Ve bir silah patladı. Ay parçaları her yere saçıldı. Bir silah her şeyi yok edebilir ve iki canı öldüre bilirdi. Belki de çoktan yok edip, öldürmüştü. Gece hiç bir zaman bu kadar karanlık olmamıştı. Burası Kafesti, çıkışı yoktu. Sadece bir sahibi va...
Ruhu kirlenmiş iblislere rağmen, güzel ve temiz kalmayı başara bilen herkese ithaf ediyorum.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Ayakları geri geri gidiyordu genç kızın. Sanki naif yüreğini bir el sıkıyor, nefes aldırmıyordu. Akrep yelkovanı durmadan kovalıyor, sonra da sokup, zehirliyordu. Yağmur şiddetini arttırmış, sanki kanın metalik kokusunu almış gibi durmadan haykırıyordu gökyüzü. Sakin adımlarla ilerledi genç kız olacakları bilmeden, sokak lambalarının ufacıkta olsa aydınlattığı evinin yolundan.
Beline kadar inen saçları, yağmurdan ıslanmış kirpikleri onu zorluyordu. Ama artık evine yaklaşmıştı değil mi? Peki neden hâlâ göğüs kafesi sıkışıyordu? Evet, evet o bugün çok çalışmıştı. Tıpkı babası gibi ileride saygı duyulan birisi olacaktı belki de."Buna değer" dedi genç kız içinden. "Buna değer."
Evine giden ara sokağa girdi genç kız. Sokakta ölüm sessizliği vardı. Buna aldırış etmeden ilerledi. Evinin tam önüne geldiğinde durdu genç kız. Gözlerini yağmurun izin verdiği kadar açıp, ileride evlerinin önünde duran, gecenin karanlığına karışan araca baktı. Kaşları yavaşça çatılmış, dudakları düz bir çizgi almıştı. İşte tanrı fısıldadı iblise "Cehennem boş, çünkü tüm şeytanlar burada..."
Ayakları asfalt yola çivilenmişti. Neden ilerlemediğini kendisi de bilmiyordu.Yağmur bütün gücüyle haykırarak yağıyor, sanki bu gece hiç unutulmasın diyordu.
İki heybetli adam çıktı evlerinden. Bu adamlar hiç tanıdık değildi. Bekledi genç kız, annesini görmeyi. Bekledi, belki babası çıkar kapıya, adamları uğurlar diye. Ama o kapı hiç örtülmedi. O kapıdan hiç annesi, babası çıkmadı. Adamlar son kez evin içine baktılar kapıyı örtmeden. Kız şaşkındı. İzle dedi içinden bir ses. İzle ve gör.
İzlemeye devam etti genç kız. İki heybetli adam arabaya bindiler. Araba çalıştı. Geceye imza bırakan arabanın farları aydınlandı. Sokak direği fısıldadı genç kıza "Kazı, aklına kazı, tenine kazı, ve bu gecenin zifiri karanlığında ölmeye başlamış ruhuna kazı."
Arabadan gelen gürültülü sesle kız biraz geriledi durduğu yerden ve aracın plakasına kaydı bakışları. Bir kez daha fısıldadı içinde ki nöbetçi "Kazı"
Kızın bakışları plaka da takılı kaldı. Sahi gözüne bir yerden ısırıyordu. Düşündü, hatırlamaya başladı. Sonra kulağında bir kelime yankılandı. "Ayral" evet, evet babasını görmeye geldiğinde, Ayral holding de görmüştü bu aracı. Şimdi her şey oturuyordu yerine. Araç asfalt yolda, geceye imza bırakarak kayboldu gözden. Beklememeliydi artık burada. Eve girmeliydi. Hem kapı hâlâ açıktı. Sahi annesi bu konuda çok titizdi. Neden şimdi kapı sonuna kadar açıktı ki? Genç kız içinde oluşan panikle hızlı adımlarla ilerledi evine. Belki de ruhunun derinliklerine kadar şahit olacak, artık bir mezarı olacaktı ayak basacağı evi.