Abbiamo aggiornato le nostre Linee Guida sul Contenuto.
Consulta le linee guida più recenti per continuare a condividere storie in sicurezza.

Giriş

16 4 1
                                        

Yol ıssız, ama sesleri duyabiliyorum. İnsanların telaşı öyle gözlerini kör etmiştiki yanlarında bir çocuk ölse görmez, bir kadın tecavüze uğrasa duymazdılar.

Aslında tüm insanların gözleri sadece dışarıya kapalı değil midir her zaman? Konu kendileri olmadıkça kimsenin işine karışmazlar ama kendilerine batan en küçük iğnede kıyamet kopar.

Bende sessiz kalan insanlar yüzünden bu haldeyim işte, hatta sessiz kalan insanların içindeyim belki de.
Kendi ölümümü susturdular benim içimde, ama bilmiyorlarki bir gün gürültü de bastıracak benim sesim tüm bir odayı, şehri, ülkeyi belki dünyayı.

Bu belki benim öyküm ama bunu sen yazıyorsun, senin elinde bu kalem şimdi.
Sustuğun her vakit, kalemin ucunu parçalayacak...
Susmadığın zaman ise hayat sana yeni bir şans tanıyacak, canilerden mi olmak istiyorsun? Sus öyleyse, insanlar sustuğu her vakit bir can daha gidecek nede olsa bu çürümüş dünyadan.

(7 Yıl Önce)

"Hayır"
Sesimi en fazla bu kadar duyurabiliyordum o karanlık derin gözlere bakarken.

" Yap dedim!"

Sesi, o kadar baskın ve sert çıkmıştıki hafifçe öne doğru sendeledim. Elimde tuttuğum ağır metali tutarken zangır zangır titriyordum ama nafile. Karşımdaki bu caninin gözleri intikamdan başka hiç bir şey yansıtmıyordu bana.

"A-ama o benim... Kardeşim?"

Titrek soruma karşı gür ve itici bir kahkaha attı, kahkahasının altında alay yatıyordu. Bir iki adım atıp önüme geldi, çenemi kavrayıp gözlerimi ona çevirmem için sert bir baskı uyguladı.

"Yetimhanenin çöplüğünden seni kim kurtardı!"

Dedi. Adeta tısladı siyah gözlü şeytan.

"Bunla öz kardeşimi öldürmek arasında nasıl bir bağlantı var?"

Bu sefer titremeden sorduğum için bir kaç saniye suskunluk hakim oldu aramıza, ama o bu sessizlikten rahatsız olmuş gibi bu seferde beni yerde yatan minik bedene doğru sert bir hamleyle döndürdü.

"Bak! Onun bu şekilde olmasının nedeni sensin! Sen ve senin o piç baban yüzünden bu halde bu minik kardeşin! Acıyor musun ona?! Daha önce neden acımadın! Şimdi de acımayacaksın ve o lanet namluyu ona doğrultacaksın! Anladın mı beni!"

Tekrar titrek bir nefes aldım. Pişmanı olacağım bir iş yapıyordum belki, belki değil pişman olacağım bir iş yapıyordum. Teknenin kıç kısmında duran minik bedene doğru dönmüş vücudum zangır zangır titriyordu fakat beni sertçe tutan şeytanın kolları biraz olsun gevşemiyordu. Bu sefer elimdeki ağır tabancayı yavaş bir haraketle küçük kardeşime doğrultum. Beni sıkan kolların sahibi alayla güldü.

"Kardeşini bu durumda görmen seni üzer, vicdan azabı çektirir sanmıştım fakat şu durumda bile kendini düşünebiliyorsun, şeytanı geçmişsin sen kızım."

"Bana kızım deme!"

Yine o alaylı gülüşünü serbest bıraktı.

"Dayına sinirlenme küçüğüm, işini hallet ve burdan gidelim."

Derin bir soluk aldım. Sanki Fransa'da ki tüm havayı içime çekebilecekmiş gibi bir kez daha havayı çektim derince içime. Baktım bakabildiğim kadar güzel denizin karanlık bir gece de bile ruhumun gördüğü maviliğine.
Sonra ona döndüm, küçük bedenli, 7 yaşındaki kardeşime.

"İşte tam şimdi."

İğrenç sesin kulağıma girişiyle yüzümü ekşittim ilk önce, sonra toparlandım. Sırtımı dikleştirdim namlunun şarjörünü kontrol ettim. Doluydu.

"Seni uğurluyorum kardeşim, en güvendiğim kişinin yanına gönderiyorum şimdi seni."

Tek bir kurşun sesi. Tek bir çığlık.

Hai finito le parti pubblicate.

⏰ Ultimo aggiornamento: May 31, 2021 ⏰

Aggiungi questa storia alla tua Biblioteca per ricevere una notifica quando verrà pubblicata la prossima parte!

3600 Gün BatımıLa tua prossima ossessione. Scoprilo ora