ŞEBEFRUZ

Maveranka tarafından

52.7K 2.6K 1.2K

#romantizm10 28.07.1019 #romantizm14 24.04.2019 Şeytan, ilk sevabını işlediği gün girdi Meleğin dün... Daha Fazla

KARAKTER TANITIMI
1.Bölüm: " TEK NEFES "
2.Bölüm: " ŞEYTAN VE MELEK "
3.Bölüm: " DEĞER "
4.Bölüm: " HERŞEYİM "
5.Bölüm: " YENİLGİ "
6.Bölüm: " RÜYA "
7.Bölüm: " ÖLÜRKEN YAŞAMAK "
8.Bölüm: " TEKLİF "
9.Bölüm: " BAŞLANGIÇ "
1 : P R O L O G
10.Bölüm: " GEÇMİŞ "
11.Bölüm: " AŞK "
12.Bölüm: " BELİRSİZLİK "
13.Bölüm: " KARAR "
"-Kesit"
14.Bölüm : " KAÇIŞ "
DUYURU
Maveranka
15.Bölüm : " DÖNÜM "
"Kesit"
16.Bölüm: " ÖPÜCÜK "
18.Bölüm: " DEFİLE "
ÖNEMLİ 'MVRNK'
19.Bölüm: " KARŞILAŞMA "
HAKLI İSYAN
20.Bölüm: " LANSMAN "
Hikaye devam etsin mi?

17.Bölüm: " BEKLEYİŞ "

1.5K 47 26
Maveranka tarafından

Yeni bölümsksjdh.
Yorum lütfen..

Damarlarıma işlenmiş acı, kanımın her zerresinde hissediliyordu sanki. Bu tarifi edilmez bir duyguydu, hiç bu kadar ağır olmamıştı! Hiç bu kadar acıtmamıştı, hiç bu kadar yakmamıştı..

Ondan kalan son şey de silinip gitmişti.

Dudaklarımda kalan izleri..

Yanan gözlerim arasından damlalar akmak için hazır beklerken usulca geri çekildim. Ağzıma safra tadı geliyordu.

" Özür dilerim, Lara. "

Derin derin nefes alırken nefesler boğazıma diziliyordu.

" Yalnız kalmak istiyorum, "

" Seni bu halde bırakamam, konuşalım. "

Eliyle yüzümü avuçlayarak ona bakmam için zorladı.

" Şimdi değil, lütfen Jam.. "

Ellerini tutarak yanaklarımdan çektim. Yavaşta oturduğum yerden doğrularak içeri geçtim. Arkamdan geliyordu! Kapıyı açıp onu beklerken hala ona bakamıyordum. Dudaklarım sızlıyordu, kalbim acıyordu! Bu ne berbat bir histi böyle!

Yanıma gelerek hemen önümde durdu. Bakışları üstümde gezerken bir anda kollarını bana dolayarak sıkıca sarıldı. Kafası saçlarım arasında yerini alırken çaresizce fısıltısı kulaklarına doldu.

" Özür dilerim, çok özür dilerim Bella 'm. Bu benim hatam.. "

Akan burnumu lanet ederek kendimi geri çektim.

" Özür dileyecek bir şey yapmadın, bende istedim. "

Kolları boşlukta asılı kalırken başını salladı. Yüzüne bakamasan da, ne yapacağını şaşırdığının farkındaydım.

" Sadece sonra konuşalım. "

Dışarı çıkmasıyla birlikte kapıyı hızla kapatıp koşarak kendimi lavaboya attım. Küvete eğildiğim gibi midemde ne varsa çıkartmaya başladım. Öğürmekten boğazım acımış, gözlerimden yaş gelmişti. Derin derin nefes alırken farkında olmadan ağlamaya başlamış, içten içe hıçkırıyordum. Hırkamın eteğine ağzımı silerek derin derin nefes almaya başladım. Kendimi hiç iyi hissetmiyordum.

Yavaşça kalkarak lavaboya adımladım. Bacaklarım titriyordu, bedenim canı çekilmiş gibiydi. Suyu açarak ilk önce yüzümü, sonra ağzımın içini çalkalayarak temizledim. Uykum vardı. Beynim allak bullaktı! Düşünmek istemiyordum.

Uyumak en iyisiydi.

Yatağa geçerek üstümdeki hırkayı çıkardım.

Kaybolmak ister gibi yatağa gömüldükçe gömüldüm.

Kaybolmak istiyordum.

Sonsuza kadar.

▪Mira Lendaa WATSON▪

Saatlerdir tek başıma oturmaktan canım çıkmıştı. İçtiğim üçüncü kahveydi ve hala ayılamamıştım. İkindi vakti uyuduğum için böyle olmuştu, bunun başka açıklaması olamazdı.

Bugün okulda çok yorulmuştum. Sabah erkenden çıkmış, kaldığım sınavları vermiştim. Çıkışta kızlarla buluşmak için sözleşmiştik. Lara, Dua ve Yeliz 'le birlikte olacaktık ama Lara bizi ekmişti. Bu aralar çok garipti! New York 'tan geleli iki haftadan fazla zaman geçmişti. Lara 'yla en son orda görüşmüş, ondan sonra ayak üstü bir iki defa karşılaşmıştık. Kendini harıl harıl işe vermiş, staj için bile okula uğramaz olmuştu. Önceden hiç yoktan aradığımızda evde bulur, zorla da olsa dışarı çıkarırdık. Şimdi evde de durmuyordu. Takıldığı bir kahveci vardı. Neresi bizde bilmiyorduk ama bu aralar sürekli orda oluyordu. Ya da şehir kütüphanesinde çalışma alanında..

Kaçığın tekiydi!

Şirketle kafayı bozmuştu.

O piyasanın en iyisiydi! Bu kaçınılmaz bir gerçekti. Hâlâ yürüttüğü bir projesi vardı. Bitmek üzeriydi ve yakın zamanda lansmanıyla birlikte açılışı olacaktı. Birçok adamı onla çalışmak, tekniklerini, stratejilerini öğrenmek için sıraya girmişti. İşini kesinlikle hakkıyla yapıyordu!

Ama bu hırs, bu azim niyeydi? Kendini neden bu kadar yoruyordu? Şu son günlerde iki defa haberi yapılmıştı. Biri çok zayıfladığı için, biri de ortaklarla ilgiliydi. Basın, magazin onla uğraşmayı seviyordu.

Telefonu elime alarak saate baktım.

22.13

Yalnızdım.

Çağatay için birkaç gündür New York 'taydı.

Bu aralar onunla pek görüşme şansım olmamıştı. Egemen 'le birlikte çalışmaya başlayalı uzun bir zaman olmuştu ve hala düzeni oturtturmaya çalışıyorlardı. Bir yandan İstanbul 'a gidiyor, bir yandan da New York 'ta ki işleri düzene koymaya çalışıyordu. Önceden bu kadar sıkıntı olmuyordu. Üç tane merkez holding, onlara bağlı diğer şehirlere dağılmış şirketler vardı. Biri New York 'ta, biri İstanbul 'da, biri de İngiltere 'deydi. New York 'la İstanbul 'da dönmeli olarak Lara 'yla Çağatay hallediyor, İngiltere 'deyse Kaan duruyordu. Ama Lara 'nın Las Angeles 'a geçmesi durumları zora sokmuş Çağatay 'a daha çok iş düşürmüştü. Ama bildiğim kadarıyla Lara 'nın babamla olan anlaşması projeyle bitecek, Lara tekrardan holdingin başına geçecekti. Bu sefer durumlar nasıl değişecekti bilmem ama düzenlemelerin tekrar edeceği kesindi.

Yalnız kalmıştım.

Çağatay 'ın dönmesine daha birkaç gün vardı. Ama erkende dönebilirdi, neden onla gitmemiştim ki sanki!

Yerimden doğrularak mutfağa gittim. Bulaşıklar birikmişti ama toplamak için acayip eriniyordum. Ve hala uykum vardı. Yatak odasına geçerek üstüme geceliklerimi giydim. Rahat olmayı seviyordum, şortlu, atlet takımımı giyerek kendimi yatağa attım. Telefonun içeride kalmıştı ama önemsemedin, bu saatte arayan olmazdı zaten.

Alarmı saat sabah sekize kurarak kendimi uykunun kollarına bıraktım. Bıraksalar bir hafta deliksiz uyurdum ama, zıkım olasıca okul bu aralar çok yoğundu.

Uyuyor uyanık arasına ne kadar kaldım bilmiyorum ama sırtımın hafif terlediğini hissediyordum. Üstümde ki ince çarşafımsı şey ayaklarımın ucunca olsa da, ev çok sıcaktı sanki! Gözlerimi açamazken yerinde dönerek gerindim. Daha sonrasında belime dolanan güçlü kollar beni yatak içinde çekerken göğsüm sıcacık kalmış, kollarım çıplak bir tene değmişti. Koku tanıdıktı!

Elim anında göğsünü bulmuş, bir elimse beline dolanmıştı. Kolları biri belimi sıkıca sararken, biri kalçamda durarak beni kendine sabitlemişti. Nefesini yüzümde hissediyordum ama gözlerimi açmaya mecalim yoktu sanki.

" Aşkım, "

Dudakları ilk önce yanağıma ordan da alnıma dokunmuştu.

" Çok özledim seni. "

Elim yanağını sararken yüzünü kendime çektim.

Dudaklarına ihtiyacım vardı.

Oda bunu bekliyormuş gibi, hızla dudaklarımız sıkıca birbirine dolanmıştı. Beni özlemle öperken, bende olan ne varsa kendine sömürüyordu. Ne kadar yumuşak olmaya çalışsa da, kendine hakim olamıyordu. Sertti, farkında olmadan dudaklarımı hırpalıyordu. Sızladıkları ve şiştiğinin farkındaydım ama bu durum beni rahatsız etmiyordu. Onu daha çok istiyordum.. Bazen olanlar yetmiyor, ikimizide çığrından çıkarabiliyordum! Ama sersemliğimden olsa onun hızına yetişemiyor, sadece onun bana verdiği zevki tadıyordum.

Bir eli belimden yukarı çıkarak göğüslerime sürtünmüş, atletin üstünden onları okşamaya başlamıştı. Diğer eli hala kalçamda beni sıkıca kavrarken, aklım nereye çalışacağı şaşmıştı. Zevkten dörtköşeydim! Dudaklarım arasından kısık kısık inlemeler çıkıyor, ellerimse yüzüne asılmış onu kendime bastırıyordum. O kendini doyururken susamış gibi dudaklarımı içiyor, beni nefessiz bırakıyordu. Ama eğer biraz daha böyle devam edersek duramayacak, onun için ayarladığım süpriz suya düşürecektik.

İlkimiz, özel olmalıydı!

Böyle değil..

Elimi göğsüne yaslayarak hafifçe iteledim.

" Çok özledim seni.. "

Derin derin nefeslenirken bakışlarının yoğunluğunu dudaklarımda hissediyordum.

" Bende bebeğim. "

Hızla konuşarak tekrardan dudaklarım üstüne derin bir öpücük bıraktı.

" Ne zaman geldin? "

Uykulu gözlerimi hafif aralamış ona bakarken, o ise yüzümü incelemekle meşguldü.

" Yeni sayılır. " elini yanağıma çıkararak baş parmağıyla dudaklarımı okşadı. " Uyuyacak mısın? " derince yutkunmadan edemedim, sesinde ki istek kanımı kaynatmıştı. Biraz önceki olanların etkisi vardı üzerimizde. Ve o ilk defa böyle istekle gelmişti bana. Ama bunun için biraz daha beklememiz gerekiyordu. Çok az bi' zaman..

" Evet. "

İç çekerek dudak büktü.

" Uyuyalım o zaman. "

Gülümsemeden edemedim.

" İyi geceler sevgilim. "

" İyi geceler sevgilim. "

Dudaklarım arasında tebessümle ona bakarken içim kıpır kıpırdı.

" Bana şöyle bakmayı kesmelisin! "

Elinde bıçakla bana dönerken sinirli görünmek için elinden geleni yapıyordu.

" Olmaz, bu zevki kendimden mahrum edemem! "

Mutfakta ben çay içerken ona nerdeyse bir haftanın bulaşığını yıkattırıyordum. Üstü çıplak, altında da kısa şort vardı. Boynuna astığı bulaşık önlüğü, onu komik göstermesi gerektirirken oldukça seksi duruyordu. Bu durum beni ne kadar cezbetse de, ona olan sevgim içimi kıpır kıpır yapıyordu.

Elindeki bıçağı makineye atarak bana döndü. Bu sefer ciddi ve düşünceliydi.

" Geçen yine Lara 'yla Egemen karşılaştı. Ama Egemen Lara 'yı tanıyamadı. O kadar yakınlardı ki, yan yana geçtiler resmen! " heyecanlanmıştı, sanki bana izlemem gereken bir film anlatıyordu " Arkasını döndü tekrar baktı ama, Lara çoktan gitmişti. " eliyle kafasını kaşıdı " Lara çok garipti. Onu gördüğü halde kaçmadı! Üstüne üstüne yürüdü. Onu ilk defa böyle sağlam gördüm! "

Onu ilgiyle dinlerken dilim damağım kurumuştu. Şaşkındım, Lara beni dumur ediyordu!

Ne olmuştu da dönmüştü?

" Onunla konuşmam lazım. "

Bardağı bulaşıklar arasına koyarak içeri adımladım.

" Nereye? "

" Lara 'ya. "

Lara Bella WATSON▪

Sessizlik.

Aklımda ki sesleri birbirine bulandırmıştı. Nasıl bir şeydi bu! Yaptığım hatalar dizlerime tutunmuştu, aklıma kazınmış, kalbimi acıtmıştı. Ben böyle olsun istememiştim. Böyle düşünmemiştim!

Neden böyle olmuştu ki sanki?

İçimde bir kadın sürekli ağlıyordu. Sesini duyabiliyordum. Çok çaresizdi, yalnızdı. Derdini anlatamıyordu. Çıkmazda kalmıştı!

Uzun zamandır o kadar yalnızdım ki! Her şeyi düşünmek, gözden geçirmek için bol bol vaktim olmuştu. Bu zamana kadar olanlar, yaptıklarım, yapacaklarım.. Olan olmuştu artık, hatalardan geri dönüş yoktu! Olanları toparlamak isteyecek kadar kendimi güçlü hissetmiyordum. Yıpranmıştım, parçalara ayrılmış hissediyordum. Kalbim bir tarafta, aklım bir tarafta.. Bedenim sadece üstünde ki emaneti taşıyordu.

" Fıstığım. "

Bakışlarım kapıya düşerken yerimden doğruldum.

Sıcacık olmuştum.

" Ege.. "

Yanıma gelerek sıkıca kollarını belime doladı. Bir kolum boynunu sıkıca sararken, elimin biri saçları arasında yerini almıştı. Onları seviyordum.

" Çok zayıfamışşın, kaburga kemiklerin göğüslerime batıyor. "

Boynuna dudaklarımı bastırarak derince öptüm.

Onu özlemiştim.

" Bir sus ya. "

Kollarını hafifçe gevşeterek yüzüme baktı. Gözleri ışıl ışıldı. Yüzünde hayran olduğum gülümsemesi vardı. Dağınık saçları alnına düşmüş, hafiften sakalları çıkmıştı. Birbirimize şu an o kadar uyumluyduk ki..

Onunda benim gibi üstünde siyah pantolon, bende gri onda da beyaz tişört vardı. İkimizde siyah deri ceketlerimizi takmıştık. Bizi dışardan gören sözleştiğimizi düşünebilirdi. Bu durum hoşuma gitmişti.

" Özlemişim seni, daha sık görüşmemiz lazım. "

Yanağıma etli dudaklarıyla sulu bir öpücük bıraktı.

" Bende özledim. Ama biliyorsun, hiçbir şeye vakit ayıramıyorum. "

Ayrılarak masaya geçtiğimiz de, kaşlarını çatmıştı.

" Bende bunu anlamıyorum. Amacın ne? " bir süre durdu, sorusu üstüne benimde kaşlarım çatılmıştı. " Zaten piyasanın en iyisi sensin. Senin yapıtların üstüne çıkan olmadı. Ama hala o kadar hırslısın ki! " sitem ediyordu. Ama düşünceleri yanlıştı. Bu hırs değildi!

Yerime geri oturarak garsona el uzattım. Çocuk koşarak yanımıza geldiğinde, gözlükleri altından bana baktı.

" Buyrun, "

" Biz iki tane taze kavrulmuş kahve istiyoruz, "

" Sütü yanında. " çocuk gülümseyerek yanımızdan uzaklaştı. Sanırım sürekli buraya gelmem bazı şeyleri alışkanlık yapmıştı.

" Kıza bak ya! " Ege karşıma oturmuş, eliyle çenesini ovarken sinirlenmişe benziyordu. Onu umursamadığını düşünüyordu. " Bak Ege, " derin bir nefes çektim içime " her dağın bir zirvesi vardır. Ve her zirvenin bir üssüde.. Ne kadar üsse çıkarsan, o kadar göz önünde olursun. " ellerimi masanın üstüne koyarak cenemin altında birleştirdim. " Basın, magazin benden bahsetmeyi çok seviyor. Sürekli adımı duyuyorum. Bu durum ne kadar beni gururlandırsa da, bazen benim için, şirket için hiçte hoş olmayan şeylere sebeb olabiliyor. " kaşları iyice çatılmıştı, sözümü keserek devam etti. " Kimse sana bir şey yapamaz, kimse buna cesaret edemez. " kelimeleri üstüne basa basa konuşmuştu. Yüzümde gülümseme oluşurken, yine sıcacık olmuştum.

" Yapmak isteyen gizliden yapıyor bebeğim. "

Öne atıldı.

" Tehdit mi edildin? "

Gülümsedim.

" Kimse buna cesaret edemez, unuttun mu! "

Çattığı kaşları düzelirken geriye yaslandı.

Anlatacaklarım, şimdiden onun canını sıkmaya yetmişti.

Şu son on gündür bir İspanyol şirket tarafından teklif alıyordum. İlk başta teklifleri cazip gelmişti ama sonrasında yaptığım araştırmalar sonucunda birçok açıklarını görmüştüm. Yalan yok, temiz ve güzel işleri vardı. Avrupa 'da sayısız siteye sahiplik ediyorlardı. Ama birkaç defa adları karapara aklama suçlarına karışmış, ondan da temiz bir şekilde haklanmışlardı. Ne kadar haklanmış olsalar da, bu riski göze alamazdım. Onun dışında orda ki işlerle ilgilenen Kaan 'la konuşmak yerine direk beni muhattaba almışlar, ısrarcı tutumları ve uzlaşmaya çalışma biçimleri oldukça tehditvariydi.

Olanları Ege 'ye anlatmış, yazışmaları da göstermiştim. Araştıracanı söylemişti, umursamamam gerektiğini söyleyip umursamaz gibi görünse de, oldukça canı sıkılmışa benziyordu. Beni ne kadar sevdiğini görüyordum, bu yüzden endişeleniyordu. Ne kadar dışarıdan soğuk biri gibi dursa da aslında sevdiklerine karşı her zaman sıcacık olmuştu. Korumacı tavrı, çoğu zaman sevgisine dahi baskın gelirdi.

Kalemi masanın üstüne bırakarak geriye yaslandım. Belim ağrımıştı. O gideli bir saatten fazla olmuş, bende vakit geçmeden yarım kalan çizimin taslağını bitirmiştim. Sabahtan beri doğru düzgün bir şey yememiş, içtiğim kahveler yanında çikolata, büskivi tarzı şeylerle günü geçirmiştim.

Ve kesinlikle açtım.

Çalan telefon üstüne bakışlarım masaya düşerken arayan Mira 'ydı.

" Alo. "

" Canım, nerdesin yine sen? "

Kalemleri toplamaya başladım.

" Kafedeyim. Noldu? "

" Sana geldim ama yine yoksun! Neredesin söyle geliyim, konuşmamız lazım. "

Attığı hızlı adımlardan topuklularının sesini burdan duyuyordum. Nefes nefese gelen sesinden anladığım kadarıyla heyecanlıydı da!

" Yemeğe çıkıyorum, orda buluşalım. "

" Tamam, konum atarsın. "

" Tamam güzelim. "

Çok değil, birkaç dakika sonra buluşacağımız yere gelmiştim. İçeri geçerek etrafa bakındım. Mira ortalıklarda yoktu daha. Pencere kenarına geçerek ceketi gözlüğü çıkardım. Telefonu çıkararak saate baktım.

18.57

Gelsindi artık.

Açlıktan ağlayabilirdim şu an.

" Sonunda. "

Mira saçlarını savura savura içeri girmiş, herkesi kendine döndermişti. Bu kız neden böyleydi!

Bir insan kendine batırmaktan nasıl bu kadar zevk alabilirdi ki!
(Hskdjebdhdhe)

Minicik eteği üstünde ki askılısıyla ışıl ışıldı.

Yerimden doğrularak kollarımı ona doladım. Bir haftadan uzun bir süredir görüşmüyorduk, onu özlemiştim.

" Mira 'm. "

" Lara 'm. "

Popoma yediğim şaplakla neye döndüğümü şaşarken geri çekildim.

" Götünü yediğim, nasıl zayıflamışsın. "

Yanaklarını sıkarak çenesinden öptüm.

" Bunu diyen bugün ikinci kişisin. "

Sitem ettim, sanki kötü bir şeyden bahsediyordu.

" İlki kimdi? "

Masaya geçerek karşı karşıya oturduk.

" Ege. "

Saçlarını ensesinde toplarak genişçe sırıttı.

" Doğruyu söyle, birlikte misiniz? "

Kaşlarımı çatarak bacağına vurdum.

" Saçmalama! "

Dişlerini göstererek güldü.

" Birlikte olsanız Egemen bu sefer intihar ederdi kesin! "

Yüzüm ifadesizleşirken sinirlenmiştim.

" Yüzün değişti, " oda ciddileşmişti " olanları duydum. "

" Neyi duydun? "

" Egemen 'le karşılaşırsınız yine.. "

Elim istemsiz bir şekilde enseme gitmişti.

" Evet, öyle oldu. "

Derin bir of çektikten sonra sabırsızca konuştu.

" Anlatsana kızım nasıl oldu, " yine cıvıklık yaparak gevşekçe sırıttı. " kaçmamışsın bu sefer, Çağatay anlattı bir şeyler de.. Aptal Egemen, seni tanıyamamış ilk, " bakışlarımı gözlerine dikerek yutkundum " sonra durmuş arkandan falan bakmış.. "

Bakışlarımı kaçırdım.

Defilede son prova için birkaç günlüğüne New York 'a gitmiştim. Önümüzde ki bir hafta içinde önemli iki vardı. Biri yeni projenin lansmanı, biri de defileydi. Lansman için Çağatay 'a danışmam gereken birkaç şey vardı. Bunun için şirkete gitmiştim. Kendi içimde aldığım kararlar neticesinde artık kaçış yoktu. Ne olacaksa olsun istiyordum. Çünkü bu durum beni olduğundan daha fazla yıpratıyordu.

" O gün Çağatay 'la görüşmem gerekti. Şirkete uğradım. Görüşme bittikten sonra aşağıya kadar uğurladı beni. Kapıya doğru giderken oda karşıdan geliyordu. Beni gördü, baktı da ama çok dalgındı. Ben olduğumu fark etmedi. Birbirimize o kadar yakındık ki, uzun zaman sonra ilk defa kokusunu duyumsadım. "

Beni fark etmesini istemiştim.

" O kadar zaman geçti ama bende hala çoğu şey aynı Mira. Bu yüzden artık uzasın istemiyorum. Olan olsun.. "

Derin bir nefes koyverirken Mira derince gülümsedi.

" Neyi bekliyorsun ya? "

Geriye yaslanarak gülümsedim.

" Defileyi. "

Onaylamaz anlamda kafasını sallarken atıldı.

" Egemen, hayatta gelmez, o böyle şeyleri sevmez! "

Kendimden emin bir gülüş attım.

" Gelecek. "

Gelecekti, gelmesi gerekti.

Egemen 'le Lara buluşmalı değil mi?(fssjeudeb)

O zaman yeni bölümü bekleyin.

Benle kalın❤

Okumaya devam et

Bunları da Beğeneceksin

712K 14.2K 41
Acımasız hayatın ürkek Ceylan'ı ile dünyayı yakacak kadar ateşi olan Alparslan'ın Hikayesi +18 içerik ve şiddet barındırıyor. Ona göre başlayın lütfe...
332K 32K 40
taehyung kurallarla yaşar, jungkook kuralları yakar
161K 16.4K 14
"Ünlü oyuncu Ada Göktan'ın yeni dizisinde partnerinin Özgür Ozan Özaltan olacağı konuşuluyor. Bir buçuk sene önce ilişkilerini noktalayan ikiliyi yok...
8.1M 366K 61
+18 "Geçmişin bana ait," dedi ve kulağıma yaklaşarak fısıldadı. "İstesen de beni unutamazsın." Geçmiş can yakar. Yıllar sonra karşılaştığında bile...
Wattpad Uygulaması - Özel özelliklerin kilidini açın