Asla Bitmeyecek

24 4 0
                                        

  "Sence yaşıyor mu?" dedi Summer merakla. Peter omuz silkti. "Hiç bir fikrim yok." dedi. Summer nazikçe Peter'ı dürttü ve "Dokun ona!" dedi. Peter hiç düşünmeden "Hayatta olmaz." dedi. Summer biraz yerdeki örümceğe baktıktan sonra "Neden beyaz?" diye sordu. Peter biraz düşündü. "Belki bir albinodur?" dedi.

  (Albino, hayvanların genetik bozukluktan dolayı beyaz olması durumu)

  "Hiç albino bir örümcek olduğunu bilmiyordum." dedi Summer. Peter "Her canlının bir çeşit albino türü yok mudur?" dedi. Summer kafası karışmış bir şekilde "Ya insan albinoları?" diye sordu. Peter "Böyle birşey var. Beyaz olan Afrikalılar gibi." dedi. Summer hiç birşey anlamamıştı. "Huh... Ne?" dedi. Peter yerde yatan beyaz örümceği dürttü. Örümcek yine tepki vermedi. "Sanırım ölmüş." dedi Summer. Örümcek bir anda hareket etmeye başladı ve Summer tüm gücüyle çığlık attı. "Ölmemiş." dedi Peter. İkisi de geri çekilmişti. "B-Bize bakıyor." dedi Summer. Peter "H-Hey bay örümcek. Lütfen sakin olun." dedi. "Sanırım uyuyormuş. Muhtemelen uzun bir çalışma günü vardı." dedi Summer. Peter Summer'a döndü ve "Sence örümcekler rüya görüyor mudur?" dedi. Summer kıkırdayarak "Belki... Belki onlar... ıslak rüyalar da görüyorlardır?" dedi. Peter güldü ve "Iğrenç ama örümcek bu kadar kızdığına göre haklısın." dedi.

  Örümcek hala onlara bakıyordu. Summer yutkunarak "Bence onu öldürmeliyiz." dedi. Peter nedenini sorduğunda Summer "Yüzlerimizi gördü! Albino arkadaşlarına söyleceyek ve bizi yemeye gelecekler." dedi. "Bu... kulağa mantıklı geliyor." dedi Peter. Summer gülerek ve heyecanlı bir şekilde "Veya Nami'nin odasına koyabiliriz." dedi. Peter gülümsedi ve "Bence iyi bir fikir." dedi. Summer bir an tereddüt etti ve "Ya zehirliyse?" diye sordu. "Haklı olabilirsin. Egzotik bir örümceğe benziyor." dedi Peter. Örümcek bir anda üstlerine yürümeye başladı. Summer çığlık atarak Peter'ın arkasına geçti. Biraz öyle durduktan sonra Summer Peter'a dönüp "Sende benim düşündüğümü mü düşünüyorsun?" dedi. Peter "Başka bir örümcek bulup savaştırmalı mıyız?" dedi. Summer gülerek "Evet! Tam olarak düşündüğüm buydu. Beni gerçekten anlıyorsun." dedi ve Peter'ın dudağına küçük bir öpücük kondurup şehvetli bir fısıltıyla "Şimdi başka bir örümcek bulma zamanı." dedi.

  Peter ve Summer bir süre çalılıklarda beyaz örümceğe bir rakip aradı. Summer "Buldum! Burada, turuncu olan." dedi. Peter Summer'ın yanına geldikten sonra "Acaba burada kaç tane örümcek var?" diye sordu. Summer endişeli bir sesle "Ya arkamızdaki çalıda bir örümcek ordusu bize saldırmak için hazırlanıyorsa?" dedi. Peter bir anda Summer'ın omzunu işaret edip "Aman Tanrım!" diye bağırdı. Summer yerinden sıçradı ve "AAAA! Üstümden al onu! HEMEN!" diye bağırdı. Peter kahkaha atmaya başladı. "Merak etme üstünde birşey yok dedi. Summer "Sen bir pisliksin." dedi ve Peter'ın dudaklarına yapıştı. Peter bu tatlı öpücükten sonra "Hadi artık şunları savaştıralım." dedi. Summer gülümsedi.

  Peter bir çubuk bulup turuncu örümceği beyaz olanın yanına götürdü. "Param beyaz olanın üstüne" dedi Summer. Peter "Pekala, o zaman benimki de diğer tarafa." dedi. Örümcekler bir anda hareketlendi. "Sanırım başladılar!" dedi Summer heyecanla. Kavga etmelerini beklerken ikiside kıkırdıyordu. Bir anda ikisinin de suratı asıldı. "N-Ne yapıyorlar?" dedi Summer. "Sanırım onlar... çiftleşiyorlar." dedi Peter. Summer "Eww! İğrenç" dedi. "Onları yalnız bırakalım." dedi Peter. Summer "Hadi ormanın içindeki tahta eve gidelim. Yani bunlardan çok uzağa! dedi. Peter kafasıyla onayladı ve yola koyuldular. Vardıklarında hava kararmıştı bile. Summer "Haklıymışsın. Burası karanlıkken daha da korkutucu." dedi. "Eve nasıl döneceğiz? Hava karardı ve gece ormanda yürümek istemiyorum." dedi Peter. "Sanırım, uhm, burada uyumalıyız." dedi Summer. Peter "Başka seçeneğimiz yok." dedi.

  Biraz sessizlikten sonra "Geri dönmeliydik. Hepsi senin suçun. Senin ve albino örümceğin!" dedi Summer. Peter "Bu senin hatan! Sana başka bir zaman gelmemiz gerektiğini söylemiştim!" diye karşı çıktı. Summer "Evet ama yarın iki haftalığına tatile çıkıyorum ve gitmeden seni görmek istemiştim." dedi üzgün bir şekilde.

  Ardından Summer Peter'a garip bir şekilde bakmaya başladı. Peter ne olduğunu sorduğunda Summer "Korkuyorum." dedi ve yere oturdu. Peter Summer'ın yanına oturdu ve "Seni koruyacağım." dedi. "Albino örümcek ve arkadaşları benim için gelse bile mi? dedi Summer. Peter gülerek "Elbette! Onları döveceğim ve sonra yiyeceğim!" dedi. Summer kıkırdayarak "İğrenç!" dedi. Peter "Ellerim üşüdü." dedi. "Sana eldiven giymen gerektiğini söylemiştim." dedi Summer. Peter "Nami onları ödünç aldı." dedi. "Nami aptal." diye fısıldadı Summer. Ardından "Ama artık konuşmadığımız için hala üzgünüm..." dedi. "Ondan hoşlanmadığını sanıyordum." dedi Peter. Summer "Hayır öyle değil. Hoşlanıyorum ama..." dedi. "Kızıl saçlı hakkında bu kadar konuşmak yeter." dedi Peter. Summer "O neden kızıl?" diye sordu. Peter "Bana bu soruyu milyon kez sordun zaten." dedi. Summer Peter'ın ellerini tuttu ve "Ellerini ısıtabilirim." dedi.

  Summer Peter'ın ellerini ısıtmak için nazikçe ovuştururken göz göze geldiler. "Sen hayatımın aşkısın." diye fısıldadı Peter. Birbirlerinin gözlerinin içine bakarken etraf parlamaya başladı. "Ne oluyor?" diye sordu Summer. Peter "Hayır... Yine mi aynı şey?" diye iç geçirdi ve Summer'a dönüp "Summer? Bana bak." dedi. Işık daha fazla yayılmaya başladı. "Bu bir rüya değil mi?" dedi Peter ağlamaklı bir şekilde ve elini Summer'a uzattığında gözlerini açtı. (Bu lanet bir rüya...) Yavaşça saate baktı. Saat sabah 05:23'tü. Peter'ın elleri titriyordu. (Asla bitmeyecek değil mi? 5 yıl olmasına rağmen... O zamandan beri aynı rüyayı görüp duruyorum...)

Summer'ın Gidişi (+18)Stories to obsess over. Discover now