, ufak çaplı yazım hataları olabilir şimdiden kusura bakmayın. Sizleri çok seviyorum bir sonraki bölümde görüşmek üzere kendinize çok iyi bakın aleyy. 🖤

Você leu todos os capítulos publicados.

⏰ Última atualização: Aug 11, 2023 ⏰

Adicione esta história à sua Biblioteca e seja notificado quando novos capítulos chegarem!

ALAZOnde histórias criam vida. Descubra agora