Sene 3019

By madammber

2.2K 275 2.7K

Sene 3019. Covid-19 isimli yeni tip virüs tüm dünyanın yok olmasında ki başlangıcı yapmıştı. Sadece son altı... More

Acil Durum
Perla'nın Gizemi
Güven Testi
Simülasyon
Evrenistlerin Ordusu
Kırılma Noktası
Sürpriz Gelişme
Kaptan
Samida'nın Pişmanlığı
Kelimeler
GRİ
Seviyor Musun?
Toplantı Zamanı
Beyin
Kurtarma Oyunu
Kıskanç
Kırmızı Harfler
Kalbimde ki Biri
Kura
Seni Seviyorum
Rüya
Oyun İçinde Oyun
Yeni İpucu
Kaybetme Korkusu
Tehlike
Tuhaf Durumlar
Dünya'ya Yolculuk
Sakin Ol
Zihinde ki Boşluk
Karmakarışık
Donuk
Engel Ol
Uçan Robot
Zihin Oyunu
Gerçeklere Ramak Kala
Geçmişle Yüzyüze
Ölüm Gerçeği
Doğru Sorular
Veda
Sene
3019
Emre'nin Kimliği

Şila'nın Kararı

73 11 10
By madammber


'Dünyaya sana ait bir ses, bir renk, bir ezgi, bir eda, bir duruş, bir cümle bırak.
Dünyaya sana ait bir yenilgi bırak.'

KS.

"Anlıyor musun?" dedi Samida. Bir yandan gözyaşlarını akıtıyor bir yandan bana ailesine olan özlemini anlatıyordu. "Dünya ile ilgili tüm saçmalıkları kabul edecek kadar özledim onları. Keşke hiç buraya gelmeseydik, en azından öleceksek bile onların yanında ölürdük."

"Yeter Samida," dedim dayanamayarak. "Çıkar şunu aklından. Kimsenin öldüğü yok."

"Nereden biliyorsun?" dedi ağlamaktan kızarmış gözleri ile bana bakarken. Yutkundum.

"Bilmiyorum," derken başımı ellerimin arasına aldım. "Ama senin kadar karamsar olmak istemiyorum."

Histerik bir gülüş belirdi dudaklarında. "Karamsar mı? Sabahtır verileri okuyup duruyorum kafayı yiyeceğim. Beş ayda bu kadar ölüm çok fazla Şila! Nasıl karamsar olmayayayım?"

"Türkiye'de ölüm oranı çoğu büyük ülkeden daha az. En azından.."

"Tabi canım, 33 bin insan.. çok az öyle değil mi?"

Nefesim tükenmişti artık. Ona moral olmak için kendimi harap ediyordum ama içim acıyordu.. Az değildi elbette. İtalya da 62.120 kişi ölmüştü. En azından oraya oranla ülkemiz daha iyi durumdaydı. Başımı iki yana sallarken cevap vermekten vazgeçtim. Okuldan geldiğimizden beri evin içinde yas halindeydik.

"Ya onlardan birisi bizim ailemizden birisi ise?" derken sesi titredi. Bakışlarım bal gözlerini buldu. Bir iki yaş daha süzüldü gözlerinden. Oturduğu koltuğun önünde diz çöktüm ve ellerimi dizlerine koydum. Gözlerinin içine baktım. Üzülmesine dayanamıyordum, canımdan bir parçaydı. Kardeşlerimden daha başkaydı.

"Hayır, öyle bir şey yok Samida. Onlara bir şey olmadı, olmayacak.." dedim sessizce. Daha fazla ağlarsa dayanamayacak ben de ağlayacaktım. Ama birimizin güçlü olması gerekiyordu, birimizin toplaması, onarması gerekiyordu. Onun için bunu seve seve yapardım.

"Nasıl?" dedi. "Onlarla konuşma imkanımız bile yok oldu."

İstemsizce göz devirdim. "Sanki çok konuşuyorduk da.."
Üç ayda bir herkese konuşma hakkı tanınırdı. Belirli sürede olmak şartıyla görüntülü sohbet ederdik ilk zamanlar. Ama son dönemlerde Dünya görüntülü konuşmayı yasaklamış, sadece bir kişi ile sesli konuşma hakkı tanımıştı. Samida annesiyle görüşürdü hep ve ben.. hiçkimseyle.

"Keşke daha çok görüşseydim," dedi. Ellerimi dizlerinden çekerek bitkin bir şekilde yüzüne baktım. "İki defadır görüşememiştim zaten Şila, bu ne demek? Altı ay! Altı.."

"Demek ki bu yüzden görüşmeleri bir şekilde erteleyip durdular," diye mırıldandım.

"Ne haldeler acaba!" diye ümitsizce konuştu. Sonra birden dizlerini koltuktan aşağı sarkıtıp bana doğru yaklaştı. "Onları gizliden arayabiliriz, bir yolunu bulabiriz Şila," dedi. Sessiz ol dercesine parmağımı dudağıma götürdüm. Şirin bu evde olan anarmol durumları yönetmeliğe iletiyordu.

"Saçmalama," dedim. "Bunu nasıl yapalım?" Aslında kafamda çoktan tilkiler dönmeye başlamıştı.

Gözyaşlarını silip yanıma oturdu. "Niye yapamayalım Şila," diye fısıldadı. "Sen Teknoloji Tasarım öğrencisi değil misin? Evrende ki hangi teknolojik alet edevat varsa biliyorsun kullanmayı. Ya sen istesen şuan Şirin'i devre dışı bırakıp evi güney yerleşkesine bile uçurabilirsin. Kimsenin ruhu duymaz.."

"Evet ama," derken alt dudağımı ısırdım.

"Aması yok Şila, ne olursa olsun onlar bizim ailemiz. Son kez görüşmeyelim mi yani! Onlar için bari bunu yapalım."

Onlar için daha fazlasını da yapabilirsin Şila.

Aklıma gelen şeyle saate baktım. Dokuza çeyrek vardı. Yarım saat. Sadece yarım saat kalmıştı. Perla'nın beni çağırdığı yere gitmek ve gitmemek arasında depelenip durmuştum. Şimdi o kararı vermenin vaktiydi. Evet, ailem beni yalnız bırakmıştı. Düşünce yapımın dünyaya zıt gelmesi onları kahretmişti. Onlar nasıl benden vazgeçgiyse ben de onlardan vazgeçmiştim. Ama Samida haklıydı. Ne olursa olsun onlar benim ailemdi.

"Haklısın," diye fısıldadım. Hızla toparlanarak oturduğum yerden kalktım. "Onları arayacak mıyız?" diye sordu heyecanla.

"Hayır," dedim. "Onlar için daha fazlasını yapacağız."

Kaşlarını çatarak o da ayağa kalktı. "Nasıl yani?"

"Onlar için savaşacağız Samida," dedikten sonra hızla kıyafetimi değiştirmek için odama ilerledim. Samida şok olmuş bir şekilde peşimden geliyordu.

"O da ne demek?" dedi. Kıyafet odamın içine girdiğimde ekrandan istediğim kıyafeti seçtim. Bir kaç saniye sonra Şirin kabinde kıyafetlerin hazır olduğunu söyledi. "Savaşmak mı? Biz bu halimizle Evrene karşı mı savaşacağız?"

Üstümü giyinirken güldüm. "Evet, savaşacağız." derken Perla'yı anımsamıştım. Bana bu savaşta rolüm olabileceğini iyi ki söylemişti.

"Sen delirmişsin," dedi Samida bağırarak. Sonra oflayarak sesini kıstı. "Ya ben sadece ailemizle görüşelim dedim, savaşmak nereden çıktı Şila, kafayı mı yedin sen!"

Kabinden çıkıp aynaya baktığımda hazırdım. Siyah deri ceket, siyah deri tayt ve postal botlarım ile tam bu geceye göre bir kız olmuştum. Belime kadar uzanan kıvırcık saçlarımı düzeltirken aynadan Samida'ya baktım. "Delirmedim, aksine aklım başıma geldi. Şimdi sadece on dakikan var Samida. Ya benimle gel ve bu savaşta ailenin yanında ol. Ya da burda oturup ağlamaya devam et.."

Nereye gittiğimi ben bile bilmiyorken onu bu ucu belirsiz girdapa çekmem ne kadar doğruydu ki!
Oflayarak ona döndüm.
"Ya da hepsini boşver. Sen burada kalıyorsun. Ben gidip ne olduğunu öğreniyorum ondan sonra belki.."

"Bana şunu doğru düzgün anlat Şila," diye bağırdı. "Neler oluyor?"

Saate baktım, sadece 22 dakika kalmıştı. "Vaktim yok. Perla beni Evrenistlere karşı savaşa davet etti. Ve dokuz çeyrekte onların arasında olmalıyım," dedim.

Çantamın içine gerekli şeyleri doldururken Samida, "Ne oldu, ne oldu?" dedi. Elleriyle başını sıktıktan sonra önüme geçti. "Onlar kim Şila? Savaşa davet etti ne demek? Dünyada ki Face mi bu? Oyuna davet eder gibi savaşa davet etmek nedir!"

Gözlerimi devirdim. Cevap vermek yerine cebimde ki çipin kodlarını belleğime geçirerek ekranda rota belirledim. "Ayrıca sen ne zamandır Perla ile görüşüyorsun? Ve bundan benim niye haberim yok!"

"Yok artık," derken kaşlarım havalandı. "Bu durumda bile mi?"

Omuz silkerek, "Cevap ver," dedi. "Hepsine cevap ver yoksa gidemezsin."

"Gelince hepsinin cevabını verecegim," diyerek asansöre ilerledim. Samida arkamdan sessizce odasına yöneldiğinde ısrar etmediği için şaşırdım. Benim bildiğim Samida ağzımdan laf almadan beni bırakmazdı. Ama neyse ki bir ilk olmuştu, hem de tam zamanında. Asansörüme binerek terasa çıktım. Son kez ekranda ki işlemlerimi kontrol ederek sırtımda beliren küçük metal kanatlar ile havada süzülmeye başladım. Yer çekimi olmayan bir gezegende yaşıyor olmak insanı mutlu ediyordu. Uçmayı seviyordum..

Biraz uzaklaşmıştım ki arkamdan gelen ses anında durmama neden oldu. Arkama baktığımda hızla yanıma uçan Samida'yı gördüm. Oflayarak bakışlarımı havaya kaldırdım, ısrar etmeyeceğine gerçekten inanmış mıydım ben!
Yanıma gelip gülümsedi. "Kambersiz düğün olmaz,"dedi.

"Samida bak orada ne ile karşılarım hiç bilmiyorum, sen beni evde bekle lütfen."

"Tam da bu yüzden seninle geleceğim Şila. Ne olduğunu bilmediğin bir yere seni tek göndereceğimi düşünmen hata!" dedikten sonra biraz ilerledi. "Anca beraber kanca beraber kuzim, hadi gidelim ve ne yapmamız gerekiyorsa yapalım."

"Bu işin sonunda herşey olabilir Samida. Yenilebiliriz ve.."
Ölümü dile getirmek kolay değildi benim için. Gözlerimi etrafta gezdirdim..

"Yenilelim," dedi. "Hiç bir şey yapamamaktansa, savaşıp yenilelim. Bu da muhteşem bir yenilgi hikayesi olsun. Yenilene kadar savaşanların hikayesi."

Karantina günlüklerinden selamlar..

En kısa zamanda herşeyin normale dönmesi ümidi ile..

28.03

Continue Reading

You'll Also Like

294K 5K 5
Ormandaki Avcı, 2023 yılından beri yazılmakta olan fantastik kurgudur. Bölümler düzenlenmekte. Yorumlarda spoiler olabilir!!! Elf & Vampir Hedefi yal...
63.5K 4.9K 29
Gözlerini açtığında yazdığı kötü karakterin bedeninde uyanan Esra büyük bir şok içerisindedir ve ne yapacağını bilemez. Bildiği tek şey hayatta kalma...
5.7M 393K 84
Başka bir evrende hamile olarak uyanan Rozelin'in hikayesi...✨️
121K 7.7K 23
Nadir kedi türlerinden biri olan pars, bir insan bedeni ile bütünleşmişti. Pars Bera Sarkan.. Yarı insan yarı pars. Koyu kahverenginde yırtıcı gözle...
Wattpad App - Unlock exclusive features