Bitirmenin zamanı çoktan gelmiş ve geçmiş. Çok tatlı ve yazması dünyadaki en eğlenceli hikayeydi. Permanent'ı her zaman özleyeceğim.
Zayn: On gündür Alaska'dan dönmeni bekliyorum
Zayn: Gelmeyeceksin değil mi?
Jeff: Sence sana veda bile etmeyecek kadar acımasız mıyım?
Görüldü.
Jeff: Aldım ben cevabımı
Jeff: Şerefsiz
Jeff: Hak ediyorsun biliyor musun?
Jeff: Öylece yüzüstü bırakılmayı hak ediyorsun
Jeff: Yoldayım Zayn.
Jeff: Amerika'dayım
Jeff: Otelime geldim
Jeff: Orada biraz uyuyup başka hiçbir yere uğramadan yanına gelecektim
Jeff: Saatlerdir canım çıktı zaten dayanamıyorum uzun uçak yolculuklarına
Jeff: İşte ne halt için dayandığım da ortada
Zayn: Konuşurken daha erken gelecekmişsin gibi konuştun. O yüzden meraklandım
Zayn: Yanlış anladıysan çok özür dilerim
Zayn: İstersen oteline gelebilirim
Jeff: Hayır çok yorgunum
Jeff: Seninle tartışmaya hiç mecalim yok şu an
Zayn: O zaman yalnızca uyuruz
Zayn: Birlikte
Zayn: Eskisi gibi
Zayn: Eğer istersen tek kelime bile etmem
Zayn: Lütfen lütfen lütfen
Jeff: Sanırım şu an bir karar verdim
Zayn: Tamam ben üzerimi giyeyim sen yaz, gelince okurum
Zayn: Bana aldığın ördekli pijamayla geliyorum?
Jeff: Harika olur
Jeff: Onu giy ve kıçının üzerinde oturmaya devam et
Jeff: Çünkü gelmeni istemiyorum.
Zayn: Ne demek bu şimdi?
Jeff: Mal mısın neyini anlamadın
Zayn: Anlamadığımdan sormadım orospu çocuğu izin ver de şaşırayım
Jeff: Ya Zayn
Jeff: Kaç saat yolculuk yaptım şimdi de araba kullanmak zorundayım
Jeff: Yani uzatma yorgunum amk
Zayn: Eskiden daha eğlenceliydin
Jeff: Ne anlatıyorsun mal
Zayn: Ya sana da öyle gelmiyor mu
Zayn: Yaşlanmışız gibi
Zayn: Yani düşünsene hiç ciddi kalamayan iki gençtik ve şimdi halimize bak
Jeff: Hala ciddi falan değiliz amına koyayım
Jeff: Sana gelme diyorum ördekli pijamalarım diyorsun
Zayn: Yo ben taş gibiyim hala ama sen de bir yaşlılık var
Zayn: Yok yorgunum yok başım ağrıyor yok gelme yok gitme
Zayn: Bu ne amk
Zayn: Akışına bırak biraz
Jeff: Seni akışına bırakınca siktir olup gidiyorsun hayatımdan da o yüzden abartmıyorum akışına bırakmayı
Zayn: Allahım ne zaman yaşandı bunlar
Jeff: Off gerçekten çekemiyorum artık seni
Jeff: Bilmiyormuş gibi salağa yatmalarını
Zayn: Birkaç ayda 15 yıllık evli karı kocalara döndük yemin ediyorum
Zayn: Otelin konumunu at
Zayn: Ben gelince yorgunluğunu alacağım ;)
Zayn: Neyse ki ben ilişkimize biraz heyecan katıyorum. Yoksa mahvolmuştun
Jeff: Lise yavşaklığı* katıyorsun
Zayn: Konum dedim
Jeff konum bilgisini paylaştı.
Zayn: Yuh cidden attın
Zayn: Bu kadar hızlı beklemiyordum
Zayn: Bi heyecan bastı sıcaktan mı acaba
Zayn: Neyse
Zayn: Gideyim de gömlek seçeyim resmi görünmem lazım
*
Jeff içindeki anlamsız heyecanı bastırmaya çalışarak gözlerini kapattı. Uyumayı umuyordu fakat Zayn'in on dakika sonra "Oda servisi!" diye bağırarak kapıya vuracağını biliyordu. Gözünün önünde canlanan eski sevgilisi yüzünde bir tebessüm oluşturdu. Keşke, diyordu içinden. Keşke zamanı geriye sarabilseydim.
Üzerindeki örtüye daha sıkı sarıldı ancak ruhundaki buz parçaları ısınmasına izin vermiyordu. Gözlerinden sıcak bir damla yaş aktığında göz kapaklarını sıktı ve ağlamamayı denedi. Zayn gelsin istemiyordu.
Baştan başlamak istemiyordu fakat veda etmeyi de öyle. Ne olursa olsun Zayn'le ilerlediği her yol yorucu ve gözyaşlarıyla dolu olacaktı. Bunu iyi biliyordu.
Hiçbir şey düşünmemeyi denediği uzunca bir sürenin sonunda Zayn'in sesini duydu. Dakikalar geçmişti. Tam gelmeyeceğini düşündüğü anda gelmişti Zayn ona. "Jeff. Benim."
Zorlukla doğruldu ve kapıyı araladı. Ürkekçe kafasını uzatan Zayn'i gördükten sonra arkasını dönüp yatağa adımladı. Zayn hissettiklerini anlar diye korkuyordu. Gözlerini ondan gizledi. Fakat Zayn kalbindeki tüm sevgiyle "Jeff." dediğinde düşen omuzlarını, verdiği huzur dolu nefesi gizleyemedi.
Jeff arkasında onun yüzünü görebilmeyi uman Zayn'e dönüp şişmiş gözlerine baktı. Ağlamıştı. Geç kalmasının sebebi bu muydu?
Zayn de burukça gülümseyip kollarını Jeff için araladı. Onu sarmalayabildiğinde uzun zaman sonra bu kadar huzurlu hissettiğine emindi. Onsuz nasıl olduğunu, nelerden mahrum kaldığı basit bir sarılmayla bile anlayabiliyordu.
"Neden?" dedi Zayn. "Neden bunca zamandır çırpınıyoruz?"
Jeff anlayamadı. Zayn'in kollarının arasından çıkarak ona baktı. "Ne için çırpınıyormuşuz?"
"Ayrı kalmak için. Birbirimize ulaşmak bu kadar basitken her şeyi neden bu kadar zorlaştırdık?"
Jeff, Zayn'in söylediklerinde haklı olduğunu biliyordu. Yalnızca bir evet onları eskisi gibi yapabilecekken her seferinde bir bahane bulmuşlar, birbirlerinden uzaklaşmışlardı. Hatta daha ileri gidip kalpleri arasındaki mesafeyi büyütmeye çabalamışlardı. Bunca çabanın sonucunda bunu beceremeyeceklerini anlamaları çok uzun sürmüştü. İkisini de yoracak kadar uzun.
"Bilmiyorum." diye yanıtladı Jeff. Gerçekten bilmiyordu.
Zayn dudaklarını araladığında söyleyeceklerini bekledi ancak Zayn sustu. Uzayıp giden sessizlik ortama gergin bir hava katarken konuşmaları gerekiyordu. İhtiyaçları olan tek şey bilmekti. Bundan sonra ne yapacaklarını bilmek.
"Ne düşünüyorsun?" diye sordu Jeff ortaya doğru.
"Yaşlandığımızı."
Jeff gülmeye benzer bir nefes verirken Zayn hayranlıkla aşık olduğu kadını izliyordu. Onun dudaklarından dökülen ses onu bulutların arasında şarkı söyleyen bir meleğin yanında hissettirmişti. Ve o meleğin gözleri, olmak istediği yerdi.*
"Hala aynı konuda mısın?"
"Elbette. Bence bu ciddi bir konu."
Zayn'in gergin havayı dağıtmaya çalıştığını biliyordu. Belki de yanılıyordu. Zayn zaman zaman aptal davranırdı.
"Niye yaşlanalım ki? Zaten yaşlıyız."
"Acı yüzünden, güzelim." dedi Zayn beklemeden. "Bunun yıllarla alakası yok. Tamamen acı yüzünden."
Jeff tek kaşını kaldırıp alaycı tavrıyla genç adama adımladı ve sahte şüpheci ifadesiyle "Sen yaşlanmadın mı?" diye sordu.
"Öldüm. Ben çoktan öldüm Jeff."
Bunu duymayı beklemeyen Jeff ruhundan bir parça gökyüzüne karışıyormuş gibi hissediyordu. Yüzündeki anlık çaresizliği gören Zayn, aralarındaki mesafeyi kapattı.
"Sen ölmedin mi? Ayrı kaldığımız her an cehennemden farksızdı."
"Öyleydi." dedi bıkkın bir nefes veren Jeff. Zayn'e hak veriyordu. Belki de acı insanı olgunlaştıran şeydi. Otuzlarına yaklaşmalarına rağmen hayatlarındaki acı hiç bu yılki kadar görünür olmamıştı.
Çünkü her daim birbirlerinin yaralarını sarmışlardı, o yaraları kendileri kanatana dek.
Jeff'in yüreği yeniden sızladığında gözünden bir damla yaş aktı. Bir tane daha. Ve bir tane daha.
Yatağın üzerine oturduklarında Zayn onu kucağına almış, üzülmemesini söylüyor bir yandan da kendi gözyaşlarını saklamaya çalışıyordu. En sonunda derin bir nefes alıp Jeff'e döndü. O, onun sevgisine muhtaç olduğunu biliyordu.*
"Ağlamanı istemiyorum."
"Yapamıyorum. Tıpkı senin gibi. Şu haline bak Zayn." dedi Jeff, yüzünü Zayn'inkinin hizzasına getirip. "Burada ağlamamak için gelirken bir tur ağladım."
"İşe yaramamış." İkisi de gülüyordu. Gözlerindeki yaşlara rağmen. Zaten son zamanlarda yaptıkları şey tam olarak bu değil miydi?
"Seni çok özledim. Daha fazla beklemek ve bekletilmek istemiyorum Jeff." dedi onu öperken. Jeff kollarının arasından sıyrılıp ayaklandı. Gözlerini kolunun tersiyle sildi.
"Yapabileceğim bir şey yok. Seni bekletmeyecek kızlara yönel."
"İnanamıyorum. Laf mı soktun az önce?"
"Gönül ister ki başka şeyler sokayım Zayn. Yaptıklarından sonra sana daha kalın bir şey lazım."
"Ah, güzelim. Aramıza koymaya engel arıyorsun galiba?"
"Öyle de denebilir. Şimdi önümden çekil. Uyuyacağım." dedi Jeff ve yatağa uzandı. Arkasına yatmasını bekliyordu ama yanında hissettiği tek şey yataktaki boşluktu. Çünkü Zayn de onun kadar kararsızdı. Onu kaybetmek kendisini ıskalamış bir mermi miydi yoksa sadece hayatının aşkını mı kaybediyordu?**
"Kalk hadi. Kaçmanın faydası yok."
"Kararsızım Zayn."
"Bence sadece benimle uğraşmayı istemiyorsun." dedi gülerek. Ama doğru olması ihtimali kalbinde bir yerlerde çatırdamıştı. Yanında kendi olabildiği tek insanı rahatsız mı ediyordu? Onun katlamayacağı kadar?
Jeff doğrularak Zayn'in gözlerinin içine baktı. "Seni özledim. Çok özledim. Ve beraber olmaktan başka bir şey düşünemiyorum ama endişeliyim. Geç kalmış gibi hissediyorum. Yüzüne her baktığımda yaptıklarını görmeye başladım."
"Sorun yok. Seni nasıl sevdiğimin farkındasın güzelim. Ara sıra üzülmek paylaştığımız her şeyin bir parçası olacak. Yaptıklarım... doğru değildi. Zaman tanımamı istiyorsan tanıyacağım. Ama sakın bizi ayırmaya kalkma, yapamayacağını gördük."
Zayn sözünü bitirirken ona sımsıkı sarıldığında tek ihtiyacı olanın o olduğunu biliyordu. Çekilip onu öptüğünde birbirlerinin gözlerine baktılar. "Nereden başlayacağız?" diye sordu Jeff.
Zayn boğazını temizleyip ayağa kalktı.
"Bu kadar çabuk sormanı beklemiyordum. Jeff, sana sevgilim dediğim günleri özlüyorum ve bir daha asla geride kalmasını istemiyorum. Yıllardır öyle ya da böyle birlikteyiz. Yaşlandık ve artık ilişkimize de bu yaşlılığı getireceğim."
Jeff bu konuyu uzatmasının sebebini ve Zayn'in neyi kastettiğini anlamıyordu.
"Yaşlılığımıza gençliği, mutluluğu, heyecanı ve daimi sevgimi katacağıma söz veriyorum. Bizi ilk günkü gibi genç tutacağım. Hayatında kalıcı olmak için onca zamandır hep aklımda olan ama asla cesaret edemediğim bir şey yapmak üzereyim. Ben... bunun bu kadar gerici olacağını düşünmemiştim sikeyim." Neredeyse elleri titriyordu. Tekrar öksürüp devam etti. "Benimle aynı evde yaşamanı çok istiyorum, bizim için güzel bir başlangıç olacak. Ama bu sefer," Dizlerinin üstüne çöktüğünde bu Jeff'in beklediği en son şey bile değildi. "Karım olarak." Cebinden az önce aldığı ışıltılı yüzüğünü Jeff'e doğru tutup gözlerine aşkla baktı.
"Benimle evlenir misin?"
__________________________
* Zayn - Blue
** Zayn & Taylor Swift - I don't wanna live forever