İhanet ve sadakat arasındaki ince çizgin, her zaman keskin olsun. Eğer kişi sana sorun çıkaracağını düşünürsen asla tereddüte düşmeden kesmelisin cezasını ama dikkat et ve yaptığın her yanlış adımın sana geri dönüşü olacağını bilerek hamleni yap ...
14-15 yaşlarında çocuk insanlardan uzakta küçük eski kulübenin önünde oturmuş, tüm dikkatiyle Zuur amcasını dinliyordu.
Zuur, şefkat ve babacan bir sevgiyle baktı karşısında büyüttüğü gence. Yalnız hayatında oğlu gibi gördüğü çocuğa alışmıştı. Ağır yaralıyken bu boyuta düşmüş şimdiyse, hasarlı meridyenleri gün geçtikçe seviyesini düşürmesi bir yana ömrünü bile birkaç aydan ibaret kalmıştı. O günü dün gibi tekrar hatırlayınca gözlerinde hüzün geçti
Zuur elindeki hangi seviyede bilmediği Antik Çağdan kaldığı düşündüğü, kadim canavar derisinden yapılmış kitaba heyecanla baktı.
'hahaha Zuur bana da okuduğun kitabı göstermeyecek misin' arkasından duyduğu ince sesle gözlerinde nefret, hemen ardından kitabı uzaysal yüzüğüne koydu
'Ne istiyorsun Fenya, verdiğim ders sana yeterli gelmedi mi' gözlerindeki nefretle birini öldürebilecek olsaydı hiç şüphesiz karşısındaki güzel alımlı genç görünümlü kadın küle dönüşmüş olurdu.
Sinsi gözleri önce yüzüğe ardından karşısındaki adamın gözlerine dikti
'senin gibi binlerce yıl simyaya kendini adamış biri nasıl oluyorda benim seviyeme birkaç kısa yüz yılda yetişebildiğini merak ediyordum.' aç gözlülükle yüzüğü işaret etti 'az önce ki kitapla ilgisi olduğunu düşünüyorum' kendin emin duruşuyla devam etti 'doğru değil mi?'
'Öyle ya da değil, bu seni ilgilendirmez, yüzüğüme bakmak istiyorsan yeteneğinin olması gerek'
Genç kadın daha önce yenilmesine rağmen, anlamsız güven dolu bir gülümsemeyle bedenini sarmaya başlayan alevle bağırdı
Anka kuşu; sonsuz alev
Ardından alnından çıkan 3 damla Anka soyu kanını hepsini yaktı. Zuur, genç kadının soyunun kanını yakacak kadar gözünü kararmasına şaşırsada, şaşkınlığını kısa sürede attı. Kadim kitaba kanını damlatmasına rağmen kitap onu kabul etmemişti. Kitabı karşısındaki kadına verse bile en fazla kendisi gibi bir sayfa açtırabileceğini hatta bir sayfa bile oluşturabileceğine inanmasada yine de bu kibirli kadına istediğini vermek istemedi. Genç görünümlü kadın iki seviye ondan yüksek olsa bile korkmadı.
Kibirli kadının üzerinde oluşan alevden Anka görüntüsüne baktı. Bir iki dakika önce kahin yeteneğiyle görmüş olsada yinede kısa bir süre büyülenmeden edemedi. Gerçek bir anka kuşu gibi açılan kırmızı gözler ruhunda oluşan ürpermeyle sıkıntılı nefesi verdi.
Asıl soy değildi Zuur, ama simya ve alev daosunda fazlasıyla yetenekliydi. Bu sebeple asıl soylularla hem savaşabilirken hem de üst seviyelerle mücadele edebilmesi, klanında en yetenekli ismi haline getirmişti. Şimdi de antik kitaptan bir kaç yüzyıldır öğrenmeye başladığı kahin yeteneğide kaderinin küçük bir bölümüne yön verebilmesi eklenince ölümsüz boyutta ismini duymayan kalmadığını söylemek pek abartı olmazdı.
Birden bire elinde hiçlikten çıkmışçasına beliren 2 metrelik ağır bir kılıçla, içindeki nefreti kusmak istercesine bağırdı
Göksel alev; varlık külü
Gökyüzünde salınan anka kuşunu yaklaşmasına izin vermeden Yıldırım hızıyla ankanın yanına ışınlanmış gibi hemen önüne çıkmış kılıcıyla saldırıya karşılık vermişti.
YOU ARE READING
DORKA
FantasyAdım adım göklere meydan okuyan Dorka'nın kanlı yolunda yükseliş efsanesi
