Derin'in hayatı, bir barın arka deposunda bulduğu cesetle geri dönülmez biçimde değişir. O ana kadar bildiği aşk, güven ve bağlılık kavramları, loş bir ampulün altında, soğuk bir bedenle birlikte anlamını yitirir. Bu karşılaşma, yalnızca bir suçun d...
Karanlıkta pusu kuran kadın yüzlü cinayet, Hakkından gelecek hepsinin bir gece; Her gelin öldürecek bir güveyi, Kızıl kanlara boyanacak hançerleri.
¡Ay! Esta imagen no sigue nuestras pautas de contenido. Para continuar la publicación, intente quitarla o subir otra.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ ㅤㅤㅤ ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ ㅤㅤㅤ ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ ㅤㅤㅤ
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ ㅤㅤㅤ
19 ocak, 2027
Göğsümde açılan kocaman delikten sızan ince bir kanla bedenim yerle bir olurken, toprak elimin altından kaydı. Yanağım sert zemine çakılırken acının bu kadar şiddetli oluşu zihnimi uyuşturuyor; kan bütün vücudumu ele alıyordu. Karşımda beliren siyah rugan ayakkabılar bana yaklaştıkça kanın toprağı katran karasına çevirdiğini gördüm.
"Daha kaç defa diyeceğim Derin? İnsanlara güvenme." Tok bir erkek sesi bütün benliğimi ele alırken, gözlerim kapanmamak için direniyordu.
"İnsanlar avuçlarına gül değil, kan döker. Sen kaderinin kurbanı, aşık olduğun adamın silahı oldun."
Sözleri bıçağın sırtı gibiydi; kesmiyor ama kemiğe kadar bastırıyordu. Gökyüzü daralırken üstümde, nefes almak lüks hâline geliyordu gittikçe. Kulaklarımda susmayan uğultu, kalbimde düzensiz bir çarpıntı vardı. Zaman, kanla birlikte ağır ağır akıyordu. Göz kapaklarım, irislerime örtünürken kirpiklerim yaşla titredi.
"Derin," dedi tekrar. Bu kez adımı söylerken öfke yoktu. Bu daha korkunçtu.
"Sevmek zayıflıktır. Sen zayıf olmayı seçtin."
Ayaklarımın dibinde biriken kanın sıcaklığı hâlâ hissediliyordu. Ellerim titredi; tutunacak hiçbir şey yoktu. Ne bir söz, ne bir yüz, ne de geçmişten kalan masum bir anı. Hepsi o tek kurşunla paramparça olmuştu.
Gözlerim kapanırken tek bir düşünce zihnime saplandı; İnsan en çok, kalbini emanet ettiği yerden vuruluyordu. Benim kalbim zehirle donatılan yılanlarla çevrili kutunun içindeyken, anahtarı avuçlarımdan kaydı.
Gözlerim kapandığında ölümü değil, bir uyanışı seçtim. Çünkü bazı insanlar ölerek kurtulmaz; yaşayarak bedel ödetir. İçimdeki korku, sessizce yer değiştirdi. Artık o boşlukta merhametin emaresi yoktu.
O beni tek kurşunla susturduğunu sandı. Oysa ben o kurşunla yeniden yazıldım.