olay gününden 4 hafta önce :
Benim salonumun - altını çizerek benim olduğunu söylüyorum - ortasında Michael bana salak salak bakıyordu . Elimde tutuğum kitabıma bakıyorken gözlerimi , onun gözlerine çevirdim .
" Ne ? " O kadar romantik bir sevgilim varki intihar edebilirdim . Kaşlarımı çatıp yeniden kitabıma döndüm .
" Canım sıkılıyor . " Bacakları açık , ellerini birleştirmiş bana bakıyordu . Kitabı kapatıp , gözlerimi Mike'a çevirdim .
" Ne yapmalıyım peki ? " Sırıtırken düşünüyormuş gibi yaptı .
" ımmmm , hadi bir oyun oynayalım . Ben seninle röportaj yapan , seksi bir muhabirim . " Gözlerimi devirdiğimde hala sırıtıyordu .
" Ve bana sorular mı soracaksın ? " Kafasını yukarı aşağı yavaş bir biçimde salladı .Kitabı bordo komodinin üzerine bırakıp ayracı içine iyice yerleştirdim .
" Peki , sor bakalım . " Arkasına yaslanıp beni süzmeye başladığında boynumun ısındığını hissediyordum .
" Hey , Tahrik etmek yok . Anlaştık mı ? " Gülümseyip ellerini saçlarının içinden geçirdi .
" Buna söz veremem . " Bu benimde gülümsememi sağlamıyştı . Ama cesaret veremezdim . Bana doğru yaklaşıp ilk sorusunu sordu .
" Evet , İlk sorumuz kolay olsun . En çok korktuğun şey nedir ? " Düşündüm . Bu arada ona bakmamaya çalışıyordum .
" Sanırım , yalnız kalmak . Ve birde kaybetmek . " Gözlerini kısıp bana bakmaya devam etti . En baştan beri yaptığı için değişik bir his oluşmamıştı .
" Neyi kaybetmek ? " Egosunu pohpohlamayacaktım . Gülümsedim .
" Önemli şeyleri . " Göz kırpıp arkama yaslandım . Ağzımdan bu konu hakkında fazla bilgi alamayacığını hissetmiş olmalıydı .
" Şimdi birkaç soruyu aynı anda soracağım . Hayatında yaptığın en büyük yanlış ve pişmanlığın ne ?" Pişmanlık ? Emin değildim . Şuan mutluydum , sanırım pişmanlıklarımın üzerini örtebilecek bir sevgiye sahiptim .
" Çok çabuk affediyorum . En nefret ettiğim huyum bu . Ve - sanırım bu kadar yeter . " Kendimi ne kadar üzdüğümü biliyordum . Tomy ? Hayatımda ki en büyük yanlışımdı , ve bunu minik koalama söylersem büyük ihtimal büyük bir kavga çıkardı . Boşvermeliydim . Yeniden .
----
" Hayatım , ocağın altını kapattım ve ayrıca anahtarıda- " Elim ile annemi kapıdan dışarı ittirmeye çalışırken her söylediği cümleye tamam diyordum . Ve bir tamam daha !
" Taylor gelicek . Ama işi olduğu için akşama doğru geliyor . Bu yüzden Kendine iyi bakman gerekiyor . Ayrıca- " Kapının eşiğinde annemi iki elimle ittiriyordum . Eğer bir anda çekilirse yere düşeceğimi biliyordum. Hem heycan olurdu .Ve hayır delirmedim !
" Tamam anne ! " Annem aniden durdu ve ellerimi aşağıya indirdi .
" Dur bakayım , Ağzında yara çıkmış . Aman Tanrım bu bir uçuk ! " İyi halt yedin Alice ! Şimdi gitmekten vazgeçebilirdi .
" Anne ben orayı ısırdım . " Benim ısırmadığımı biliyorduk . Ama bu ısırıldığı gerçeğini değiştirmiyordu .
" Hemde bu bir uçuk değil , yara olmuş bak . " Elimi üzerinde gezdirip yara kabuğuna dokundum .
" Dokunma , git yukarda bizim odada dolabın üst rafında beyaz bir krem var üzerinde de - " Annemi dışarı ittirip kapıyı kapadım . Annemin homurdanmalarını duyuyordum . Geçenki kavgadan sonra bana iyi anne gibi yaklaşıyordu . Ve şuanlarda ihityacım iyi bir anne değildi . Farklı şeylerdi . Odama çıkıp leptobumu alıp film izleyebilirdim . Evet .
" Veeee , evde yalnız kaldııım ! " Bağırarak odama koşarken merdivenlerin aşınmış kolları elimi acıttı . Ama fazla acımamıştı . En azımdan dudağım kadar sızlamıyordu .
" Gerizekalı , sesimi kaydetmeyi bırak . Alice !!! " Telefonu yatağımdan alıp yeni zil sesime karşılık gülümsedim . .
" Neye gülüyorsun öyle ! " Niye herkes bağırıyor ! Kaşlarımı çatıp cevap verdim .
" Sana ne ? " Homurdanıp konuyu değiştirmeye çalıştı .
" Herneyse , Miranda hastahanede . Ve ne düşündüğünü biliyorum , ne yazık ki ben boğmadım onu . Merdivenden düşmüş beyinsiz . Bu yüzden Dexter'a ben bakıyorum . Ve size gelemem . " Benim peki deyip , telefonda vedalaşmamız uzun sürmüştü .
" Önce sen kapat . " Telefonu yüzüne kapatıp yatağa attım . Bunu o istemişti .
Odama koyduğumdan emin olduğum dizüstü bilgisayarım - emin olun duvar kağıdı Michael değil .- hiç bir yerde yoktu . Yatağımın altına dahi baktım ama elde var sıfır !
" Şuan evde aptal bir bilgisayarı arıyorum . Ne kadar güzel ama ! " Laf sokar bir eda ile kapı çaldığında beynim kısa devre yapmıştı . Olduğum yerde dikildiğimi kısa bir süre sonra farkedip , kendime gelmek için kafamı salladım . " Ellerimi yukarı kaldırıp bağırdım .
" Ve hayır bayım delirmiyorum ! " Kaşlarımı çatıp neler olduğunu anlamaya çalışırken yeniden kapı çaldı .
" Bu da neydi böyle ? " Aşağı içimde garip bir hisle inerken kapıda ki Taylor'a nasıl laf sokacağımı düşünüyordum . Aniden içimi bir sevinç kapladı . Tamam , özlemiştim . Sarılacaktım . Gözlerimi kapatıp kapıyı açtım ve Taylor'ın kucağına atladım . Daha sonra beni beline doğru kaldırıp bacaklarımı gövdesine doladığında ürpermiştim . Bu koku - Lanet olsun !
" Luke ? " Daha önce gözlerimi açmış olsaydım tahminen şuan bu pozisyonda olmazdım . Kendimi porno yıldızı gibi hissediyordum ve Tanrım , bu iğrenç .
" T-shirt'ümü almaya geldim cici kız . " Ellerini belimden indirip kalçama yerleştirdiğinde, yeşil gözlerim yuvalarından fırlamak üzereydi .
" İzin verirsen ineceğim . Karşı komşum yaşlı bir kadın ve- kimi kandırıyorum rahat bırak beni piç ! " Kaşlarını kaldırıp , sanki kızının ilk defa küfür ettiğini duyan bir baba gibi bana bakıyorken kaşlarımı çattım . Ona dil çıkarıp bir lunaparkta pembe pamuk şeker yeme isteğimi yutkunarak geçirmeye çalıştım ama o sanırım farklı türden anlamıştı . Beni döndürüp evin içine girdiğinde kafasında ki düşünceyi hissedip ürperdim . Kafasını dağıtmalıydım .
" Ve Luke , dostum matematik sınavından tam puan almışsın . Ne kadar muhteşem ! " Gözlerini kısıp şu biraz sonra seni bayıltana kadar becericeğim bakışlarından yaptığında bir kez daha yutkundum ve pekala sanırım bu biraz tahrik olduğumu gösteriyordu . Ama biraz -cık .
" Beni çıplak hayal ediyor olmalısın . " Kafasını yan eğip yüzümü inceledi .
" Bütün vicudun kızardı ve " Dudağını ısırıp yamuk bir gülümseme yaptı . " Biraz titredin . " Kalbim yerinden çıkmak üzereyken yaptığımın ve hissetiklerimin yalnış olduğunu biliyordum . Ama beni kontrol ediyordu . Ve şuan yaklaşsa onu öpebileceğimi hissediyordum . Yalnıştı . Olamazdı . Kafamı sağa sola salladığımda yine yamuk bir gülümseme yapıp koltuğa oturdu . Hissetiğim baskıyla ani bir hatırlama yaşadım . Şuan Hemmings'in kasıklarında oturuyordum . Kendimden geçmeden kalkmaya çalıştığımda engelleyecek sanmıştım. Ama o arkasına yaslanıp benim kızarmış yüzümle utançtan kıvranan bedenimi izliyordu . Kendime gelmeliydim . Onun sürtüklerinden biri değildim . Ayağa kalkıp üzerimi silktim .
" Bak , yapma tamam mı ? Neler yaşadığımı bilmiyorsun Luke yapma . " Sonunda ki yapmayı uzatarak söylediğimde hala şu ünlü gülümsemelerinden yapıyordu . Kendinden emin bir şekilde öne eğilip ellerini birleştirdi .
" Henüz değil . " Arkasına yaslanıp ayağını , diğer bacağının üzerine koyup gülümsedi . Kaşlarımı çatmış iki elimin belimde olduğunu hissedip bocaladım . Ama daha sonra toparlanıp yeniden sinirle soludum . Ve buna rağmen gözlerine bakıyorken göğüslerime bakmasından rahatsız olarak homurdandım . Ellerimi kafamın yukarısına ani bir sinirle kaldırıp patladım .
" Ne istiyorsun peki ! " Dudaklarını büzüp beni inceledi . Kollarımın yukarıya kalkmasından dolayı sıyrılan askılı badimi düzelttim ve cevap bekledim .
" Nirivana T-shirt'ümü almıştın . Onu . " Hırlamak üzereyken hala gülümsüyordu . Hayır , sempatiklik değil sinir bozucu bir ifadeydi .
" Yanlış hatırlamıyorsam kıyafetlerimi yırtıp beni becermeye çalışmıştın . " İşaret parmağımı dudağıma koyup kafamı salladım . " Evet tam da bunu yaptın ! " Gözlerini devirmesini beklerken yine gülümsüyordu . Şuan çenesine yumruk atmak istiyordum ama sonucunu daha önce yaşamıştım ve - eminim ki tekrar etmesini istemiyorum .
" Yani ? " Sert adımlarla odama yürüyerek homurdanıyordum .
" Senden nefret ediyorum ... "
---
" Seni becerirken bunu giymeni istiyorum . " Elinde tuttuğu sütyeni almaya çalışırken aramızda fazla boy farkı yoktu sanırım 1.82 veya 1.83 olmalıydı . Ben ise 1.75 ve kolayca koluna yetişebiliyordum .
" Luke ! " Katlayıp çekmeceme koyarken beni izliyordu .
" Ben bir genç kızım ve , bir genç kızın odasına girilmez . " Arkamı döndüğümde yatağıma oturmuş beni dikizliyordu . Çekmecemden uzaklaşıp odamın kapısını gösterdim .
" Ve aldın t-shirt'ünü yeter . güle güle . " Kolundan tutup çekiştirmeme rağmen kıpırdamadan beni izliyordu . Beyni cinsellikten oluşuyordu sanki !
" Sanmıyorum . " Koluma baktığımda - Calum , kolum espirisi yapmamalıyım ! - Saat - aman Tanrım beşti . Ve Taylor 6'da geliyor !
" Luke , bak gitmelisin erkek kuzenim gelicek ." Ben saate bakarken bırkatığım yerde - yatağın üzerinde - yoktu !
" Imm Luke ? " Korkarak aşağıya indiğimde bir tusunami olmasını isterdim . Sonuç olarak ev depreme dayanıklı ve - harika oturup bu konudan konuşalım !
Yerdeki siyah dar pantolonu Luke'un kafasına fırlatıp gözlerimi kapattım .
" Tanrı aşkına , neden sürekli soyunuyorsun ! " Koltuktan bana bakıyorken kızarmamalıydım . Vede bu halde .
" Tamam , şimdi daha kötü bir haldeyiz . Bak Luke gitmelisin . Erkek kuzenim Taylor geliyor . " Arkasına yaslanıp dudaklarını büzdü .
" Tanışırız o zaman . " Kaşlarımı çatıp ellerim ile zonklayan başımı tuttum .
" Tamam , ne istiyorsan yaparım Luke , lütfen git . " Bu sefer gülümsemesi büyürken dakikalarla dans ediyordum . Ve bir kez daha lütfen demiştim . Sanırım sözde vermiş olmalıydım .
" Pekala , yanıma gel . " Başlıyorduk . Salak Alice . Kendimden üçüncü şahıs diliyle bahsedince komik değildi . Bu ortamda . Yavaş adımlarla , bir penguen gibi yürürken kaşlarım çatık yere bakıyordum .
" Ne ? " Sesim çatlak çıkarak söylemiştim . Nefes al ve ver .
" Heycanlanma bebeğim . " Aniden sinirlenerek gözlerine baktığımda mideme bişey saplanmış gibi hissediyordum . Bakışlarıyla bu haldeysem dokunması - Tanrım !
" Yaklaş . " Ufak adımlarımla yaklaştığımda Dudağımı ısırıyordum . Yaraya denk geldiğimde gözlerim yaşarmış ve inlemiştim . Yaraya bakıp kendisinin yaptığını anlayınca gülümsedi .
" Bu kadar yavaş istiyorsan sorun yok ama yarım saat kaldı . " Kaşlarımı çatıp yanına geldim . Ellerini belime uzatıp aniden kandisine çektiğinde gözlerimi kapatıp derin bir nefes almıştım . Kucağına oturduğumda yutkundum . Şuan çok yoğun bir şekilde baskı hissediyordum . Ama o etkilenmemişti . Ellerini belimden çekip arkasına yaslandı .
" Neler yapabiliyorsun görelim cici kız . " Kaşlarımı kaldırıp yüzüne boş boş bakarken saati gösterdi . İleri geri hareketler yaptığımda az bir zaman kalmıştı ve şuan çabuk olmalıydım . Saçlarımı açıp tek omuzuma attım . Tanrı bizi affetsin .
" Kendimden de nefret ediyorum . " Gülümsemesine aldırış etmeden kendimi erkekliğine doğru bastırdım . Mırıldandığında gülümsedim . Ellerimi ensesinde birleştirip ileri doğru yaptığım hareketden dolayı biraz daha sesli mırıldandı . Kendime yediremesemde hoşuma gidiyordu ve bu beni - Korkutuyordu . Bir fahişe olmak değilde Luke ile olmak beni korkutuyordu . Ellerimi ensesinden saçlarına doğru kaydırıp biraz oynadım . Bazı yerleri kumral ve bazı yerleride sapsarıydı . Karıştırıp gülümsedim . Kendimi bedenine doğru yay gibi gerdiğimde utanmamak için gözlerim kapalıydı . Heycandan dolayı nefes nefese kalmamı saymazsak konuşabiliyordum .
" Yeter mi ? " Sesim oldukça masum çıkmıştı . Kfasını hayır anlamında salladığında ellerimi oturduğum yere indirip içtenlikle inlemesini sağladığımda doğrulup kafamı tuttu . Daha sonra elleri omuzuma gelip belime doğru kayarken fazla mı yaptım diye düşündüm . Beni dilimi yutmamı sağlayacak kadar erkekliğine bastırdığında feci bir şekilde inledim .
" Tanrım ..." Mırıldanmama karşılık duraksayıp nefes nefese kaldı . Eğer tek bir hareket daha yapsa olacakları kontrol edemeyebilirdim .
" Tamam . Yeter bu kadar ." Kucağından kalktığımda saçlarımı yeniden toplayıp kızarmakta mastır yapan yüzümü gizlemeye çalışmıştım . Beni öptüğü için bir hafta küfür ettiğim çocukla - Kendimden utanıyorum .
" Utangaç olduğunu sanıyordum prenses . " Carter'ın lakabını bana kullandığında yüzümü ekşittim .
" Luke , kendimi kötü hissediyorum . " Ayağa kalkıp hala beni becermeye meğilli bakışlarını üzerimde tutarak pantolonunu giydi . Karnım feci bir şekilde ağrıyordu . Kolundan tutup kapıya getirdiğimde hala kıpkırmızıydım . Ellerini dağıttığım saçlarından geçirerek yamuk bir gülümseme yaptı . Elini boynuma değdirip gülümsemesini derinleştirdi . Gamzeleri gözüküyordu .
"Gelecek sefere buraya bir morluk yapacağım . " Ellerini boynumdan uzaklaştırıp dar ceplerine soktu . Kapıyı kapatırken bağırdım .
" Hala senden nefret ediyorum ! "
nabıyonuz millet ! Herneyse paylaştığım vidyo ve bölümün alakası yok . tatlı bulduğum için paylaştım . Bu sefer uzun oldu ^^ vede sizleri seviyorum ...