Her sabah olduğu gibi yataktan kan ter içerisinde , kalktım. Bir kabus daha mı ? Zihnim ve ben o kadar alıştık ki kabuslara, sanki bir yenisini gördüğümde bedenimin tepkisi daha da hafifliyor, ya da ben öyle sanıyorum...
Neyse, kısa süreli bir afallamadan sonra banyoya doğru ilerlemeye başladım, banyo kapısından girdikten sonra elimi musluğa attım ve avuçlarıma
su doldurmaya başladım avuçlarıma su dolarken ayna da kendimle karşı karşıya geldim ve baktığımda göz altlarım şiş, yüzüm kuru ve solgun gözüküyordu, sadece baka kaldım, avuçlarıma dolan su lavobaya doğru akıyordu sonra bir an durdum ve avuçlarımda ki suyu yüzüme doğru götürmeye başladım, yüzümü yıkamanın ardından aynanın yanında duran askıdan havluyu alıp yüzümü kuruladım ve tekrar odama doğru ilerken, annemin her gün olduğu gibi hakaretlerini iştiyordum. Hiç değişmezdi
"Allah belanı versin senin. Sakın bana yardım etme tamam mı, sakın! Sen hep böyleydin zaten, niye doğurdum ki seni, keşke aldırsaydım, o kapıdan hiç dönmiycektim. Aslında suç bende, bilmediydim seni doğurduğumda hayatımı mahvedeceğini, duyuyor musun? Sana bir şey söyleyim mi? Baban senin yüzünden gitti, senin yüzünden beni terk etti, Allah'ın cezası, senin yüzünden!"
Hep aynı şeyleri yaşıyoruz o kendi kendine saatlerce bu şekilde kavga eder ve ben sadece sessizce onun çığlıklarını dinlerim, aslında böyle olsada ondan asla nefret edemem, çünkü bu hayatta sadece annem var...
