Her şeye baştan başlayalım.

15 1 3
                                        

1994 Tunceli'nin bir köyünde dünyaya geldim. Biraz zor bir doğum olduğu için annem benden sonra çocuk sahibi olmak istememiş. Neyse ki ben ve ablam 2 kardeş sanki 10 kardeş gibi her şeyi yaşadık ve paylaştık. Doğumdan sonra İstanbul'a göç ettik. Aslında öncesinde Antalya da kalmışız. Keşke Antalya'da kalsaydık diyorum bazen belki o zaman daha farklı bir seviye de daha farklı bir durumda olabilirdim. Köyde kimse kalmayınca bizimkiler de annemin tüm kardeşleri İstanbul'da olduğu için belki bize bir faydaları olur diye İstanbul'a göç etmişler. İlk bir kaç ay dayımlar da kaldıktan sonra yük olmamak için bir iki sokak ötede bir daire bulmuşuz. Çocukluğum güzel geçti diyebilirim. Ama sadece sokak da arkadaşlarımla ve kuzenlerimle oynadığım zamanlar. Babam gençliğinden beri bağımlısı olduğu alkole İstanbul'da daha kolay erişebilmiş ve hiç düşünmeden tüm parasını harcadığı uğruna her girdiği işinden vazgeçtiği bir duruma dönüşmüştü. Küçükken evden kaçar hava kararana kadar eve girmek istemezdim. Eve girdiğim zaman da başımı yastığa koyana kadar Allah'a babam bu gece erken gelsin. Lütfen kavga etmesinler diye dua ederdim. Ama çoğu zaman geç gelir kilitli kapı açılırken o ses hepimizi huzursuz eder uyandırırdı. O zamanlar genelde yataktan bile çıkmaya korkar bir yandan da elimden bir şey gelmediği için kendime kızardım. Annemin bu zamana kadar hep bizim için bu evliliği sürdürdüğü ve her fırsatta kendi hayatının pişmanlığıyla her gece aynı yastığa baş koymak kolay değildi. Annem belki babamdan yana mutlu değildi ama bizimle gurur duyardı. Kendi okumadığı için bizim okumamızı çok isterdi. Evin içinde duramıyorduk gün içinde sürekli babam işe gelmedi diye telefon almaktan. Şu kocanı başımızdan al diyen aramalarından kaçmak için yakınlarımızın evine giderdik. Yiyemediğim meyveyi yer, oynayamadığım oyunu oynardım. O zamanlar şimdinin PlayStation babası atari bizim evde yoktu. Neyse ki kuzenlerimin vardı. Onların canı isterse bize sıra gelince oynatırlardı. Bir gün yine annemle dayımlara gittiğimiz bir gün kuzenlerim ve yengem evdeydi ben de kuzenlerimin yanına gittim. O gün abi dediğim kuzenim uzanıyordu battaniyesi üstünde ben de yanında oturdum aslında tek derdim bir an önce uyansın atari oynayalımdı. Ama öyle olmadı o benimle oynadı. Başta ne oldu anlamıyordum beni de battaniye içine çekmişti. Ben oyun sanıyordum ama elini vücudumda hissediyordum. Bu benim hoşuma mı gidiyordu? Ne oluyordu? diye sorular sararken battaniye bir anda üstümüzden çekildi. Annem tepemizde dikilmiş sadece bana bakıyordu. Yaptığımın ne olduğunu bile bilmeden utandım. Artık anneme babamdan daha büyük bir acı verdiğimi düşündüm. Düzeltebilmeyi çok isterdim. Ama daha da batırdım

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Feb 28, 2021 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

Keşkelerle yaşamak Stories to obsess over. Discover now