I

1.5K 70 137
                                        

Bilgilendirme :) : Bu "Sahte" serisinin ikinci hikayesi.İlk hikayeye profilimden ulaşabilirsiniz,olayları ve karakterleri daha iyi anlayıp kavramanız için ilk onu okumanızı tavsiye ederim.İyi okumalar <3

____________

1.Bölüm;Kerem

O gün Kerem gitmiş,Esila bitmişti.Sahte Rapunzel Küçük Ayı'sı olmadan öylece ortada kalmıştı.

Bazen Hayat sizi çok yıpratır,kötü şeyler üst üste gelir ve ne yapıcağınızı bilmeden çaresizce ortada kalırsınız sonrasında ise yavaş yavaş savrulursunuz.

Acılar,korkular ve üzüntü Ruhunuzu ele geçirir.

Sonra iyileşmeye başladığınızı sanarken, bir bebek gibi tekrardan yürümeyi, hayata tutunmayı öğrenirsiniz. Ama tek bir rüzgar savrulup yerle bir olmanız için yeterli olur.

Düşünsenize,zaten hayatınızda en çok sevdiğiniz iki kişiyi, Anne ve Abinizi kaybettiniz ve bu acıyı hala yaşarken birde ilk Aşkınızı kollarınızın arasındayken kaybediyorsunuz.Düşüncesi bile berbat olan bu şeyi Esila yaşadı...

Esila yıprandı,acı çekti,korktu,üzüldü ve savruldu.

O gün Kerem gitmiş,Esila bitmişti.Sahte Rapunzel Küçük Ayı'sı olmadan öylece ortada kalmıştı.

Ama Esila Hayata ve Babasına karşı dik durup kendini toparladı.

Her şeyi yoluna koydu,bir şey hariç: Esila hiç bir zaman kalbini yerine koyamadı çünkü Kalbi Keremdeydi ve her daim onda kalacaktı..

Peki ya şimdi ne olacaktı? Savrulacak mıydı? Yoksa rüzgarların yerini sıcak bir güneş mi alacaktı?

Kim bilir..

3 sene sonra;
(Esila'nın anlatımıyla)

Anahtarlarımı raftaki küçük tabağa koyup ayakkabılarımı çıkardım ve evime girdim.Her zamanki gibi önce gözlüğümü çıkardım ve elimi yüzümü yıkadıktan sonra odama girip üstüme eşofman altı ve tişört giydim.

Evet,yaklaşık bir senedir derste ve araba sürerken gözlük takıyorum. Ama eve gelir gelmez çıkarıyorum çünkü rahatsız ediyor.

Üstümü değiştirdikten sonra aynanın önüne geçip saçlarımı topladım.Her ne kadar bakmamaya çalışsamda gözlerim Kerem ve benim fotoğrafım olan çerçeveye kayıyordu.

Tüm evi ikimizin ve Ferhat ve Mügelerin Fotoğraflarıyla doldurmuştum.

O günden sonra hiçbir zaman eskisi gibi gülüp mutlu olamadım.

"Baba bir şey yap Kerem yaşasın ne olur!" diye yalvardım ağlayarak "Ben onsuz yapamam." Babam bana duygusuz ve sert bir bakış attı.

"Alın şunu arabaya götürün." Babamı umursamadan Keremin bumbuz olmuş yanağını okşuyamaya başladım "Yaşıyacaksın Kerem..yaşıyacaksın Keremim.Sen beni bırakmazsın ben biliyorum." göz yaşlarım yanaklarımı ıslatırken Korumalardan biri beni sürüklemeye başladı.

"Bırak!Bırak beni!" diye cırladım.Beni depodan çıkardıklarında hala ağlıyordum "Keremi Hastaneye götürelim ne olur.Ben demin hissetim kalbi atıyordu."

Sahte Rapunzel Where stories live. Discover now