Merhaba ben Selin , Selin Atalan.
Atalan Holding'in sahibi olan Burak Atalan'ın eşiyim.Yaklaşık 3 yıldır bu şirkette hepinizle beraber çalışıyoruz ve hiç kimseyi ayırmaksızın çalışanlarımız olarak saygıda hiç birinize kusur etmedik bunu siz de biliyorsunuz. Ülkemizim en başarılı şirketlerinden birisiyiz fakat son 2 ayda yaşadığımız düşüş gözle görülebilir bir şekilde şirketimizi etkilemiştir. Saçma bir biçimde her gün burada dönen dedikodu ve laf taşıma olaylarına bir son verip işlerinize daha çok odaklanmanızı rica ediyorum. Ben ve ailem arasında olan bazı olayların çalışanlar arasında konuşulması hem benim canımı sıkıyor hem de gözle görülür bir şekilde düşüş yaşıyoruz. Kimsenin özel hayatı hakkında bir daha bu şirkette bir konuşma yaşanmayacak. Aksi takdir de bu gibi olaylarda merakına yenik düşüp şirket içerisinde dedikodu yapıp laf taşıyan kişileri belirlersem bizzat benim tarafimdan çıkışları verilecektir. Herkes işine dönebilir söylediklerimi çok dikkate alırsanız sevinirim, hepinize kolay gelsin.
Bu konuşmayı yapmak için bir haftadır bekliyordum umarım dinleyenler olur da kimseyi çıkartmak zorunda kalmayız dedim kendi kendime. Bu konu hakkında daha fazla konuşamazdım çünkü daha büyük işlerim vardı. Burak'ın yanına uğramak için büyük sekreterliğin önünden geçerken Koray'ı gördüm, bu neden gelmişti ki.
-Merhaba Selin , diyerek elini uzattı.
Bir kaç saniye eline öylece baktım sonra dalgınlığıma denk geldiğini anlayıp afallayarak elini sıktım. Koray bana dikkatle bakarak ;
- iyi misin? diye sordu. Gözüm etrafı izlerken ,
- İyiyim , diye cevap verdim ve gülümsedim onunda bana gülümsediğini gördüğümde birden telefonum çaldı arayan Burak'tı.
Koray'a dönüp ;
-Gitmem gerek lütfen kusura bakma daha sonra uygun bir zamanda görüşürüz , diyerek yanından ayrıldım .
Bir kaç saniye sonra Burak'ın kapısının önüne geldiğimde kapıya vurmak için elimi kaldırdığım an kapı içerden açılmıştı kapıyı açan kişinin Burak olduğunu görünce içeri girdim. Burak baya neşeli görünüyordu sanırım iyi bir haber almıştı.
-Fransa'ya gönderdiğimiz teklife bugün cevap gönderdiler , dedi.
Bende sevinçle anlatması için ona elimle işaret yaptım. Yanındaki diğer sekretere dışarı çıkması için rica ettiğinde kızın odadan çıkışını izliyordum. Bu kızı daha önce hiç görmemiştim kız çıkar çıkmaz
Burak'a dönüp;
-Bu kız yeni mi geldi, daha önce hiç görmedim de ?
Diye sordum o da evet deyip geçiştirdi ama nedense aklım hâlâ o sekreterdeydi Burak:İn neşesini bozmamak için şimdilik boşverip Burak'a dönüp dinlemeye başladım.
-Bugün gelen cevapta Fransa'ya gidip daha detaylı bir şekilde ortak projeyi açıklamamızı istiyorlar,dedi.
-Ee o zaman gidelim , diye cevap verdim
Burak ellerini ovuşturarak yüzüme baktı sanki bişey olmuş gibiydi ,
-Ama sanki bir sorun var dimi Burak , dedim.
Burak kafasını salladı ve ne olduğunu merak ettiğimi anladı .
- Nedir o sorun? Dedim gözlerime bakarak ciddi bişey olduğunu anladım ve konuşmaya başladı .
- Selin beraber gideceğiz evet ama danışman olarak Merve'nin de gelmesi gerekiyor sözleşmeyi Merve hazırladı ve daha detaylı bilgi almak için onuda çağırmışlar, dedi.
Aniden bir sinir gelmişti Merve'yi nasıl çağırırlardı ki ,
- Ben varım ya zaten projeyi hazırlayan biziz ayrıca Emir'de var Merve'ye gerek olduğunu düşünmüyorum,
dedim sakin kalmaya çalışarak ama Burak ısrarla gelmesi gerektiğini söylediği için hiçbir cevap vermeden odasından çıkmıştım.
Yaklaşık 1 saat daha kendi ofisimde işleri toparlamaya çalıştıktan sonra bir iki tane dosyayı evde hazırlamam gerektiğini gördüm ve dosyaları alıp ofisten çıktım.
Giderken Burak'ın hâlâ şirkette olup olmadığına baktığımda içerde olduğu görünüyordu kapıyı vurup içeri girdiğimde erken çıkacağımı ve evde dosyaları tamamlamam gerektiğini söyledim. Beklememi söyledi ayağa kalkıp yanımda geldi ve
- Eve gitmeden seninle bişey konuşmam lazım dışarda yemek yiyebiliriz değil mi, Diye sordu .
-Aslında güzel olur hem uzun zamandır sen de çok yoğunsun beraber dışarı çıkamamıştık , deyip teklifini kabul etmiş oldum.
Otoparka asansörle inip arabaya bindikten sonra nereye gideceğimiz sordum ve bana sürpriz olduğunu söyledi. Bir anlık dalgınlıkla ona az da olsa sinirli olduğumu unutup gülmüştüm ve bu da onu mutlu etmişti. Onun da güldüğünü gördüğümde bütün sinirimi yitirmiştim çünkü çok güzel gülüyordu.
Yoldayken bana öve öve bitiremediği yere gelmiştik ama sadece gideceğimiz yeri övüyordu ve buda beni meraklandırmıştı. Kendiside biraz heyecanlı görünüyordu fakat nedenini anlamamıştım ta ki restorant gibi fakat bir o kadar da şık görünümlü yere girene kadar. Sadece 3,5 kişinin olduğu , sessiz , loş bir kırmızıya sahip oldukça hoş bir yerdi.
Burak'la beraber ilerledik bir masanın önünde durup sandalyeyi benim için çektiğinde teşekkür edip oturdum ve içeriyi dikkatle incelemeye başladım.
Duvarlarda çok güzel tablolar vardı, yanan mumlar duvarlara güzel bir renk katıyordu garip bir şekilde kendimi huzurlu hissetmiştim ve burayı sevmiştim. Gülümseyerek Burak'a bakmaya başladığımda gözüm masanın kenarında duran siyah bir kutuya çarptı ve Burak bana bakarak,
-Bende ne zaman kutuyu görürsün acaba diye bekliyordum. Dedi .
Merakla kutuyu elime aldım güzel bir kutuya benziyordu ama içinde olan şeyin daha da güzel olduğunu tahmin ediyordum. Kutuyu açtığımda içinden bir bileklik çıktı ve eskiyi andıran bir bilekliğe benziyordu. Çok zarifti, ortasında bir tane uğur böceği simgesi vardı. Bilekliğe dikkatlice incelerken Burak bir anda ayağa kalkıp elimden bilekliğe aldı ve nazikçe sağ bileğimi tutup bilekliği koluma taktı ve bileğimi öpüp yerine geçti.
-Sanki senin için yapılmış bileklik ne kadar güzel durdu , dedi. Tekrar bileğime baktım ve sonra ona baktım. Masada duran elini tutarak ,
-Teşekkür ederim sevgilim ,dedim.
Ondan sonra herşey çok güzel geçmişti. Beraber yemek yedik , sonra bir sahile gittik. Neredeyse kimsenin olmadığı bir sahildi ya da saat geç olduğu için kimse yoktu. Dalga sesleri insanı sakinleştiriyordu. Beraber bir bankta oturduk saatlerce denizi izledik, birbirimizi izledik. Daha doğrusu Burak hep beni izledi ve bu bana çok keyifli geliyordu. Saat daha da ilerlediğinde havanın soğumaya başladığını hissettim ve Burak'ta üşüdüğümü hissedince ceketini omuzlarıma doğru örtmüştü. Onun gibi birini tanıdığım için her gün tanrıya şükrediyordum, çünkü o benim bu zamana kadar başıma gelen en iyi her şeydi ...
Merhaba sevgili arkadaşlar. İlk defa yıllardır istediğim içimden gelen bir kurgu oluşturdum.ilk başlarda yapamam sandım ve aslında hala başarmışda sayılmam bugün kurgumun ilk bölümünü yayımlıyorum belki yanlışlarım var belki yazmaya yeni yeni alışıyorum eğer bir kusur varsa onun için şimdiden özür diliyorum. İlk kurgum yayında umarım beğenirsiniz lütfen oylamayı unutmayın şimdiden Teşekkür Ederim 💕
YOU ARE READING
PARDON
Teen FictionYıllardır okuduğum onlarca kitap, onlarca hayat, yüzlerce karakter, binlerce olay hepsi hayatımın bir parçası gibi. Bir kitabı okurken hem ağladım hem güldüm bazen o kadar çok heyecanlandım ki dört duvar arasında kitap okurken kendi kendime mutlu ol...
