Survivor

By f-cksociety

18K 713 219

"Biraz eğlence için kendimi satarım." * "Hepiniz söz verin. Öyle gücüm kalmadı diye bırakmak yok." "Söz." "Sö... More

0.1
0.2
0.3
0.4
0.5
0.6
0.7
0.8
0.9
1.0
1.1
1.2
1.3
1.4
1.5
1.7
1.8
1.9
2.0
2.1
2.2
2.3
FİNAL
Özel Bölüm

1.6

469 21 1
By f-cksociety



Yine bir konsey, yine sıkıcı konuşmalar ve yine vaktini bandanayla oynayarak geçirmeye çalışan bir gerizekalı. Yanımda en büyük hobisi bacağındaki yaraları soymak olan Nisa bacağındaki yaraları soyuyor. Önümdeyse psikopat Cemo gerçekten de tüm konuşmaları dikkatle dinliyor.

Bir konseyde başıma gelecek en sıkıcı şey ise gerçekten insanların isim yazmasını beklemek olabilir. Sıra bana geldiğinde bandanamı sallayarak yürümeye başladım.

"Baltalar elimizde, uzun ip belimizde. Biz gideriz ormana hey ormana." Kağıdı önüme alıp isim yazmaya başladım. "Biz gideriz ormana hey ormana."

Altına bir de balta çizdim ve gülerek kağıdımı kaldırıp yazdığım ismi gösterdim.

"Konsey öncesi tüm takım toplandık ve halk kahramanı, kötülerin düşmanı iyilerin dostu, kendi uydurduğu onlarca aptal sıfata sahip Yasin dedi ki beni yazın. Çünkü Yasin'imiz takım için sürekli emek vermeden duramıyor. Hobi olmuş."

Sanırım kağıdı tüm konuşmam bittikten sonra kaldıracaktım çünkü kolum uyuştu.

"Ama ben bunu kabul etmedim. Ben kendim düşünüp kendi istediğim adayı yazmalıydım ve Yasin'i yazdım."

Gülerek kağıdı bükmeye başladım. "Madem işler kızışıyor benim de strateji yapmam gerekiyor artık. Bu konseyde aday olacağımı biliyorum. Nisa ve Cemal Can'ın da Yasin'i yazacaklarını düşünürsek konseyde 2 adayın çıkması demek yarın oyunu kazansak bile sms dereceleri hariç tüm erkeklerin aday olması demek. Hep bahsettiğimiz o takım olma fiilini işte şimdi yaşayacağız."

Göz kırpıp oyumu kutuya attım ve yerime geçtim.

Tahmin ettiğim gibi 3 Anıl, 3 Yasin ve 1 Ardahan çıktığında gülümsedim.

İşte takım olmak bu demek. Yerseniz.

Söz bana verildiğinde gülerek konuşmaya başladım. "Bugün üçte üç yaptığımı hatırlatmak için 3 kişi adımı yazdı sanırım. Çok teşekkür ederim ama benim de hatırlatmak istediğim bir şey var. Biz bir takımız arkadaşlar."

Kudurtucu modumu açtığıma göre bu saatten sonra kimse benim enerjimi düşüremez. Çirkinleşmek için yaratılmışım.

Yasin elini kaldırdığında ona baktım. Az sakin birader vallaha sana da söz verilecek.

"Anıl ne kadar sinsi olduğunu gösterdi. Ben adada beni yazmalarını rica ettim ama o bencilliği seçti."

"Yasin o baltalı olan kağıt benim ha. Ben seni yazdım merak etme Süper Man."

Nisa yanımda gülmeye başladığında ben de sırıttım.
Evrim elini kaldırıp söz istediğinde merakla ona baktım. Bu konuda alakası ne, ne anlatacak yine çok merak ediyorum.

"Ben gerçekten şiştim şiştim burama kadar geldi. Ciddi bir konseydeyiz hala arkamda gülüyor, Nisa'sıyla gülüşüyor. Kendisi adada gördüğü yılana bile mavi boncuk dağıtıyor."

Yok, yılanlardan kaçıyorum.

"Ben kendisinin samimiyetine inanmıyorum. Oyun alanında çok enerji, çok güzel ama adaya bir geliyoruz belirlediği insanlarla konuşuyor sadece. Bizim toplasan Anıl'la 10 dakika konuşmuşluğumuz yoktur adada. Bir gün oturdum tüm gün onu izledim."

Hayatımın bu kadar merak uyandırdığını bilmiyordum.

"Gerçekten inanılmaz garip bir insan."

Elimi kaldırdığımda Acun abi söz verdi.

"Bana ve hayatıma gösterdiğin ilgi için teşekkür ediyorum. Umarım beni izlediğin o bir gün boyunca seni sıkmamışımdır. Gerçi belirlediğim insanlarla ettiğim sohbetlerde ben yeterince eğleniyorum. Çünkü senin belirlemek olarak algıladığın şeye biz kendi içimizde arkadaşlık diyoruz. Bir de her şeyi geçtim benim anlamadığım bir şey var. Benim başka hiçbir problemim yok da aday olmamdaki tek sebep seninle adada konuşmamam mı? Çok küçük düşürücü hareketler bunlar."

Eğer ciddi bir ortamda olmasaydık Nisa'dan öğrettiğim mükemmel repliklerden birisini söylemesini isterdim.

"Adam pisliğin teki çıktı Rıza baba."

Ama güzelim ciddi bir ortamdayız.

*

"Ku vak vak vak. Ku vak vak vak. Kuyruğun nerede? Kuyruğum yok, kuyruğum yok yüzerim derede."

Tuvaletimi yapıp ormanın içinden yürüyerek giderken görmeyi isteyeceğim son şey tek başına coconat yiyen bir Barış'tı.

"Yemin ediyorum adadaki coconat rezervleri senin yüzünden dibi gördü oğlum. Bende diyorum kaç gündür neden barakamız iyice hayvanat bahçesine döndü diye. Meğer hayvanlara yiyecek yemek bırakmamışsın."

Arkasını dönüp el hareketi çektiğinde gülerek yanına oturdum.

"Bana da böl."

"Kimseye söylemezsen veririm."

"Olum adada coconat kalmadı muhtemelen ben söylemesem bile hepsini senin yediğini anlayacaklar. Hadi ver biraz."

Uzattığı coconatı aldım.

"Boş yapmak ve abartmak kesinlikle hayat çizgin."

Gülümsedim. "Biraz daha fazla eğlence için kendimi satarım. Hiç umrumda bile olmaz."

"Olum dün kavga ettin daha milletle ne bu enerji?"

Kaşlarımı çattım konuşmak için coconatı yutmayı beklerken.

"Asıl kendine bak. Güneşe bakarken girdiğin o saçma surat haricinde ben hiç senin gülerken dişlerini göremedim."

"Bak yine abartıyorsun."

İyi de hala gülmüyor.

"Bir kere gülsene." Yüzüme baktı ciddi misin dercesine. "Ben de sağlam gerizekalıyım. Mantıklı bir şey için gülmeyen adamı 'bi gülsene' diye güldürmeye çalışıyorum."

Gülümsediğinde coconatı ısırdığım için çok hazırlıksız yakalanmıştım.

"Ayrıca sen gülüyorsun da ne bok oluyor. Dün yemediğim laf kalmadı."

Omuz silktim. "Onların sorunu, ben gayet eğlendim."

"Bir şey yapmayacak mısın?"

"Elimde Evrim'i adadan gönderecek sihirli bir değnek yok. Yetmezmiş gibi kız kaç haftadır dokunulmaz. Yani sen diskalifiye olmadığın sürece yapabileceğim bir şey yok."

Elimdeki coconat bittiğinde elimi uzattım. Gönülsüz bir şekilde yenisini verdiğinde umursamadan yemeye devam ettim.

"Zaten tüm erkekler aday olduk. Bu hafta da bizden birisi gitmezse artık şeytan tüyü var diyeceğim."

"Barış var ya tek dileğim var o da artık bizden birisi de gitsin de Evrim tutuşmaya başlasın."

Barış gülümsedi. "Dert ettiğimden değil de nasıl bana filan laf etmeye başladı. Valla çok tuhaf."

Ayağa kalktım. "Kartlarımızı sonra oynarız. Benim cadımı bulmam gerekiyor. Coconat için sağ ol."

Ormanın içinde biraz daha ilerledikten sonra tek başına oturan Nisa'nın yanına gittim.

"Pazara gidelim. Bir cadı alalım. Pazar gidip bir cadı alıp napalım?" Gülerek yanağını öptüm. "Ne yapıyorsun tek başına?"

"Yalnızlığın tadını çıkarıyorum."

Kaşımı kaldırdım. "Bensiz ha?"

"Seninle olduğunda yalnızlık olmuyor."

"Farkındayım ama umrumda değil." Yanına oturdum. "Bu yalnız cadının Cemal'i neredeymiş?"

"Röportaj vermeye gitti. Sen neredeydin?"

"Sanatçı kimliğimle doğadan ilham almaya çalışıyordum." Gözlerini kıstı. "Bu aralar fazla tuvaletim geliyor."

Kahkaha attı. İnsanın tuvaletinin gelmesi bu kadar komik değil.

"Her seferinde gelirken gördüğün bütün yaşayan organizmaları incelediğin için de ortalıkta görünmüyorsun."

Adada yapacak daha mantıklı bir şey yok bence.

"Acaba bu yeni hobiyi edinme sebebim sevgilimin kıçı kırık bir avokadoya sarılıp gün boyu uyuması olabilir mi?"

"Öncelikle avokado hakkında düzgün konuş. Hem bence sevgilinin yanında olan Cemal'den kaçmak istediğin için." O da geçerli bir sebep. "Aranızda bilmediğim bir şey mi oldu?"

Aslında aramızda bir şey olmadı. Sadece benim 2 günlük yaşadığım depresyonda yanımda olmaması sinirimi bozdu. Asıl sorun yanımda olmayıp gün boyu Yasin ve Evrim'le zaman geçirebiliyor olması.

"Senin yüzünden kavga ettik."

"Ne?"

"Dedim ki yetti artık Cemal, sarılıp öpme şu kızı. Biz de erkek adamız yani bir gururumuz var."

Oflayarak yüzümü mıncıklamaya başladı. "Sorun var mı yok mu?"

"Çok daha büyük sorunlarla karşılaştım Nisa buraya gelirken."

"Çok merak ediyorum ne oldu?"

Barış'a söylemeyeceğimin sözünü vermedim sonuçta. Lafı çevirdim o da söz verdirmeyi unuttu.

"Barış ormandaki tüm coconatları yiyor."



.

Continue Reading

You'll Also Like

372K 18.3K 42
Türk Mafya Lideri Harun Cihan Aktan ile, Türkiye Cumhuriyeti Savcısı Firuze Aldinç... Bir aile meselesi ile yolları kesişen bu iki insanın hikayesi, ...
3.3M 234K 61
"Ulan, diyor insan ister istemez. Bu kadar küçük bir şey de yaşıyor, konuşuyor. Hatta iç organları da var." Arşın yıllarca kardeşinden dinlediği Yüsr...
657K 17.1K 9
"Eğer peşinden gelirsem geri dönemeyeceğimi söylemiştin bana," dediğinde sesi titriyordu. "O gün seni dinlemeliydim."
83.2K 4K 32
17 yaşında hamile kalan Çiğdem Zerda Bozan hamileliğinin bilinmemesi için Bozan aşiretinin ağası olan babası tarafından Fransaya halasının yanına gön...
Wattpad App - Unlock exclusive features