Asırlar öncesinde başlamış ama günümüze kadar sekmiş bir hikayeyi anlatacağım sizlere.
Bir dünya düşünün günümüzde yaşayıp nefes aldığınız , gezip dolaştığınız , havasını içinize çekip nefes aldığınız yeri gelir sinir olduğumuz ama yine de buradan gidemediğiniz yani yaşadığınız şu an ki dünya..
Peki ya size aslında yaşadığımız dünyanın sırlarla dolu olduğunu söylesem ?
Hepimizin var olduğu 21. yüz yılda bazı gizemlerin olduğunu söylesem ?
O izlediğimiz her türlü filmlerin savaşların yaratıkların korkunun yaşam ile ölüm arasında kalınca
yapılan tercihlerin bencilliklerin olduğu bir dünya desem.. Neyse bunları ilerleyen günlerde sizlerde tanıyacaksınız ve şaşıracaksınız.... O zaman başlayalım...
İşte bu kai 26 yaşında hayatı boyunca okuyup çalışıp her gününü normal bir insan nasıl olursa öyle geçirmektedir... Ama bu gün öyle değil bugün hiç tanık olmaması şeylere tanık olup yapmaması gereken hatalar yapacağı hiç de tanınmadığı gibi tanınacağı bir dünyanın sırlarının kapısını aralayacak olduğundan bir haber kulaklığı takmış olduğu şehir de dolaşıyor gecenin bu karanlığında evine gitmekte olan kai'nin gözlerini bir ışık alıyor gök yüzünde... Ne çok yüksek ne çok alçak bir mesafe de... Ancak gözleri olanları seçemiyordur bilakis seçmemeliydi de...
Çünkü karışmaması gereken bir savaşa dahil olacaktır.... O sırada yukarıda olanlar....
DARK: Bugün bu savaş bitecek seni zavallı..
DARK: Ve her şeyin benim olacak ölüyorsun seni zavallı savaşçı...
(Yabancı Savaşçı): Beni öldürmek o kadar kolay mı sandın ? (Sarı kanatlarını boylu boyunca açar)
Ve olabildiğince sert bir bakış atarak kılıcını yere doğru indirip DARK'ın üzerine atlar...
Yukarıda iki ömür savaşçısı dövüşmektedir birisi ''DARK'' Adını karanlıktan aldığı söylenir..
Veya kanatlarının ve görüntüsünün sim siyah olması ile alakalıda olabilir...
Rakibi sap sarı parlarken o kap karanlıktır ve savaş devam ederken kai onları dikkatlice izlemektedir...
DARK: Seni lime lime doğrayacağım hazırsan sıra bende geliyorum.....(Diyerek Kanatlarını ve pozisyonunu tüm hızı ve gücüyle tek bir darbede indirmeye hazırlanarak saldırıya geçer)
O an yukarıda görünen tek bir renk vardı..... Düm düz çizilmiz gecenin içinden bile belli olan bir siyah iz.... ve sarının içinden geçiyor... Gökyüzünden düşen yabancı savaşçı sarı bir yıldız kayması gibi kainin önüne düşer.... kai yaklaşarak...
KAİ: iyi misiniz ?
Y.Savaşçı: Beni görebiliyor musun ?
KAİ : Tabi ki sizi görebiliyorum yukarıdan düştünüz..
-Tekrar sorar iyi misiniz ?
Y.Savaşçı: Anlıyorum....
-Sana bir armağanım var çocuk. Bunu ya iyiliğin yanında olup ışık olarak yoluna devam edersin yada zamanı geldiğinde karanlık olarak devam edersin diyip kainin bileğini kavrar....
KAİ: Dur çek elini ne yapıyorsun !
-çekiştirmeye çalışsa da kai çekilemez çünkü Savaşçı çok güçlüdür ölme eşiğinde olsa bile.
KAİ: Bana ne oluy... (Gözlerinden ufak bir ışık çıkarak savaşçının bu güne kadar yaptığı katliyamlar ölümler dostluklar tanıştığı ve yaşadığı tüm hayatı kai'nin olmuştur....)
KAİ: Bileğim bileğim yanıyor...
- Çevirdiğinde içeride 1000 Yazmaktadır dövme gibi görünür..
KAİ: Buda ne ? hey sen beni duyuyor musun....
-Kainin gözlerine bakan savaşçı...
Y.Savaçı: Gerekeni ben yapamadım ama belki sen başarırsın diyip gözünü yumar....
KAİ: Ne demek istiyorsun.
- Diyen kai öldüğünü anladıktan sonra şoka girip olay yerinden koşarak uzaklaşır ve evine gelir.
Yatağına yatıp düşünür ben ne yaptım bana ne oluyor ! gördüklerim gerçek miydi diyip bileğinde ki rakamlara bakmaktadır. Ama o an......
pencere önünde uçan kap karanlık bir savaşçı görmektedir...
DARK: Bu gerçek olamaz diyip kılıcını çıkarır..
KAİ: Şaşkın gözlerle ayağa kalkıp pencere önüne dikilir ve bakışırlar....
DEVAM EDECEK !
YOU ARE READING
THE LEGEND OF SECRET
FantasySIR EFSANESİ olarak adlandırdığım bu hikaye ''Fantastik'' bir evrende geçen savaş hikayesidir aslında bildiğimiz dünyanın gerçeklerinin arasına karışmış. Ömür savaşçıları bulunmakta. Ömür savaşçılarının bileklerinde 5-??? (bilinmiyor) belirlenemeye...
