Bölüm 1: Maskeli Yüzler

59 3 6
                                        




Klasik nedir?

Bir gün için nasıl klasik tabiri kullanılır?

Sıradan ile klasik aynı anlamda mıdır?

Yine sabahın 7'sinde kalkıp işe gitmek üzere hazırlanmaktaydım.

Ta ki Aras'tan tüm moralimi bozacak olan "Akşam toplantıya senide çağırdı Kaya." mesajını alana kadar. Ben kim miyim? Neden mi toplantıya çağırılıyorum? Ben Alaca Güneş, 24 yaşında tıp fakültesinden mezun oldum. Çocukluğumdan beri hayalim olan tıp fakültesini bitirdikten sonra soyadımızı yüceltmek gibi liseden beri hayalim olan işi gerçekleştirmek için holding kurup başına geçtim. Evet, Güneş Holding'in sahibi benim.

Aras benim şu yaşıma kadar ki en yakın arkadaşım, iş ortağım, dostum, kardeşim.

Bu akşam yapılacak olan toplantı için seçtiğim elbise, ayakkabı ve maskeyi arabaya koyması için Alparslan'a verdikten sonra ben de hazırlanmak üzere odama geçtim. Gün içerisinde toplantılarımın yoğun geçeceğine dair bilgilendirme maili atan asistanım Ladin'in uyarısına uyup rahat olmak adına siyah bol bir pantolon, üzerine ise her zaman ki gibi siyah bir gömlek giydim. Daha hoş gözüktüğü için üstten birkaç düğmesini açık bırakmıştım. Saçlarımı açıp taradıktan sonra çok dokunmadım açık kahverengi düz saçlarıma. Küpeleri ve yüzüklerimi takıp saatimi de taktıktan sonra yaptığım hafif makyaj ve topuklularımla evden çıkıp arabama doğru ilerledim. Arabalara tutkusu olan biriydim küçüklüğümden beri. Bundandır ki siyah Range Rover'ıma binip yola koyuldum. Arkamdaki arabada Alparslan vardı. Alparslan yıllardır korumalarımın başında bulunan ve zamanla arkadaşım gibi olmuş bir adamımdı. Sağ ve sol tarafımda da diğer korumalar gelmekteydi. En az üç araba koruma ile evden çıkmak durumundaydım. Kendi ve ailemin güvenliği açısından bu önemliydi. Diğer korumalardan 15 tanesi evin etrafında olacak 10 tanesi şirketin etrafında olacaktı. Alparslan'ın hazırladığı bir çemberdi bu. Sonunda holdinge varıp arabayı valeye verdikten sonra, korumalarımla birlikte asansöre ilerledik. Beni gören herkes selam veriyordu. Asla katı bir patron değildim ama işin ciddiye alınmasına önem veren birisi oldum her zaman. İneceğim kata geldiğimizde korumalara dağılmaları adına işaret verip Ladin'e doğru adımladım. Ladin "Günaydın Alaca Hanım, aç mısınız?" dedi beni görür görmez. Gülümseyerek "Günaydın tatlım, kahvaltı yapmak istemiyorum bir kahve getirip günün planından bahseder misin lütfen." Dediğimde beni başıyla onayladı bende odama geçtim. Biraz sonra elbiseyi içeride bulunan dinlenme odası tarzı odama bırakıp çıktılar. Artlarından Ladin geldi. İyi bir kızdı, çok sıcakkanlı ve oldukça çalışkan bir arıydı benim gözümde. Okulundan mezun olduktan sonra direkt yanımda asistanlığa başlamıştı, ilk iş deneyimiydi. Kahvemi bırakıp gün içerisinde yapacaklarımızdan bahsetti. İlk toplantıya yalnızca yarım saat vardı. Rakip holdingle ortak iş yapmak adına yapılacak bir toplantıydı. Şirketin sahibi tam bir zengin iş adamı gibiydi. Her gün magazine başka bir kızla düşüyordu. Bunları düşündükçe sinirleniyordum. Çünkü kızları oyuncak olarak görenlerden her zaman nefret etmişimdir. Umarım bu toplantı sıkıntısız geçer diye geçirdim içimden. Ben düşüncelerimle boğuşup dosyaları incelerken saatin çoktan geldiğini fark ettim. Toplantı odasına doğru ilerlemeye başladım. Bu sırada Alparslan yanıma gelip " Adam 20 korumayla gelmiş, dağılmak istiyor korumalar izin verelim mi?" dedi. "Elbette dağılabilirler fakat şirket içinde olmaz, çalışanlarımın rahatsız olmalarını istemiyorum." dedim. Başıyla onay verip yanımdan ayrıldı bende toplantı odasına gelmiştim zaten. Bekletilmeyi ve bekletmeyi sevmezdim. Hemen yerime geçip dosyaları kontrol ettim ve gelecekleri bekledim. Şirket sahibi olan Kartal Gürman gelmeliydi böyle önemli bir toplantı için. O sırada kapı tıklatıldı, içeri Ladin ile beraber tanımadığım bir adam girdi. Selam verip oturdu ve konuşmaya başladım. "Merhaba, hoş geldiniz. Ben Alaca, Güneş Holding'in sahibi aynı zamanda yönetim kurulu başkanıyım." dedim ciddiyetimden ödün vermeden, karşı taraftan cevap çok bekletmeden geldi "Merhaba Alaca Hanım, hoş bulduk. Ben Güven Demir, Atlas Holding'in CEO'su aynı zamanda Kartal'ın yakın arkadaşıyım. Kendisi güvenlikten emin olduğunda geleceğini bildirmemi istedi, kusura bakmayın lütfen kendisi biraz pimpiriklidir bu konuda." Anlayışla gülümseyerek onayladım onu. Bir iki dakika süren sessizlikten sonra ne içmek istediğimizi sormak adına bir kadın geldi ve öğrenip çıktı. Bu sırada kapıda iri yarı, yakışıklı denebilecek kadar yakışıklı bir adam belirdi. Uzaktan kim olduğunu anlayamadığım için başımla korumaya işaret verdim ve eşlik ederken belli etmeden üstünün aranmasını sağladım. Adam yaklaştıkça O olduğunu anladım. Hani şu magazin ve genç kızların gözdesi Kartal Gürman. Başıyla selam verip oturdu ve konuşamaya başladı. "Kusura bakmayın Alaca Hanım, güvenlik konusunda bir takıntım söz konusu bundan dolayı geciktim. Hemen başlayabiliriz." dedi. Gülümseyerek " Sorun değil Kartal Bey konumuzdan dolayı normal karşılıyorum bu durumu." Dedim fakat yüzünün şeklinin değiştiğini görünce devam ettim tedirgin bir biçimde "Sonuç olarak Türkiye'nin en büyük iki holdingini yönetiyoruz." Dediğimde rahatladığını hissettim. Neden böyle bir tepki verdiğini asla anlamamıştım. Toplantıyı uzatmak istemediğimden hemen detayları konuşmaya başladık ve şükürler olsun ki olumlu bir şekilde sonuçlandı ve imzalar atıldı. Çıkmadan önce adının Güven olduğunu söyleyen adam " Bu ortaklığı bir akşam yemeğiyle kutlamalıyız bence." Dediğinde Kartal da ona katıldığını bildirdi. Bende " Tabi olur neden olmasın ben sizi davet etmek isterim, detayları asistanım asistanınıza iletecektir. Hoşça kalın." Dedikten sonra onlarla beraber toplantı odasından çıkıp odama geçtim. Gün içerisinde iki toplantıya daha girdim, toplantılar arasında yemek yemiştim Aras'la birlikte. Akşamki toplantı saati yaklaşmaya başlayınca odama geçip hazırlanmaya başladım. Siyah kalp şeklinde derin bir göğüs dekoltesi bulunan, aynı zamanda sağ bacak kısmında derin bir yırtmacı bulunan düz bir elbise giymiştim. İçime giydiğim korsenin bacak kısmına silahımı koyup saçımı yaptım ve maskemi takıp odadan çıkıp ilerlemeye başladım. Arkamdan gelen korumalarda verdiğim emirle baştan aşağı siyah giyinip maskelerini gri takmışlardı. Aras da o sırada odasından çıktı. Baştan aşağı siyah giyinmiş yüzünün yarısını kapatan beyaz bir maske takmıştı. Alparslan da onunla aynıydı. Tanımasam karıştırabilirdim. Neden silah kullandığım konusuna gelecek olursam eğer, küçük yaşlarda yaşadıklarımın intikamını almak adına Aras'la beraber yeraltına girmiştik. Yeraltına derken mafya olmuştuk. Evet, doğru duydunuz. Türkiye'nin kadın mafya lideriyim. O karanlık tarafta herkes beni "Zelda" olarak tanımaktaydı. Şuanda da "Zelda" olarak o toplantıya gidiyorduk. Toplantı dediğim "masa" dediğimiz mafya elebaşlarının buluşup değerlendirme yaptığı yerdi. Toplantının ve masada olmanın tek kuralı yüzünü ve gerçek kimliğini asla belli etmemektir. Bundan dolayı araçlarımızın da plakalarını değiştirip giderdik hep. O ortamın tehlikeli olduğunu bildiğimizden yaklaşık 40 kişi gidiyorduk korumalar dahil. Hepimiz silah ve dövüş konusunda oldukça tecrübeliydik. Mekana ulaştığımızda Alparslan kapımı açmadan önce etrafı kontrol ederken bende diğer bacağıma da arabada bulunan bıçaklardan birini yerleştirdim. Hepimizin maskelerinde birbirimizle iletişim kurabileceğimiz bir sistem vardı. Bu sistemi benimle çalışan hacker'ım Merih yapmıştı. Yavaşça deneme amaçlı konuşmaya başladım. "Çocuklar, sesimde bir sorun yok değil mi? Merih sende de aynı şekilde" dedim ve cevap bekledim. Önce Merih "Yok efendim, ben hepinizi duyuyor ve konumlarınızı görebiliyorum." Dedi ardından herkes onaylayınca arabadan inip içeriye doğru adımlamaya başladık. Dışarıda 20 kişi konumlanmışlardı. İçeride 10 kişi dağılacak, 5 kişi toplantı odasına yayılacaktı. Alparslan, Aras ve 2 koruma da benim etrafımda olacaklardı. Merih olası bir tehlike durumunda hepimizin maskesine uyarı gönderecekti. Nihayet masaya geldik ve oturup beklemeye başladım. Benim tarafımda bir sorun olmadığını bildiğimden oldukça rahattım fakat karşı taraflar hakkında bir fikrim yoktu. O yüzden masanın diğer üyeleri olan Kaya, Yıldırım ve Asaf gelene kadar beklemeye başladık. O arada bende korumaların konumlarını ve kameraları kontrol ediyordum Merih ile olan ortak sistemimizden. Her şeyi kontrol ettikten sonra telefonu eski haline çevirip – sistemden çıkıp dosyalara girişi kilitleyerek yaptım bunu- beklemeye başladım.

OPİATempat cerita menjadi hidup. Temukan sekarang