Eveeet yeni hikâye! Bakalım beğenecek misiniz? Medya ice and fire♥♥♥
İyi okumalar ^^
______________________
Alarmımın çalmasıyla uyandım. Yataktan kalkıp banyoya gittim. İhtiyaçlarımı halledip aşağı indim. Her zamanki gibi boş olan mutfağa doğru ilerledim. Dünden kalan Ramen'i ısıtıcıya koydum. Telefonum çalmaya başlayınca üst kata çıktım. Telefonu komidinin üstünden alıp kimin aradığına baktım. 'Eun ji'. Hemen telefonu açtım.
"Günaydın Yumin. Nasılsın bakalım bugün?"
"Aynı."
"Yah tek vereceğin cevap bu mu ya!?"
"Ne diyim?"
"Neyse bir şey deme bu arada sorduğun için sağol ben de iyiyim."
Elimi alnıma vurdum.
"Özür dilerim Eun ji. "
"Sorun değil. Bu arada bugün doktor kontrolün var hatırlatırım."
"Evet biliyorum."
"Yanında geleceğim merak etme. Şimdi kapatmalıyım. Sonra konuşalım."
"Tamam."
Telefonu kapattım. Doktora kontrole gidecektik. Benim için. Lisede nolduysa beni sert, acımasız biri hâline getirdi. Sürekli birilerini dövmek istiyorum. Buna da sadist deniyor. Bugün de ne kadar sadist olduğumu ölçecekler ve ona göre tedavi uygulamaya başlayacaklar. Ama ben bu hâlimi seviyorum. Beni kimsenin değiştirmesine izin veremem. Vermem de zaten. Aşağıda öten ısıtıcının sesiyle kendime geldim. Hemen aşağı inip Ramen'i çıkardım. Üzerine pul biber döküp yemeye başladım. Evet pul biber acıydı ama benim acılarım daha çok olduğundan onunkini bastırıyordu. Bana adeta toz şeker gibi geliyordu.
Ramen'i yedikten sonra üst kata çıkıp üzerimi değiştirdim. Siyah pantolonumu ve soluk kırmızı tişörtümü giydim. Üstüme de gri bir hırka aldığımda Eun ji aradı.
"Hazırlandın mı Yumin? Seni almaya geliyorum."
"Ha-ha hapşuuuu!"
"Yah kulağım!! Yumin biraz insan gibi hapşır bu ne ya!?"
"Ne yapayım!? Hazırım diyecektim ama hapşırdım. Benim suçum değil!"
"Neyse tamam kapının önündeyim. Hemen gel geç kalmayalım."
Telefonumu kapatıp aşağı indim. Ne ara bu kadar çabuk gelmişti? Ayakkabılığın üstünden anahtarımı da alıp evden çıktım. Eun ji'nin gri arabasını görünce oraya ilerledim. Şoför koltuğunun yanına geçip kemeri taktım. Eun ji gülümseyip arabayı çalıştırdı.
Eun ji benim tek gerçek arkadaşımdı. Onu kırmamaya dikkat ediyordum. Ama o bana hiçbir zaman gerçek manada kırılmıyordu. Bu da beni rahatlatıyordu.
Hastaneye gittik ve sıra aldık. Şimdi oturup sıramızı bekliyorduk.
"Kim Yumin?"
Adımı duymamla Eun ji ile birlikte ayağa kalkıp doktorun odasına girdik.
"Lütfen şuraya oturun Kim Yumin."
Hemşirenin gösterdiği yere oturdum. Elime bir kağıt ve kalem verdi.
"Bu bir test. Bunu dürüstçe cevaplamanı istiyorum."
Eun ji endişeli bir şekilde bana bakıyordu. Ne olacağını merak ediyordu herhalde. Kağıdı ters çevirdim. Çok saçma sapan sorular vardı.
1. Sevdiğin birisine zarar gelse ve o kişiyi bulsan ona ne yapardın?
Aish soru mu bu ya!?
"Lütfen başlayın Bayan Kim Yumin."
Sinirle doktora baktım. Sonra bakışlarımı kağıda çevirdim ve yazmaya başladım. (Rahatsız olacaklar varsa buraları geçebilirler)
İlk olarak onun kemikleri görünene kadar derisini yüzer, akan kanlarını bir şişeye doldururdum. Daha sonra boynundan bir yere asardım ama onu öldürmezdim. Sonra yumruklayabildiğim kadar yumruklardım. En son olarak elime bıçak alıp bütün organlarını paramparça ederdim. Doldurduğum kanları buzluğa atıp dondurur, sonra elime alıp derisini yüzdüğüm kişiye bastırarak sürterdim.
Birinci soruyu cevaplamıştım. Şimdi 2.soruyu cevaplamam gerekiyordu.
2. Katil olmak mı istiyorsun yoksa masum insanları korumak mı?
Pff saçma ya.
Tabii ki onları korumak isterim! Niye suçsuz insanları öldüreyim ya?
3. Sana ne oldu?
Ne demek sana ne oldu ya!?
Bilmiyorum. Lisedeki hayatıma başlayınca içimdeki çocuk ruhu öldü ve yerini kaskatı olan bir duvara bırakmış gibiydi.
Geri kalan birkaç soruyu daha cevaplayıp testi verdim.
"Dürüstçe cevapladığın için teşekkür ederim Yumin. Test sonucunu 10 dakika sonra seni çağırdığımda öğreniceksin. Şimdi lütfen dışarı çıkar mısınız?"
Eun ji telaşla elimi tutup dışarı çıkardı beni.
"Neden bu kadar telaşlısın?"
"Heyecanlıyım heyecanlı! Geçen 3 ay önce %73.5 sadisttin! Şimdikini merak ediyorum!"
Elimi omzuna koydum. Güven verircesine gülümsedim.
"İyiliğimi istediğini biliyorum Eun ji. Merak etme iyi olacağım."
Eun ji rahatlamış bir şekilde boş bir yere oturdu. Ben de yanına oturdum.
5 dakika sonra doktor Eun ji'yi çağırdı.
*İçerde*
"Yumin size karşı nasıl davranıyor? Korumacı mı saldırgan mı?"
"Şey aslında Yumin bana düşkündür. Ve çok korumacı olabiliyor bazen."
"Anlıyorum. Peki ona ne oldu? Yani onu değiştiren şey?"
"Ben onunla lise sonda tanıştım. Çok iyi birisiydi başta. Temiz kalpli, çevresine duyarlı... Çok kötü bir olay yaşadı. O günden sonra değişti. Ve bildiğim şeylerden birisi de ailesinin ona hiçbir zaman şefkat göstermeyişi oldu. Bu yüzden beni birazcık annesi gibi görüyor olabilir ve sanırım korumacı tavrı da bu yüzden."
"Teşekkür ederim Eun ji. Şimdi çıkabilirsiniz."
Eun ji'nin çıktığını görünce ona ayırdığım yerden çektim elimi. Eun ji yanıma gelip oturdu. Öncekine göre daha durgun ve endişeli duruyordu.
"İyi misin Eun ji? Korkmuş gibi görünüyorsun. Bir şey mi oldu?"
"Hayır bir şey olmadı. Sadece senin için endişeleniyorum."
"Neden endişeleniyorsun ki? Ben kendim için bile üzülmüyorken?"
"Sadece iyileşmeni istiyorum. Hepsi bu."
"Ama sen zaten benim bu halimle arkadaş oldun. Beni böyle tanıyorsun. Değişmem senin için nasıl olur bir düşün?"
Gözlerini kapattı. Onun için üzülüyordum ben. Ben bir hiçtim ve benim uğruma o kadar çok şey feda etmişti ki.
Hemşirenin adımı seslenmesiyle ayağa kalkıp odaya girdik. Doktor sandalyesinden kalkmış, elinde bir kağıtla karşılamıştı bizi.
"Lütfen oturun. Test sonucunu ve neler yapmanız gerektiğini anlatacağım size."
İkimiz de oturduktan sonra doktor konuşmaya başladı.
"3 ay içinde pek bir değişiklik olduğunu söyleyemem."
Eun ji başını eğdi. Sanırım onun umutlarını biraz boşa çıkarmıştım.
"Ama yine de sadistliğini azaltabilmişsiniz."
Eun ji de ben gibi şaşkındı ve ikimiz de doktora odaklanmıştık.
"Şimdiki sadistliği %70.5. Evet 73.5 ten inmeyi başarmışsın Yumin, tebrikler. Ama yeterli değil. Tedavi olman için yeni insanlarla tanışmalısın. Daha yumuşak daha iyi kalpli ve karanlık olmayan biriyle."
Boğazını temizledi.
"Tabii bu olmazsa büyük bir heyecan patlamasına da girebilirsin. Orda bütün sinirini atman gerekiyor. Zor şartlar altında yaşamak, seni biraz daha rahatlatır. Bir süre sonra sıkılır ve normal yaşayabilirsin. Ama benim tavsiyem 1. seçeneği denemeniz."
Eun ji ayağa kalkıp doktorun elini sıktı.
"Çok teşekkürler. Ama anlamadığım şey büyük bir heyecan patlaması ve zor şartlar altında yaşamaktan kastınız nedir?"
"Survivor. Survivor'a katılabilir. Ama yine de diğeri onun için daha sağlıklı ve güvenli olur."
*Eun ji'nin evinde*
Eun ji salonda bir sağa bir sola gidip duruyordu.
"Yah Eun ji bir dur artık başım döndü!"
"Nasıl durayım!? Seni Survivor'a gönderemem!"
"Bana güvenmiyor musun!? Beni tanıyorsan hayatta kalacağımı da biliyorsundur!"
"Evet ama yine de istemiyorum seni oraya göndermek!"
Birbirimize bağırmamız devam ederken Eun ji'nin telefonu çaldı. Taehyung arıyordu.
"Efendim Taehyung!"
"Hey güzelim sakin ol! Neler oluyor?"
"Bir şey olduğu yok!"
"Tamam şimdi yanına geliyorum ve bana her şeyi anlatıyorsun."
Telefon kapanmıştı. Taehyung Eun ji'nin sevgilisiydi ve liseden beri de hâlâ öyle. Eun ji sinirle ellerini saçlarından geçirdi ve sinirle soludu.
Biraz sonra kapı çaldı. Gidip kapıyı açtım. Taehyung telaşlı bir şekilde
"Ona ne oldu?"
"İçeri geç de anlatalım."
Şimdi hepimiz salondaydık. Ben ve Taehyung koltukta otururken Eun ji ayaktaydı.
"Anlatın bakalım neler oluyor?"
"Bugün Yumin'i doktora götürdüm. Sadistliği %2.5 azalmış. Eğer Yumin iyileşecekse ona iki seçenek sundu;
1.si ya onun hayatını güzelleştirecek ve siyah olmayan biriyle tanışacak
2.si de heyecan patlaması ve zor şartlar altında yaşayacak ve orda tüm sinirini atacak. Bunu için de Survivor'a katılması gerekiyormuş. Ama ya hayatta kalamazsa! Ya ölürse! Bunun için sinirliyim!"
Salondan çıkıp yatak odasına gitti ve kapıyı kapattı. Taehyung da hemen arkasından gitti.
*Odada*
Eun ji
Taehyung içeri girdi ve yatakta yanıma oturdu. Bense ağlıyordum. Kollarını bana sardı ve saçımı okşadı.
"Sakin ol canım sakin ol."
"A-ama ola-olamıyorum Tae! Ne yapacağımı bilmiyorum! O benim tek arkadaşım! Tek dostum! Ona bir şey olursa ne yaparım ben!"
"Şşşşş kötü düşünme. Eğer sen gerçek Yumin'i tanıyorsan bil ki o hayatta kalmayı başaracaktır. Ve inan bana bunu yapabilir."
"Yani ona izin vermemi mi söylüyorsun?"
"Açıkçası sen izin vermesen de o bunu yapacak. Emin ol."
Kendimi daha rahatlamış hissediyordum. Alnımda hissettiğim yumuşak ve sıcak dudaklarla hem ürperdim hem de rahatladım. Ben de ona kollarımı sıkıca dolayıp sarıldım. Onun her şeyini çok seviyordum. En çok da beni rahatlatan o güven verircesine sarılışını...
Yumin
Biraz sonra Eun ji ve Taehyung geldiler. Ayağa kalktım. Tam ona tartışma özür dileyececktim ki bana sarılmasıyla sendeledim.
"Tamam katılabilirsin. Ama bana söz ver hayatta kalacaksın."
Benden ayrılırken söyledikleriyle şok oldum. Eun ji göz göre göre bana izin veriyordu!
"Söz veriyorum. Hem hayatta kalıp düzeleceğim hem de ödülü alacağım."
"Ödül?"
"Ben Survivor için kayıt yaptım bile. Telefondan. Ayrıca hayatta kalana da 1 milyon dolar veriyorlarmış. Büyük bir para ödülü olduğu için zor olacağa benziyor. Ama ben bunu yapabilirim."
"Tabii ki yapacaksın. "
Taehyung'a öyle bir sinirle bakıyordum ki korkup Eun ji'nin arkasına geçti.
"Tamam tamam sustum."
*O sırada şirkette*
"Hoseok! Şirket batmak üzere! Hemen bir yerden para bulmalısın!"
Babamın sözleri beni üzüyordu. Şirket benim benim yüzümden batmıştı. En azından ben öyle düşünüyordum.
"Ama nerden bulacağım baba!?"
"Geçenlerde bir ilan gördüm. Survivor ilanı. Kazanana 1 milyon dolar verecekler. Ona katılıp hayatta kalmalısın Hoesok! Şirketin kurtulması sana bağlı!"
"Ama baba ben asil biriyim. Benim yapım hayatta kalmak için değil ki! Nasıl yaparım!?"
"Merak etme. Takım olunuyor. Her takımda 2 kişi. Eğer şanslıysan takım arkadaşın hayatta kalmayı iyi bilir ve kazanırsınız."
Babam ellerini omuzlarıma koydu.
"Bu kadar büyük bir sorumluluğu üstüne yüklemek istemezdim. Ama başka seçeneğimiz yok. Şimdi soruyorum. Yapacak mısın?"
Derin bir iç çektim.
"Tamam baba. Yapacağım."
______________________________________
Wuhuuuu ne bölümdü ama vsidbidbdk
Eee nasılsınız bakalım görüşmeyeli?
^^