Bir Küçük Günahkar

By LisaY33

294K 19.1K 8.1K

Kavgalı olduğu oğlan şehrin en köklü ailesinin oğluydu. Babasının mirası olan kasabayı günahlarından arındır... More

Giriş: Köstebek
1
2
3
4
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
Birinci Kısım Finali: Köstebek
Kusurlu Güzellik GxG
Rehine - Gay
Kısım İki: Hain Romeo
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
5 0 5
51
52

5

8K 588 148
By LisaY33

Üniversite tıpkı merkez gibi Kömür'ün maden tarafından oldukça farklıydı. Koray, Ardıç ve Cebrail adım attıkları ilk günden beri farklı kişilikler geliştirmişlerdi. Tıpkı merkezin kasaba konusunda insanları aldattığı gibi aldatıyorlardı okuldakileri. 

Girişte banklara oturmuş öğrenci topluluğuna bakarsanız üçünün oraya ait olmadığını düşünürdünüz ama akranlarının gözdesi olan üçlü her zaman böyle grupların merkezinde olurlardı.

Koray gülüşünün üzerine sigarasından bir nefes daha çekti.

"Koray." Dedi yanındaki kızlardan biri. "Sen Altuk'a yakın oturuyordun dimi?" Koray başı ile onayladı kızı. Diğerlerinin yanında kasabanın ismini Kömür olarak almamıştı ağzına. Altuk'ta oturan zenginler oraya Kömür demezdi.

"Altuk'ların oğlunu tanıyorsun o zaman." Koray soruya yanıt vermeden önce bir defa daha sigara arası verdi. Aklından cevabını tartıyordu. Tanıdığını söyleyemezdi fakat tanımadığını da söyleyemezdi. Eğer sarı gelip de konuşursa söylediğinin yalan olduğu ortaya çıkardı.

"Görmüşlüğüm var." Dedi ikisinin de ortası olması için.

"İngiltere'den gelmiş diyorlar. Sanırım aynı bölümdeyiz." Konudan dolayı rahatsızca kıpırdandı ama konuşmaları düşüncelerini diğerlerine belli etmiyordu. Söyleyecek olsa, demek ki bunun için lord gibi kasılıyormuş derdi.

"O kadar tanımıyorum, teşrif ettiğinde sorarsın." Kıza doğru gülümseyerek konuyu sert kapatmaktan kaçındı.

"Çok beklemesine gerek kalmayacak." Konuşan Ardıç kapıdan giren Yusuf'a ithafen söylemişti sözlerini.

Sarı aynı dik duruşlu, Koray'a göre kasıntı yürüyüşü ile girdi bahçeye. Kıyafetleri Komür'de ne kadar eğrelti duruyorsa buraya o kadar uygundu. Kahverengi pantolonuyla aynı renkteki pantolon askıları krem gömleğinin üzerinde duruyordu. Kumaşların ütüleri bile kendisi kadar düzenliydi. Saçları da bu düzen bütünlüğüne uyum sağlayacak bir şekilde yana doğru yatırılmıştı. Koray'ın aklında dövüşürken dağılan hali geldi. Kalkıp sağlam bir tane vursa aynı şekilde dağıtabilirdi saçları. Tek başına olsaydı yapacağı ilk hamle bu olurdu.

Sarı diğerleri gibi bahçede soluklanmadan girdi içeri. O yürürken Koray zar zor ayırdı gözlerini. Etrafa baktığında diğerlerinin kendisi kadar iradeli olmadığını ve gözlerinin hala onu takip ettiğini gördü.

Kolunu kaldırarak saate baktı. Dersin başlamasına on dakika vardı.

"Derse geçelim mi?" Yüzü şirin sayılacak bir gülümseme ile parlarken içten içe kızın yanılmasını, Yusuf ile aynı sınıfta olmamayı diliyordu. Gözleri kendi üzerine toplayanları sevmezdi. Buralarda o işi yapan kendisiydi zaten. Başka bir konu da daha münakaşaya girerlerse ipler tamamen kopacaktı.

Arkadaşları yavaşça toplanıp içeri doğru ilerlerken o biten sigara izmaritini yere atıp başka bir tanesini dudaklarına koydu. Yusuf konusu yüzünden sigarasından bile zevk alamamıştı.

Çakmağı dudağındaki sigaraya götürüp ucunu yaktı ve tekrar cebine koydu.

Diğerlerinin ardından kapıdan içeri girdiğinde geniş salonda kendi adını duymak istemediği bir sesten işitti.

"Koray!" Oflayarak geri döndüğünde sesin sahibi sırıtıyordu. Duymazlıktan gelmesi de gelmemesi de başka sorunlar doğuracaktı. Bir şeyler daha demesi için bekledi ama Yusuf, Koray ayağına gelene kadar başka bir şey daha demedi.

Koray'ı duyamasa da dudaklarının sessiz küfürler etmek için hareket ettiğini tahmin etti sarışın. İstifini hiç bozmadan durdu cam kenarında. Yaslanmış kıvırcık oğlanın kendisine gelişini izliyordu. Yanına vardığında onu daha da deli edecek bir soru sordu.

"Ateşin var mı?" Koray'ın yüzü düşerken Yusuf'un gülüşü genişledi.

"Buna mı çağırdın amına koyayım?"

"Düzgün konuş." Kehribar gözler devrilirken içten içe sabır diliyordu.

"Sana yok. Hem bu gereksiz samimiyet nereden geliyor? Benimle muhatap olmasana kardeşim!" Yusuf onu duymazlıktan gelerek sigarasını demir kaptan çıkardı ve dudaklarının arasına sıkıştırdı. Sorularını cevaplama gereği duymuyordu.

"Koray, ben bir şey istiyorsam olacak. Yoksa ben zorla almasını bilirim." Kast ettiği tek şeyin ateş olmadığının Koray da farkındaydı. Eline düşecek kadar alçalmayacağını biliyordu ama sarının kara gözleri dediğini yapacak şekilde bakıyordu. Kömür'ü düzeltmek için yapabileceği en doğru hamleyi yapıyor, doğru ata, Koray'a oynuyordu.

"Ha! Başka emrin?" Karşındaki kişi ne kadar inatçıysa Koray da o kadar kibirliydi.

Yusuf öne doğru eğildi. Ani hareketiyle ne yapmaya çalıştığını anlayamayan Koray sadece izleyebildi onu. Sigarayı sıkıştıran dudaklar büzüldü kendi sigarasını ve Koray'ın dudakları arasındaki sigaranın ucuna değdirdi. Sigarası ateşi, gözleri de Koray'ın kehribar gözlerini yakalamaya çalışıyordu.

Sigarası yanana kadar sakince durdu. Gözleri Koray'a üstünlük taslamak için bu kadar yoğun bakıyordu fakat Koray Gül Bahçesi'nde gördüğü bakışları görmenin şokuyla donup kalmıştı. O günden sonra bu olayı düşünmeyerek atlatmıştı. Olanları hapa vermişti ama şimdi aynı bakışı görmek kalbinin bir atımı kaçırmasına neden oluyordu.

Hoşuna gitmeyen hissi bastırırken onun yerini öfke aldı ve uzaklaştı Yusuf'tan.

"Şekil yapıyorsun ama ayağımın altına almama ramak kaldığını görmüyorsun sarı. Sana hayır dedim. Bunu aklına ya güzel güzel sokarsın ya da seni gördüğüm ilk yerde..."

"Nasıl yapacakmışsın onu?" Araya girerken cüretkardı. Boş olmasa bile korkmuyordu tehditlerden.

"Geçen sefer sırtın nasıl yere geldiyse aynen öyle yapacağım." Yusuf geriye doğru yaslanarak Koray'a baktı.

"Kaba kuvvetten fazlası gelmez mi elinden?" Koray'ın sigarasının ateşiyle yanan sigarasından aldığı nefesi yavaşça attı dışarı. Okulda sorun çıkarmak istemiyordu ama başka yerde olsalar nefesi Koray'ın yüzüne vererek daha da deli ederdi onu. Üstüne gitmenin aksine suyuna gitmeliydi ama yalvararak değil gücünü kanıtlayarak hükmetmek istiyordu ona.

"Gücün yetseydi sen de sallasaydın iki tane. Ya beni devir ya da yolumdan çekil. Yeteri kadar altımda kaldın." Sözünün ardından yoluna baktı. Daha fazla muhatap olmak istemiyordu Yusuf'la.

Continue Reading

You'll Also Like

1.4K 123 19
Orkun Ege'nin kasabalarının birinde babasının kafesinde çalışmaktaydı. Her günü aynı geçerdi ta ki Ruhi gelene kadar...
21.4K 1.9K 7
''Başka bir ömürde rastlaşalım sesi güzel solcu.'' Bir sağ bir de sol hikayesi. | Tüm hakları, başka ömürde rastlaşacak o iki kısa ömürlü gence adanm...
203K 10.9K 41
Her şey koyu bir homofobiğe, oynadığı takımdan birinin aşk itirafı yapmasıyla başladı. İtirafı yapanın kim olduğunu, Çağrı'dan önce bulabilecek misin...
14.7K 1.1K 29
Emre, Anıl'a çocukluğundan beri aşıktır. Yıllar sonra Anıl'ın yaşadığı şehre tekrar döner.
Wattpad App - Unlock exclusive features