Kuaföre giderken nasıl hissedilir?
Heyecanlı? Gergin? Bıkkın? Sıkkın?
Sen fazla neşeli ve açtın. Fazla neşenin sebebi iki yıldır yemeden içmeden çalıştığın ajanstan kurtulup, sonunda Tony Molly gibi bir markanın pazarlama departmanının başına geçmiş olmandandı. Yenilikçi yaklaşımın rakiplerini elemeni sağlamıştı.
Reklamcılığın kitabını yazıyordun artık, kitabın arkasına konacak fotoğrafın için de farklı bir renk denemek istemiştin. Kalkıp turuncuyu seçtin. Bakır diyorlardı, havuç diyorlardı, herkes bir şeyler diyordu renge. Avans almıştın, dolayısıyla iyi bir salondaydın, renk hoşuna gitmezse ne renk istersen yapacaklarına söz vermişlerdi.
Aç karnın yüzünden havuçlu kek ile renk seçmiştin.
Saçına fön çekilirken asla aynaya bakmadın. Sana bakman söylenene dek gözlerini kapatmıştın. Gülüşmeler duyuyordun, bu çok sinir bozucuydu. Kesin palyaço olmuştun.
Sonunda gözlerini açtığında ise gördüğün şey nefesini kesmişti. Sanki yıllardır sen kayıptın ve burada seni bulmuşlardı. Bu renk ile bu kadar bütünleşmeyi hiç beklemiyordun. Doğal kızılmışsın gibiydi. Gülümsediğinde kuaförünün kutlama dansı ise çok ama çok komikti. Ciddi duruşlu o adam gitmiş, yerine minikler liginde şampiyonluk kazanmış beş yaşında bir futbolcu gelmişti. Saç renginle ahenk kuran bir makyaj da hediyesi olmuştu.
Yeni bir sayfa açılmıştı hayatında. Bu sayfanın ilk satırında da el yazın güzel gibiydi şimdiye dek. Tony Molly'ye seni öneren bir tanıdığın olması da işe yaramıştı elbette ama esas bonusun, markayı çıktığından beri takip etmen ve hangi ülkeye gidersen git, oraya kargo isteme pahasına markaya sadık olman olmuştu. Her ürününü biliyordun. Hakimdin. Neyi nasıl pazarlayacağını biliyordun.
Yalan yok, gelecek ücretsiz ürünler seni işin kendisinden de çok heyecanlandırıyordu. Daha şimdiden çıkacak ürünlerden oluşan bir koli gelmişti evine. Yeni taşınmıştın bir de. Evin her bir detayını belirlemiştin. Sadece özel eşyalarını yerleştirmen gerekmişti. Bu yaşına dek hiç bir erkek arkadaşın olmamış, hiç okulu asmamış, hiç AA'dan düşük not almamıştın. Geleceğin için çabalamıştın ve artık, senin zamanın gelmişti. Yine çalışacaktın elbette ama bu kez yaşayabilecektin.
***
Mutfak alışverişini yapıp eve döndün. Güvenlikte hiçbir kargo olmamasına bozulmuştun. Haniydi sana yollandığı söylenen ücretsiz ürünler?????
Müzik açtın, Kore usülü tavuk olacaktı menüde. Dans ede ede her şeyi hazırladın. Rastgele çal listende sıra en sevdiğin şarkıya geldiğinde sesi birazcık açmak istemiştin ama o esnada ellerin tavukluydu, kızartma işlemindeydin. Sen ellerini temizleyip yemeği güvene alana dek kapına dayanan olmuştu bile. Kapıyı açtığın esnada pilavın piştiğini duyuran alarmın ötmüştü. Müziği hepten kapadın ve kapıdaki kişiye döndün.
Kapıdaki kişinin suratı olacak yerde bir koli vardı. Sen aceleyle kenara çekilirken bu kişi koliyi senin evinin içine doğru atmıştı. Çok ağır olduğu belliydi.
"Aaa.... belim koptu ya! Kendine taş mi sipariş ettin komşu? Senin evinin numarası 7. Sipariş verirken 6 yazarsan bana gelir. İki seferden fazla aynı yanlışlık olursa gelen şey her ne ise ben kullanırım haberin olsun."
Kutuya baktın. Açılmıştı.
"Kusura bakma, kız arkadaşım bana gelen bir koli sanıp bir tane lip balmını denedi ama sana yenisini alacağım, hem de bir koli. İsmi tam balmı sürerken gördük. O konuda çok özür dilerim."
Nutkun tutulmuştu. Kapıdaki kişiye, kız arkadaşıyla ilgili rahat konuşmasına, senin kargonu açması ve piyasaya çıkmamış bir ürünü kullanması, iade bile etmeyişi...
Elindeki pilav kaşığı ile kafasına patlatasın geliyordu ama öte yandan ergenliğin bu yüze bakarak geçmişti.
"Şey, özür dilerim ama o ürün benim çalıştığım markanın satışa henüz çıkmamış ürünü. Onu da getirir misiniz?"
Seni şöyle bir süzmüş sonra ayakkabılarını çıkarıp içeri girmiş, tavuktan bir parçayı çatalla almış, çatalı musluğa bırakıp ayakkabıları giymiş ve kapıdan çıkmıştı.
"Peki, hemen getireceğim. Yeni evine hoş geldin, Carol."
**
İçiniz gitti di mi? Kapıdaki hanzo kim acaba? Fic Changkyun fici.
Kim olabilir acaba??
Bu arada evet, adınız Carol.
Evet, kitap ismi ile çok banâl bir espri oluyor. Carol'un anlamı ilahi demek. he he he
Yeni yılın ilk gecesinde yazdım bu bölümü.
Pop N Kültür'deki ropörtajı okudunuz muu???
Bize adanan şarkı Stand Up oldu.
Bu sebeple bölüm multimedyası o.
Sağlık, huzur, hoşluk ve sadakat dileklerimle,
D.
YOU ARE READING
Some Christmas Carols | Changkyun OC
Fanfiction"Hatalı Korece kullanımıyla bir yanlış anlaşılma yaşamak mı? Çok klişe!"
