IN LA KESH

By _sekerpancari_

140K 1.1K 154

İzlediğim bir film de "Dikkat edilmesi gereken ve cesaretli olunması gereken zaman vardır ve mantıklı bir kiş... More

İlk Nefes
BAŞLANGIÇ
Her maktül masum değildir .
Kızgınlığım , arzularıma.
geçmişin acı yüzü
Üstümüzdeki ölü toprağı
Aşkta günaha yer yoktur
Sevişmeden uyumayalım.(+18)
Karanlığı bilmeyen aydınlığa özlem duyamaz.
Hayatın planı ,dönüm noktaları ...
Bodoslama dalınan hayat
Ait olduğun yeri bulmak için,bazen kaybolman gerekir.
Marsların Tutkulu Dansı
Mevzu , tutku .
ARZULARDI BİZİ KUŞATAN +18
Korku
Sen eve gelene kadar
Finale son 1
DUYURU
FİNAL

Öptüğün dudaklarım değil , ruhumdu.

5.6K 44 1
By _sekerpancari_

ARDA GEL ARTIK LAN !

ARDA'YI İSTİYORUM ARTIK HİKAYEDE . ARDA KAM HİYIR...


TOLGA:

"Of !" diye inlediğinde endişe ile kalktım . Bir eli ile kalçasını bir eli ile belini tutuyordu . Akşam çok fazla sevişmiş artık 3. boşalmadan sonra uyuya kalmıştık ve söz verdiğim gibi arkadan da yapmıştık . Tahmin ettiğimden çok hoşuna gitmişti ama şimdi acı çekiyordu .

"İyi misin ? " dedim . Suratıma sahte bir sinir ile bakıyordu .

"İyi gibi mi duruyorum acaba ? " dedi .

"Özür dilerim . Yardım ister misin ? " diye sorduğumda .

"İçim hava ile dolduğu için oldukça gazım varmış gibi hissediyorum . Beraber duş alalım derdim ama sanırım henüz yanında gaz çıkaracak kadar samimi değiliz . " dedi . Kahkaha atmaya başladım . Bu kızın dilinin kemiği yoktu ve acayip hoşuma gidiyordu .

"Benim için sorun değil yani salabilirsin ." dedim kahkaha atarak . Bozulmuş gibi yaptı ve :

"Şu osuruk muhabbetini kapat artık ya . Belim çok ağrıyor . Abim niye böyle yürüyorsun diyince ne desem acaba ? " dedi. Abisinin varlığını hatırlattığı için huzurum kaçmıştı . Bunu fark ettiğinde panikle gülmeye  çalıştı .

"Yani so-"

Telefon çalınca panikle sıçradi ahizeyi kaldırıp :

"ALo ?  Kim dediniz ? Şimdi mi ? Anladım ... Peki ." diyerek kapattı ve :

"Senin şom ağzını sikeseler ." dedi bana . Acı çeker gibi inledim . Ejder beni bu halde kardeşinin yatağında çıplak görürse toplarımı koparıp ağzıma verirdi. Ona karşı suçlu hissettiğim için geri basıyordum  . Şartlar farklı olsaydı şu an Güneş'in koluna girip gerine gerine bu benim sevgilim diyebilirdim .


Eşyalarımı üzerime geçirip acilen kapıdan çıkarken hızlıca dudaklarımdan öptü ve :

"Bir yere ayrılma tamam mı sakın gitme yandın merdivenlerinde bekle onu çok çabuk göndereceğim söz!" dedi heyecanla .

Oflayarak yangın merdivenlerine ilerledim . Kemerimi sıkıp merdivene çöktüm telefonum titredi  . Mesaj büyük patrondandı :

"xxxxxx adresi . Çocuğun evi bu , dikkat et Asena denen kız da o evde yaşıyor . "

Adres Ankara'daydı . Sıkıntı ile ofladım . Asena kardeşlerinden bahsederken hep sevgi doluydu . Özellikle Arda denen çocuktan bahsederken oyy uyy ayy diye sesler çıkarıyor . Ablası yesin onu , ısırsın falan diyordu . Düşüncelerimle kahkaha attım . Böyle sevilen bir çocuğun nasıl narin ve zayıf olduğunu düşündüm . İntikam Güneş için hiç zor olmayacaktı anlaşılan ...


Yaklaşık 20 dakika sonra Güneş mesaj atmıştı ve eve girmiştim .

"Abin niye gelmiş ? " diye sordum . Asık bir suratla .

"Sanane . " dedi . Kaşlarımı çattım . Bir sorun vardı . Ona yaklaşıp yanına oturdum önce suratına baktım gözleri kızarıktı ağlamıştı .

"Sorun ne ? " diye sordum .

"Sanane lan ! " diye bağırdı . " Ailevi bir mesele seni ilgilendirmez ." Bütün bedenim buz kesmişti . Beni hayatının neresine koymuştu bilmiyordum ama ben bir kadın için terkedildiğimde bile böyle aşağılanmamıştım .

"Anladım ." dedim . Tam kalkıyordum ki kolumu tuttu . Onu itip itmemek arasında tereddütte kaldım  ,

"Annem ..." dedi fısıltı ile ... " Annem abimin evine gitmiş oradaymış . ..Ben onu görmek istemiyorum .Gitmeyeceğimi söyledim . Özür dilerim seni hep kırıyorum .. Çok özür dilerim ." dedi . Kollarını belime sarmış ve başını göğsüme yaslamıştı . Ona kıyamamam normal miydi ?

"Tamam . " dedim . "Tamam gitmek istemiyorsan gitmezsin . Kimse benim sevgilimi zorla götüremez ."

Yüzüme baktı gözlerindeki saf sevgi iliğimi,kemiğimi kalbimi titretiyordu  .

"Sevgilimi ? " dedi sorar gibi .

"İki kere seviştik falan sonra beni sevdiğini söyledin seni sevdiğimi söyledim ya . E babanla da tanıştım .." Kahkaha attı ;

"Sevgiline kahvaltı ısmarlamak ister misin o zaman ? " diye sordu sonra biraz düşünüp .

"Yada evde yapalım . Evd ebir sürü şey var dışarı çıkmak zorunda değiliz " dedi . Bu ani karar değişiminin nedenini anlayamadım .

"Sen benimle kahvaltıya gitmek istemiyor musun kızım ? Utanıyor musun sen benden !" dedim hafif bozulmuş gibi yaparak . Gözlerini şok olmuş gibi açıp ;

"Senin neyinden utanayım be ! Allah bana bağışlasın çok şukela çocuksun ama ..Şimdi sen çalışmıyorsun ya .." dedi  ve ben kahkaha atmaya başladım . Param olmadığını düşünüyordu . Tamam zengin değildim onun gibi banka hesabım 5 altı haneli değildi ama o kadar da değildi yani .

"Saçmalama Güneş sevgilimi kahvaltıya götürebilirim daha ölmedik ! " dedim . AÇıkçası biraz bozulmuştum .

"Tamam be kızma . Çükün kalkmaz sonra ." dedi gülerek . Kahkaha attım . 1 Saniye . Bu kıza sadece 1 saniye kızgın kalabiliyordum . 


Güzel bir kahvaltı yapmıştık dışarda . Güneşin beni dandik gungik bir yere getireceğini bir çayın 250 tl olduğu bir mekana geleceğimizi zannetmiştim ama yanılmışım . Bildiğin köy kahvaltısına gelmiştik . Güneş o kadar çok yiyordu ki onu takip etmeyi bırakmış kendi yemeğime odaklanmıştım . En sonunda konu açmak istediğini belli edercesine .

"Sohbetine de doyum olmuyor dövmeli . " dedi .

"Seni izliyorum . Daha ne kadar yiyebilirsin diye merak ediyorum ." dedim  . Bana orta parmak gösterdi ve garsonu çağırarak .

"Biraz daha sucuk alabilir miyiz ? Bir de bal ve kaymak rica ediyorum . " dedi .

"Oha Güneş kıtlıktan mı çıktın amk . " dedim .

"Enerji topluyorum işte . Beyimize bir posta yetmiyor anlarsın ya ." dedi göz kırparak . Patronun dediği laf aklıma geldi . 'Bu dünyada kadınlardan daha tehlikeli bir kadın varsa dişiliğinin farkında olan bir kadındır . ' Güneş'in bunun farkında olmadığını söylemişti ama gayet farkındaydı . Bunu görmek için kör olmaya gerek yoktu ve bence o çok tehlikeliydi . Ama ona bu yüzden aşık olmuştum . Farklıydı , tüm kadınlardan farklı bir hali vardı . Ondan vazgeçebilecek yada ona kapılmayacak bir erkek bile olduğunu sanmıyordum .Abisinin de böyle bir havası vardı . Asena'nın ona nasıl kapıldığını anlamak zor olmuyordu . 

"Ne zaman getireceksin o çocuğu ?" diye sordu . Sigara yakarak ileride duran bir kuşu izlemeye başladım . 

"Bir daha düşün derim Güneş . Bunun dönüşü yok . Çocuk daha 18 yaşında ."

"Ben abimin o halini görmek zorunda bırakıldığımda 14 yaşındaydım Tolga !" dedi sert bir şekilde . O kadar anlık ruh hali değişiyordu ki artık yetişemiyordum .

"Abine çok bağlısın Güneş . Bu takıntı sana zarar veriyor farkında değil misin ? "

"Abim benim babam , kardeşim ,abim hatta annem oldu . Bütün ailem tek bir kişiye toplanmışken onu nasıl tek kişilik sevmemi beklersin ? "

Boğazımda bir yumru oldu . HAklıydı lanet olsun ki çok haklıydı .


********************************************


Ayrılmak zor olmuştu .İstanbul'da sadece 4 gün kalmıştım dolu dolu ve çılgınca bir zevkle geçirmiştim bu günlerimi . İlk defa hayatta nefes aldığımı hissetmiştim .Güneş bana hayat vermişti . Kuru bir ağaçken dallarım onun sesi ve nefesiyle yeşermişti . O benim için aynı şeyi hissediyor muydu bilmiyordum ama ben hayatımda ilk defa tam gibi hissediyordum . Tam gibi diyorum çünkü hala içimde bir eksiklik vardı . Aile mi ? yada başka bir şey mi anlayamıyordum ...

Boynumdaki zülfikara sarılıp ;

"Medet ya Ali ! " dedim . Aslında babamın kim olduğunu bilmiyordum ve annem müslüman değildi . Ama yetimhanede kalırken gönüllü abla ve abilerimiz vardı . Bu abilerden biri bir perşembe günü yetimhane müdüründen izin alarak beni cemevine götürmüştü . O günden sonra artık ben de bu topluluğun bir parçası olmuştum . Aynı zamanda öz abim gibi olan kişilerle tanışmış , can gibi kan gibi insanların yanında hayat bulmuştum . Patronla da bu cemlerden birinde kesişti yollarımız ... Bazen bunun kasti olduğunu düşünüyordum çünkü patronun inandığı bir tanrı olduğundan bile şüpheliydim .


Eve gidip bir duş aldım kendime bir kahve yaparak raftan  kitaplarımdan birini alıp önümdeki sehpaya koydum ve telefonumu elime aldım . Güneş :

"Vardın mı ? " yazmıştı . Gülümsedim ve kahvemle kitabımın resmini çektim ve gönderdim . Çok sevdiğim bir kitaptı .

TOLGA :"Vardım , kitap okuyorum şimdi ."

GÜNEŞ: " Vaaay Tezer Özlü okuyorsun sever misin ? "


Severdim , severim demek yerine bir alıntı göndermeyi tercih ettim .

TOLGA:"Ben yeterince iyi değilim,
tamamen kötü de değilim.
Güven vermiyorum ama
umursamaz da değilim.
Kaçmıyorum, durmuyorum da.
Sarhoş gezmiyorum, ama
her an ayık da değilim.
Bağımlı değilim, kaçabilecek
kadar da özgür değilim.
Politik değilim ama tarafsız da değilim. Umutsuz da değilim, sonsuz da değilim. Camus gibi yaşamın bir adım uzağında, ölümün bir koşu yakınındayım."

GÜNEŞ:Çok güzel yazıyor kadın  . Gerçekten üzücü , ama hayranlık uyandırıcı .

TOLGA:Senin gibi .

''Görüldü .''

TOLGA:Görüldü mü atıyorsun sen bana ?

GÜNEŞ : Yavaş gel heyecan yaptım .

GÜNEŞ : Sen devam et okumaya dövmeli , ben de duş alayım da klübe gideyim. Çok boş bıraktım .

TOLGA:Tamam .


Kİtabın sayfalarını karıştırıp biraz daha ruhumu doyurdum . Sonra kahvemi alıp balkon gibi kullandığım yere çıktım . Burası depo girişiydi ama balkon olarak kullanmaya karar verdiğim için demir koydurmuştum . Sigaramı çıkararak ateşledim ve yaktım . Önümüzdeki ay sömestr tatiline gireceklerdi .Gidip o çocuğu almam gerekiyordu . Sıkıntıyla bir fırt daha  çektim . Güneş yüzünden olmasa Asena'ya dair hiç bir şeye bulaşmazdım . Güneş , Asena'nın abisini bu hale getirmesinin sebebinin kendisi olduğunu söylemişti . Ona göre Asena bu yolu kendisi seçmişti . Nedense biraz rahatlamıştım yıllardır bunun suçluluk duygusu kemiriyordu içimi . Son bir kez sigaradan duman alıp içeri girdim kapıyı kapatıp odama doğru ilerledim .

Yatağa yattıktan sonra gözlerimi kapattığım anda uykuya dalma gibi bir özelliğim yoktu ama gözümü kapattığım an kendimi derin bir uykunun kollarında buldum .


Sabah uyandığımda saat 07:00 yi gösteriyrdu . Banyoya gidip yüzümü yıkadım sonra telefonumu cebime koyarak mutfağa yürüdüm ve çayı ocağa koydum . Çay demlenene kadar ısıtıcıyada kaynaması için su koydum . Kahvaltı yapasım yoktu ama çay her zaman olurdu bu evde . Sıcak ve taze çayın yeri ben de başkaydı . Telefonuma bakmadığım aklıma gelince ekranı kaydırıp bildirimlere baktım . Güneş 3-4 tane mesaj göndermişti .

"Klübe geldim ben . " 00:30

"Uyudun sanırım burası sensiz çok sıkıcı seni çok özledim . " 03:00

"Eve geçiyorum şimdi bilgin olsun ." 04:00

"Uyuyorum dövmeli ağzıma sıçıldı .Senin yattığın yastığın kılıfını yıkamadım kokunla uyuyacağım " 05:30

Gelen mesajları yüzümde aptal bir gülümseme yayıldı . Güneş resmen benimle kendince sevgililik yapıyordu . Oldukça da iyi gidiyordu . Neredeyse dün attığı her adımı yazmıştı ama ondan beklediğim şey bu değildi . Bana dakika dakika ne yaptığını söylemesi gerekmiyordu . Yine de bunları düşünürken kendimi ;

"Günaydın Sayko , şimdi uyandım çay demliyorum . Sen seversin :) "

yazarken buldum . Çayın taştığını duyuran ses ile yerimden sıçradım ve çayı demledim . Bir bardak çay içip müzik açtığımda Eva içeri girip  kendini sandalyeye bıraktı bok gibi gözüküyordu .

"Bu ne hal lan ? " dedim .

"Dün gece çok içtim başkan sorma . "  dedi . Çaydanlığa bakıp kafa işareti yapınca hasbinallah çekip bir fincana çay koyup önüne verdim .

"Güneş'le arayı düzeltmişsiniz hayırlı olsun . " dedi  . İçtiğim çayı yutamadım ve :

"Sen bizi biliyor musun ? " diye sordum . Bana 'aptal mısın' der gibi bakarak , çayından bir yudum daha aldı  .

"Tabi ki biliyorum . Sizi bilmeyen mi var ? Herkes daha sizi yanyana gördüğü ilk an ona nasıl baktığını yada onun sana baktığını anladı . Çeteden bir kaç çocuk Güneş'e teklif edecekti ama onlara çüklerini seviyorlarsa yapmamalarını söyledim ."

Birkaç çocuk Güneş'e teklif edecekti demek . Kanım damarlarımda kaynarken Eva'ya baktım ve ;

"Bunu Güneş biliyor mu ? Yani çetedeki çocukların onu beğendiğini ."

"Biliyor tabii ki ama o seni istediğini söyledi . Yani seni beğendiğini ." Gülümsedim . Ben gülümseyince Eva'nın da yüzünde anlayışlı bir gülümseme belirdi .

"Onu seviyor musun ? AŞık mısın ona ? " diye sordu .

"Bak yavaş gel lan ! " dedim . "Hep zonk diye soruyorsun şu soruları . Seviyorum amınakoyayım . Öyle bir seviyorum ki kızın saçının telini özlüyorum . Oldu mu ?"

"Oldu ." dedi piç bir sırıtmayla .

"Demek saçımın telini bile özlüyorsun ..."

Arkamdan gelen sesle titredim . Buradaydı . Daha 24 saat olmamıştı görmeyeli ama ne kadar özlediğimi fark etmiştim .

"Siktir !" dedim . Arkamı döndüğümde parıldayan ve gülümseyen yüüzyle beni izlediğini gördüm . Dudaklarımız buluşmadan .

"Ben de seni .." dedi.


Canım çocuklarım hep mutlu oldun :,)

İstanbul yağmura teslim arkadaşlar . Bu havada kahvemi alıp sahile inmek varken ben çalışıyorum .

Yarın evlilik yıldönümüm ya acaba kocam bana ne süprayz yapacak . :D

Bence yıldönümleri kapitalizmin bir oyunu ammavelakin insan ufak tefek süprizler beklemiyor değil .

Continue Reading

You'll Also Like

55.4K 2.8K 38
"Tutsak mıyım ben Barış?" "Tutsaksın."
102K 1.7K 15
!ÖNEMLİ OKUYUCU UYARISI! Şiddet, BDSM temaları, güç ve kontrol ilişkileri, psikolojik ve duygusal bağımlılık (itaat/sub dinamikleri), uyuşturucu ve z...
142K 5.7K 40
Yeraltının lideri olan Karan Efe tek gecelik ilişkisinden olan bir kadın hamile kalırsa ve doğumda ölüp,minik kız çocuğu düşmanlarının eline verilip...
ünlü By şev

Short Story

498K 24.8K 47
Dünya çapında belli başlı kitlesi olan bir aktör arkadaşına sinirlenip mesaj atar fakat mesaj attığı kişi aynı ülke sınırları içinde yaşadığı bir Tür...
Wattpad App - Unlock exclusive features