I love you, Bestfriend. (Türk...

By slytherinlikiz

15.2K 703 34

I love you, Bestfriend hikayesinin çevirisidir. Çeviri hiç bir şekilde kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve yayımlan... More

1.Bölüm
2.Bölüm
3.Bölüm
4.Bölüm
5.Bölüm
6.Bölüm
7.Bölüm
8.Bölüm
9.Bölüm
10.Bölüm
11.Bölüm
12.Bölüm
13.Bölüm
15.Bölüm
16.Bölüm
Çevirmen Notu
17.Bölüm (Part 1)
17.Bölüm (Part 2)
18.Bölüm
19.Bölüm
20.Bölüm
21.Bölüm
22.Bölüm
23.Bölüm
24.Bölüm
25.Bölüm (Part 1)
25.Bölüm (Part 2)
26.Bölüm (Part 1)
26.Bölüm (Part 2)
Yazar Notu (Karakterler Hakkında Bilgi)
27.Bölüm (Part 1)
27.Bölüm (Part 2)
28. Bölüm
29.Bölüm
30.Bölüm (Part 1)
30.Bölüm (Part 2)
31.Bölüm (Part 1)
31.Bölüm (Part 2)
32.Bölüm (Part 1)
32.Bölüm (Part 2)
33.Bölüm
34.Bölüm
35.Bölüm
DUYURU
Sürpriz !
Duyuru 2

14.Bölüm

344 21 1
By slytherinlikiz

Telif hakları yazara aittir.

Yazar: drishtaayyy

"Lütfen, lütfen, bırak beni, dur." Yalvarıyordum, gözyaşlarım suratımdan aşağı şelale gibi akıyordu.

"Ama bebeğim daha başlamadık bile." 

"Lütfen bırak gideyim."

"Önce bitirmemize izin ver sonrasında gidebilirsin."

"Lütfen." diye fısıldadım.

Enerjimi sonuna kadar tüketmiştim, şuanda elimden hiçbir şey gelmiyordu, orada durmak ve ağlamak dışında.

Henüz içime girmemişti. 

Beni alıştırmaya çalışıyordu.

Hala bir şansım vardı.

Bir şans...

B-bu ayak sesleri miydi ?

İ-imkansız ...

Bağırabildiğim kadar yüksek sesle bağırdım. "YARDIM EDİN YARDIM EDİN YARDIM EDİN YARDIM EDİN YARD-"

Ve ağzım tekrar kapandı.

Sessizlik içinde 2 dakika boyunca bekledim, etrafa bakındım. Belki de birileri 4'te sabah yürüyüşü yapmaya karar vermiştir ? Umarım öyle bir şey olur.

İnsanların yüksek beklentileri ve hayalleri olunca genelde onlardan biri gerçekleşirdi.

Benim umutlarım Eyfel Kulesi kadar büyüktü hatta ondan daha da büyüktü. Kurtarılmaya dair umutlar, güvende olmamla ilgili umutlar, bekaretimi korumama dair umutlar. Umutlar. Küçük bir dünyada bunlar büyük şeyler ifade ediyordu.

Yanağımdan bir yanma hissi geçti, sonrasında birinin bana tokat attığını anladım.

Tokat attılar.

Bana.

Ne bok oluyordu ?

Gözlerimdeki öfke pırıltılarıyla çocuğa baktım.

Ama tokat atan o değildi.

"Ah demek küçük kedi sinirli ? Güzel. Bütün bunları hak ettin sürtük. Eğer bir cesaret dalgası gelip de tekrar bağırmaya kalkarsan boğazını keserim." 

 Boğazımda uzun bir bıçak hissettim.

Bıçağı gördükten sonra titremeye başladım.

Bıçağın soğukluğunu çıplak tenimde hissediyordum.

Bıçağı boğazımdaki yaraya değdirdi, zinciri koparması sonucu oluşan yaraya.

Hiç kimse bana tokat atamazdı.

Hiç kimse.

Güçlü ve hızlı bir şekilde onu ittim, şaşırmışlardı. Gerizekalılar kollarımdan ve karnımdan yakalamaya çalıştılar. Önümdeki adam dengesini kaybetti ve düştü. Çıkışa doğru koştum, çok yakındı, daha doğrusu uzaktan öyle görünüyordu.

Kollarımdan çekildim ve kafamı duvara çarptım. 

Kafamdan kan akmaya başlamıştı, kırmızı sıvı görmemi engelliyordu, çoktan her yer bulanıklaşmıştı bile. Beyin sarsıntısı ya da o tarz bir şey geçiriyor olabilirdim. Alnımın tamamında kan vardı. Çoktan tükenmiştim bile, bütün dengemi dizlerime verdim.

Hızlı bir şekilde döndürüldüm.

"Fahişe, bunu ödeyeceksin."

Birisi ellerimi yakaladı ve duvara yapıştırdı, bıçağı aldı ve aniden hızlı bir şekilde bileğimi kesti.

Yere kan damlamaya başladı.

Ben ne yapmıştım ?

Kahkalarını kulağımın dibinde patlatmışlardı.

Kestiği elimde acı inanılmaz derece artıyordu, acı beni dizlerimin üzerine düşürecek kadar kötüydü. 

"Bu sefer pes ettin galiba, ha ?"

Saçlarımdan arkaya doğru çektiler ve defalarca tokat attılar. Acı gittikçe büyüyordu, artık dayanılmaz bir hale gelmişti.

Bir tanesi şortumun düğmelerini açmaya başladı, çıkartıp yan tarafa doğru attı.

"Senin yerinde olsaydım bunu yapmazdım." diye alışılmışın dışında bir ses bağırdı.

Aman Tanrım.

Tanrım lütfen bunun rüya olmadığını söyle, lütfen lütfen gerçek olsun.

Elinde bir şey vardı, büyük ve sopa gibi bir şeydi. Bir tanesinin kafasına doğru salladı, daha sonra diğerine ama tam en sonuncusuna vuracakken, arkasından sokuldu ve kafasına vurdu.

Diğer ikisi yere düşmüşlerdi ve kafalarından çok fazla kan akıyordu.

Ayakta duran şahıs adamın karnına hızlı bir şekilde tekme atıyordu. Ardından adam kan öksürdü, siktir.

Biliyorum fazla yardım edemezdim ama bir şeyler yapmam lazımdı. Tam o sırada bıçağın yere düştüğünü hatırladım ve onu aramaya başladım.

Onun kalktığını gördüm, adama yumruk attı.

Bunun nasıl sonlanacağını biliyordum; onun ölmesiyle !  Vuruşları şiddetliydi. Çoktan her tarafı kan içerisinde kalmıştı. Dudakları şişmiş ve patlamıştı, sol yanağı da aynı şekildeydi. Ama adil olmak gerekirse, hepsi birbirinden kötü durumdaydı. Koyu mavi gözleri vardı, onun da birkaç yerinde kan vardı.

Elim soğuk metal bir şeye değdiğinde dikkatimi ona verdim.

Bıçaktı.

Ayağa kalktım, bıçak elimdeydi.

Adama doğru yürümeye başladım. Sıkıca tutuyordum. Ne yaptığımdan tam olarak emin değildim ama denemeliydim.

Durmadım.

Adama ulaşmak üzereyken, birisi yerde yatıyordu. Bacağımdan çekti. Göt ! Çenesine sert bir yumruk savurdum ve sürünerek uzaklaştım.

Adam sürekli ona yumruk atıyordu. 

Ya şimdi ya hiç Anna.

Ya şimdi ya hiç.

Ama yapamam.

Nasıl ?

Bilmiyorum.

Sadece

Bıçağı nasıl birinin bedenine saplayabilirim ki ?

Hemde arkasından.

Bu adil değil.

Ah peki ya adam sana yaparsa ?

Hayır.

O zaman yap.

Kahretsin, bunu yapmayı kesmeliydim; kendi kendime konuşmayı.

Evet ama daha sonra, şimdi bıçağı saplamalısın !

Tam arkamı dönmüş gidiyorken bir anda her şey aklıma üşüştü.

Tokat.

Tekmeler.

Bileğimi kesmeleri.

Dalga geçmeleri.

Dokunmaları.

Onlar bunu hak etmişlerdi.

Öfke bir anda bedenimi tekrar sardı. İkinci kez düşünmeden bıçağı adama sapladım. Çığlık attı ve yüzüstü yere düştü.

"Anna, Anna, sen iyi misin ?"

Kafamı salladım, konuşamıyordum.

"911'i aradım. Birazdan burada olurlar. Aman Tanrım, çok çok özür dilerim. S-seni bırakmamalıydım, kahretsin Anna. Çok özür dilerim. Önce seni evine bırakmalıydım."

"Ö-önemli d-değil."

"Bebeğim, özür dilerim. Tanrım, al kazağımı giy."

Kazağını çıkardı ve bana giydirdi. Şimdi daha iyi hissediyordum.

"Hastaneye gideceğiz tamam mı ? Sarsıntı geçiriyor olabilirsin."

Tekrar kafamı salladım.

"Diana, lütfen, konuş benle."

Kafamı salladım.

"Sen burada çok cesurca hareketler yaptın Anna, harikaydın, yanlış hiçbir şey yapmadın tamam mı ?"

Kafamı salladım.

"Geçti.Artık güvendesin, geçti."

Kollarını güven verircesine sarmıştı. Onunla birlikteyken her zaman kendimi güvende hissediyordum. Her zaman.

Ne kadar o şekilde kaldık bilmiyorum ama bana sonsuzluk gibi gelen bir süre sonunda ambulans geldi.

Ağlamamı durduramıyordum, evet belki orada çok cesurca davranmış olabilirdim ama içten içe paramparça olmuştum. Evet tecavüze uğramamıştım. Ama bu beni daha iyi hissettirmiyordu. Çünkü tacize uğramıştım ! Ve, ve bunun için hiçbir şey yapamamıştım. Her gözümü kapattığımda ellerinin vücudumda gezdiği gözümün önüne geliyor. Kahkalarını duyuyorum. Acıyı hissediyorum.

Her gözümü kapattığımda.

"Anna bunu sana kim yaptı ?" Sesi öfke doluydu.

"B-ben k-kaçmaya ç-çalıştığımda o-onlar b-bileğimi k-k-kestiler." diye fısıldadım.

"Aman Tanrım. Gel buraya." Beni kendine daha da yakınlaştırdı.

"Onları öldüreceğim."

------------------------------------------------------------------------------

Bunu okuyun, çok önemli.

Merhaba millet. Benden daha hızlı yazmamı istediniz ve işte yeni bölüm geldi !

Eğer biraz düşünürseniz onu kimin kurtardığını bulacaksınız. MUHAHAHAHAHAHAHA

Bu benden daha hızlı yazmamı istediğiniz için ceza ;) Benden nefret etmeyin.

Aşağıya bir yorum bırakın. Sizce onu kim kurtardı ?

Jeremy mi Ashton mı ?

Kendimden emin değilim, en çok kimin adı yazılacağını görelim !

Yani Diana'yı kimin kurtardığına siz karar vereceksiniz :)

drishtaayyy

 

*Ben oyumu Jeremy'den yana kullanıyorum :D -slytherinlikiz

Continue Reading

You'll Also Like

396K 20.3K 51
17 yıllık hayatının yalan olduğunu öğrenen Mehir kendini tanımadığı bir çok yüzün içinde bulur. Geçmişi hiç iyi olmadığı gibi yeni ailesinde abileri...
85.7K 5.3K 30
İdil Duru onu aldatan eski sevgilisinden hesap sormak için ona yazar ama numara yanlıştır ve İdil okulun kekosuna yazmıştır İdil: sadece bir açıklama...
381K 23.1K 39
İtalya'ya dil geliştirmek ve ünlü moda tasarım şirketiyle çalışmak için giden İzge, havaalanında talihsiz bir olay yaşar. Tüm gerekli evraklarının ol...
314K 17.2K 34
"Rüzgar onu alıp götürdü,Karadeniz'in hırçın dalgaları onun adını haykırdı." "Eylül... Adı sonbahardı.Yıllar sonra rüzgar onu gerçeğine,ailesine geri...
Wattpad App - Unlock exclusive features