Uyandığımda sabah olmuştu. Sıcacık yatağımdaydım. Pencereden dışarı baktım. Her yer bembeyaz olmuştu. Bugün yılbaşına girecektik. Bugün çok güzel bir gün olacaktı. Heyecanla Beyza'yı dürttüm.
Beyza:''Bırak biraz daha uyuyayım.''
''Olmaz bugün yılbaşı partisi için hazırlıklar var.''
''İstemiyorum Elizabeth çok yorgunum.''
''Hadi gel kahvaltıya gidiyoruz.''
Beyza ile birlikte hazırlanıp kahvaltıya gittik. Burayı çok özlemiştim. Önümüze gelen her çeşit yiyecekten bir lokma yedim. Müdür Alix içi kan dolu bardağı kaldırdı.
Alix:''Diğer okullarla turnuvaya yolladığım vampirlerim Beyza ve Elizabeth'e kaldırıyorum. Ne yazık ki Beyza arkadaşımız yolculuğu sırasında zehirli mantar yediği için öldü. Elizabeth onu bir ağacın altına gömmüş. En azından Elizabeth sağ salim döndü.'' diyerek kadehini bir dikişte içti. Herkes bizi turnuvaya gittik diye biliyor. Bunuda öğrenmiş olduk. Beyza'nın yüzü düşmüştü. Kadehimizi içtik. Alix yanımıza geldi.
Alix:''Beyza seni yeni sınıfına götüreceğim.''
Beyza:''Yeni sınıfım mı?''
Alix:''Şüphelenmemeliler bu sınıf seviyesi biraz daha düşük ve artık sen Cevhersin bunu unutma.''
Beyza:''Biliyorum hocam yeni sınıfım nerede peki''
Alix:''Az ileride solda E sınıfı''
Beyza:''Teşekkür ederim''
Alix yanımızdan ayrıldı. Beyza'nın gözleri yine dolmuştu. Koşarak bahçeye gitti. Bende onun arkasından koştum.
''Beyza lütfen ağlama'' diyerek elimi omuzuna koydum.
''Beyza değil artık benim adım Cevher''
''Tamam bugünler geçecek lütfen iyi olmaya çalış.''
''Artık hep Cevher olacağım ama o Cem'e göstereceğim.''
''Bunun için gücün yok.'' sinirli bir şekilde bana döndü. Gözlerinin kırmızısı daha açık bir renge dönmüştü. Hızlı hızlı nefes alıp veriyordu. Nefretini hissediyordum. Artık eski Beyza değildi. Artık adı bile Beyza değildi. O tamamen değişmişti. Bu haliyle çok güçlü gözüküyordu. Aklından neler geçiyordu acaba...
''Elizabeth göreceksin o Cem'den daha güçlü olacağım intikamım acı olacak o bizim hayatımızı mahvetti.''
''Tamam sakin ol geçti hepsi''
''Tamam tamam sakinim sakin olmak zorundayım. Yoksa yine her şeyi mahvederim.''
''Canım sen hiç bir şeyi mahvetmiyorsun. Böyle düşünme.''
''Tamam hadi derse girelim sonra da yılbaşı için hazırlıklara yardım ederiz''
''Tamam Beyzacım görüşürüz.''
''Beyzacım değil Cevher'' diyerek güldü. Kapıdan içeri girdi. Benim dersimin başlamasına daha yarım saat vardı. Gidip biraz yılbaşı hazırlıklarına baksam iyi olur. Balonlar yukarı asılmıştı. Sandalyeler yerleştiriliyordu.
''Merhaba canım''
Hemen arkamı döndüm. Bu Darren'dı. Beni kendine çekti ve sıkıca sarıldı. Öyle sıkı sarıldı ki nefes alamadım ve Darren'ı ittirdi.
''Uzak dur benden Darren''
Darren:''Neden böyle yapıyorsun seni özledim. Biz evleneceğiz Elizabeth''
''Ne!! Ben seninle evlenmem şu koca dünyada sen ve ben kalsak yine evlenmem şimdi çekil önümden''
Darren:''Ama biz birbirimize aitiz. Biliyorsun kuralları Elizabeth kaçamazsın benden..''
''Kurallar umrumda değil.'' diyerek Darren'ı ittirdim. Hızlı hızlı okula doğru yürümeye başladım. Arkamdan ''İstediğin kadar kaç benimsin'' diye bağırdı. Okula girdim. O kadar çok sinirliydim ki önüme ilk çıkan kişiye vurabilirdim. Dönüşüm hocası:'' Elizabeth Elizabeth !!'' diye arkamdan bağırsada koşar adımlarla yatakhaneye indim. Koşarak odama girdim. Kendimi yatağıma attım. Ondan iğreniyordum. Bir kaç ay boyunca onu görmemiştim. Bu ona olan nefretimi bir nebze bile olsa azaltmamıştı. Odamdan hiç çıkmadım. Odamın kapısı çaldı.
''Kim o!!''
''Elizabeth ben dövüş hocan'' hemen yatağımdan doğruldum.
''Gelin!''
Dövüş hocası içeri girdi meraklı gözlerle bana bakıyordu. Yanıma oturdu.
''Neyin var Elizabeth''
''Hocam bunu size anlatamam.''
''Lütfen anlat Elizabeth kimseye bir şey söylemem ikimizin arasında''
''Hocam Darren çok üstüme geliyor. Ben Darren'ı sevmiyorum.'' deyiverdim. Ağzımdan kaçırmıştım. Olamaz naptım ben..
''Anladım canım yoksa başkasını mı seviyorsun?''
''aa hayır tabikede hocam''
''Darren'la ben konuşurum. Seni bu kadar sıkmaz anlaştık mı?''
''Tamam hocam''
''Hadi yılbaşı hazırlıklarına gel biraz yardımın dokunsun hem kafan dağılır ne dersin?''
''Olur'' dedim. Odadan çıktık. Hazırlıkların olduğu ön bahçeye gittik.
''Ooo hocam bize iş kalmamış ya''
''Tek tük kalmıştır bak bakalım''
Hocanın yanından ayrıldım. Sandalyelere süslü kurdelaları bağladım. Kurdelalar sarı renkteydi ve üstünde küçük küçük renklı kelebekler vardı. Burası oldukça güzel olmuştu. İlk önce sinema olcaktı daha sonra da müzik dans...
İşim bittikten sonra odaya gittim. Beyza çoktan hazırdı.
Beyza:''Kızım nerede kaldın sen çabuk duşa gir çabuk!''
Onu neşeli görmek beni mutlu etmişti. Hemen duşa girip çıktım. Beyza saçlarımı yaptı.
Beyza:''Thomas'a güzel gözük seni böyle görünce ne yapacak acaba''
Gerçekten Beyza bu konuda yetenekliydi. Saçlarımı dağınık bir topuz yapmıştı hafif bir makyaj üstüme. Kırmızı uzun kollu bir elbise dizlerime kadar altına deri çizme üstüme tüylü krem montum. Gerçekten çok şık olmuştum.Beyza ise mor bir bluz altına siyah ispanyol paça pantalon altına topuklu siyah botlarını giymişti. Üstüne siyah montunu geçirmişti. Saçlarını kıvırcık yapmıştım.
Beyza:''Hadi gidelim ama sakın unutma ben yeni okula gelen Cevher anlaştık mı?''
''Anlaştık'' gülerek odadan çıktık. Ön bahçeye doğru gidiyorduk. Ve ön bahçeye geldik. Her yer çok güzel olmuştu. Sinema çoktan başlamıştı.
Beyza:''Boşver sinemayı gel şurayı kapalım bizimkiler birazdan gelir''
''Tamam Cevher''
Beyza:''Vavv söylenince ne kadar da güzel duruyormuş.''
Peri okulundakilerde gelmişti. Sandalyeler toplandı ve dans müziği başladı. Thomas yanıma geldi. Ona takım elbise çok yakışmıştı.
''Çok güzel olmuşsunuz hanımefendi bu dansı bana lutfeder misiniz?''
''Tabikide beyefendi''
Thomas'la dans etmeye başladık. Göz göze gelmiştik yine sanki zaman durmuştu.
Darren yanımıza geldi. Darren:'' Elizabeth'i alabilir miyim?''
Thomas:'' Hayır benimle dans ediyor.''
Darren kolumdan çekmeye başladı.
Thomas:''İstemiyor işte seni ağzımızın tadını bozma git hadi''
Darren:''Hayır Elizabeth benim sevgilim''
Thomas:'' Nereye senin sevgilin oluyor ya''
Kim jong kook araya girerek: ''Şşşt sakin olun beyler daha büyük bir sıkıntımız var Beyza ortalarda yok.''
''Ne nasıl yani nerede?''
Thomas:''Ağlama Elizabeth ağlama hadi arayalım çabuk!''
Başım dönmeye başlamıştı. Yine başa mı dönüyorduk. Aklıma kötü kötü şeyler geliyordu. Lütfen ona bir şey olmuş olmasın...