Öncelikle Justin'in ( qocamin-_-) kulak zarı patladı :'( Cok Üzgünüm onun icin.... Dua edin Biçızlar!
Yamaç Paraşütü senin neyine Juzzy!
Sonra ise Miley'e geliyorum! Asqim mahkemelere düştü! Justin sen hapise girdiginde Miley Belieber's i sakinleştirdi sıra sende! :(
mULTİMEDYADAKİ ŞARKI İLE OKUYUN...
"Justin lutfen artık etrafta gezinmeyi birakir mısın? " dedi bikkinca Miley oldukça sıkılmışa benziyordu.
Dirseklerini masaya koymuş cenesini ellerine dayamisti. Dolgun dudaklarini dışarı sarkitmis beni izliyordu.
Bir an etkilenmistim. Kafamı hafifce salladim ve kendime geldim. Selena ile ayrılmıştık.
Ki öyle şeyler soyledikten sonra hangi kız ayrilmazdi ki?
Miley ayrilmazdi...
Dedi bana karşı ic sesim. Dogru da söylüyordu. Ona o kadar cok kötü şey yapmama ragmen hala yanımdaydi ve beni birakmamisti.
Simdi ise Scoot gelip bana Selena ile klip cekicegimi söylüyordu. Bir hafta sonra cekimler baslayabilirdi ama ben... sanırım istemiyordum.
Bunu iki ay önceki bana sorsaydiniz sevinçle zıplardı ama şimdi.... istemiyordum.
Dudaklarimi birbirine bastirip sakin olmaya çalıştım ve Miley'nin yanindai sandalyeyi çekip oturdum.
"-Peşimden hiç dusmeyecek. .." dedim sıkıntıyla. Miley sirince gulumsedi ve dudaklarini islatti.
Lambadan vuran ışıkla gözleri harika bir mavi olmuştu. Ve neden surekli bu karnimdaki his ona baktigimda oluşuyordu?
"Bosversene, bak ondan hoslandigini soyledin." Dedi zorlukla. "Belki yeniden barisirsiniz..."
Bunlari o kadar uzgun ve umutsuz soyluyordu ki. Biz barışınca yeniden harap olacağını saklayamiyordu.
Gulumsedim ve duz badem rengindeki saclarindan bir tutam alıp parmaklarimin arasında oynadım.
"-Merak etme Preneses, öyle birsey olmayacak." Ona goz kirptim. Şaşkınlıkla kipriklerini kipristirdi ve hafifce gülümsedi.
"Ryan seni aradi mi?"Kaşlarımı çattım. Ryan ne alakaydı şimdi. Ryan'da sürekli bana onu soruyordu. Ne vardi bu ikisinin arasinda?
"-Neden sürekli Ryan'i soruyorsun?" Dedim sinirli bir ses tonunda. Dudaklarini büzdü ve etrafa bakındı.
"Bana hep yardımcı oldu." Dedi mahçupça. " ... yani sen beni bıraktığında hep yanımdaydi. "
Gözlerini kocaman açtı ve bakışlarını bana dikti. Sinirlenmeye başlıyordum. Ates saçan gozlerim yavaşça dudaklarına doğru inmeye başladığında. Bir an durdum.
Hic ruj surmemesine rağmen dudakları harika bir dolgunluga sahipti. Sacma bir nedenden , vücudumun tüm hücreleri onu öpmem için yalvariyordu.
Artık beynim vücudumu kontrol edememeye başlamıştı. Elim saçlarını serbest bıraktı ve yavaşça yumusak yüzüne doğru yol aldı.
Yavaşça ona doğru egilirken o titremeye başlamıştı bile. Dudaklarımı dudaklarının ustune doğru getirdigimde durdum ve dudaklarına doğru konuştum...
"-Ama şuan yanında olan benim.. . Değil mi?" Dolgun dudaklarını dudaklarımın ustune ortecegim sira fisildadi.
"Dur..."
Bir an duraksadim ve kaşlarımı çattım. "Beni öpmek istemediğine emin misin Justin? Cunku her öpücükten sonra buna pişmanmis gibi davraniyorsun "
Dedi uzgunce. Sirittim ve dudagina doğru nefesimi verdim. "- Hic bu kadar emin olmamıştım..."
Dudaginin ustune dudagimi bastirdim ve uzun , etkileyici bir opucuk bıraktım. Geri cekilmek istemiyordum.
Istemsizce kapanan gözlerimi araladim ve onun öpüsurken kapanmış goz kapakları ile karsilastim.
Dudagimi hafifce oynattim ve geri çekildim. Elimi saclarina daldirdim ve onları geriye attim.
Saclarinin havada uçması harika cilekli sampuaninin kokusunu burnuma getirdi. Onu uzunca kokladim ve gulumsedim.
"Justin?" Mahçup sesi kulağıma doldu. Ne aglanakliydi ne de neşeli duz ve monotom.
"-Ne oldu?" Dedim kaşlarımı çatıp. Derin nefes aldi ve ellerini nazikce dövmelerle dolu kolumda gezdirdi.
Dovmelerini incelerken dudagini ısırdı. "Bir şey isteyebilir miyim?" Kafasini kaldirdi ve gozlerini kocaman açtı.
Dudaklarımı buzdum ve gözlerimi kıstım. "-Ne istedigine bağlı bebeğim? Sex ise 'kesinlikle yapalım'"
Dedim sinsice. Yüzünü burusturdu. "Bunu hala bakire olduğum halde soyledigine inanmıyorum! " dedi hafifce koluma vurup.
Gulumsedim. "-Istedigin sey ne?"
"Sadece buraya birine davet edicem?" Dedi sorarcasina. Dudaklarını büzüşünü izledigimde buyuk salonda goz gezdirip masadan kalktım.
"-Bu kişi erkek değilse neden olmasın? " Kaşlarımı havaya kaldirdigimda kazanmiscasina yumrugunu havaya dogru savurdu. "Evet!"
"-Kim gelicek?" Dedim deri koltuga kendimi atarken. Omuzlarini silkti.
"Ariana..."
Gulumsedim ve aklima gelen en iğrenç espriyi yaptım.
"-..Grande olan mi?"
Biran saskinca bana döndü. "Justin suan sana bakamiyorum bile!" Yaptığım esprinin soğukluğu ile dalga geçtiğinde kahkaha attim.
"-Tamam , tamam." Dedim ellerimi teslim olurmuscasina kaldirirken. Ağzını acip bana laf yetistirecegi sıra kapı çaldı.
Caslarimi çatıp "Bu saatte kim?" Bakışı yollarken sevincle ayaklandi.
"Ariana geldi!"
Ellerini birbirine çarptığında yuzumu burusturdum. "-Ne yani sormadan once mi çağırdın!"
Koltuktan kalktigimda kapıyı açmıştı bile...
Iceri kahverenci saçlı minyatür bir kiz giriş yaptı. Zayif ve bir o kadar küçük kiz etrafi inceledi ve kısık bir sevinç çığlığı attı.
"Tanrı'm! Suraya bak! Lanet olsun çok sanslisin!"
Ilk once Miley'e sarıldı sonra ise Omzuna vurmaya başladı. Miley kikirdadi ve bana baktı.
"Bak seni Justin ile tanistirayim..." beni isaret ettiğinde dudaklarımı büzüp el salladım, o ise bana doğru bir adım atti ve diz çöktü.
"Niall Horan ile ayni havayı soludun... Artık efendimsin.."
Oldukça ergensi bir tavır sergilediginde kafamı kaldirip Miley'e "Bu çatlağı al!" Bakışı attım.
O hizla ona uzandi ve yerden kaldırdı. "Saçmalamayi kes Nia!" Onu azarladiginda dudaklarımı ıslatıp koltuğa yaslandim...
Yukari çıkış seslerini duyduğumda aklıma gelen en pic planı hazirladim. Onlari dinleyecektim.
Miley'nin Ağzından;
Yataga kendini attiginda kikirdayip yastığı yuzune firlattim.
"-Sen Niall Horan ile aynı havayı soludun , ne demek aptal!"Yuzunu elleri ile kapadi ve isyan etti.
"Bir an ne yapacağımı bilemedim!" Dedi doğrulup. "O gercekten de yakisikliymis..."
Zaferle gülümsedim. "-Sevdiğim adam tabii ki de yakışıklı! "
Gururla konuştuğumda kafama yastığı yedim."Sevmiyorsun! Aşksın! " Bu söyledikleri kızarmama yararken kafamı eğip yerdeki yastığı aldım.
"Aptal aşık!" dedi bağırarak ardından kıkıdadı ve dudaklarını ıslattı.Aklıma gelen ilk haberi vemeden önce yerden aldığım yastığı ona uzattım.
"Issac." dedım heyecanla. Yanına oturdum ve gülümsedim."Geçen gün onu bizim evde gördüm. Ve evrime kafa atmış.
Gözleri açılırken ağzı yavaşça aşağı indi."Onu sevdiğimi bile bile bana yalan söylemiyorsundur umarım?" dedi kızgınlıkla . Kafamı olumsuz anlamda salayıp sağ elimi kalbimin üzerine koydum.
"Seni temin ederim ki yalan söylemiyorum." dedim yarım ağız gülümseyip." Hala sarışın ve mavi gözlü yani hala yakışıklı."
Göz kırpıp kur yaparmışcasına ergensi bir tavır uyguladğımda kumral yanakları yavaşça kızarmaya başladı. "Tanrı'm bir insanın hayalı bile mi bu kadar yakışıklı olur.
Kıkırdadım ve dudaklarımı ıslattım. Bu kadar heyecanlı oluşu benim JUstin'in karşısındaki acizliğimi hatırlatıyordu bana .Saçlarımı karıştırdım ve dudaklarımı büzdüm . Gözlerimi her kapaışımda yeniden onun o gülüşü geliyordu aklıma . Bu beni sürekli gülümsetiyordu.
"Ow!" dedi Ariana . "Ben bu gülümsemeyi biliyorum. Yine O'nu düşünüyorsun değil mi?"KIkıdadım ve ellerimle yüzümü kapatıp parmaklarımın oluşturduğu parmaklıklarla Nia'ya baktım. Kızarmaya başladığımı biliyorum. Gözlerini devirip yabaklarını şişirdi.
" Biliyorsun değil mi Justin yakışıklı olduğu kadar da aptal." Tek kaşını kaldırdığında kaşlarımı çattım." Senin onu sevdiğini biliyor ama yüzüne bile bakmıyor. Senin gibi güzel bir kızı birdaha nede bulucak ki?"
İsyan ettiğinde alt dudağımı sarkıttım." Bu onun seçimi Ariana.." dedim hüzünle. Ardından hüzün ve acıyla gülümsedim. "Biliyor musun bügün nerdeyse beni seviyordu?.."
Ağlmayacaktım. Burnumu çektim ve bana acırmışcasına bakan Nia'ya kızdım. "Bana acırmış gibi bakma. Acınmaya ihtiyacım yok, eğer bu zamana kadar Belieber olarak beklediysem onun yanında uzun bir zaman beklemeye hazırım.."
Oldukça emin ve kararlı konuştuğumda beni kolları arasına aldı ve yanağıma bir buse bıraktı. "Sen güçlü birisin , yani Demi Lovato' dan sonra tanıdığım en güçlü kişi." dedi şi sonlara doğru dalgaya vurarak. KIkırdadım ve elimin tersi ile istemsiz akan yaşları silldim.
" Sen tam bir aptalsın Ariana!"
Oldukça neşeli bir şekilde etrafa bakındı ve kızarmış gibi yaptı. "Bana mı dediniz küçük hanım!" Gülümsedim ve ayağımdaki ayakkabıları fırlatıp yatağa uzandım. " Evet size dedim koca hanım." Kollarımı başımın arkasında birleştirip sırtımı başlığa dayadım.
"Seninle takılmayı çok özlemişim aptal!" dedi kafasını kucağıma koyup. Bİraz mütevazı(!) bir tavırla saçlarımı savurdum. "Kim beni özlemez ki? Seni sürtük!"
Göz devrdiğinde telefonunun titreyişini ben bile hissetmiştim. Kıkırdadı ve elini kalça cebine attı. "Sanırım titriyorum."Küçük ve malca bir espri yapıp telefonunu açtı." Efendim anne?" dedi şirin bir şekilde.
Eğer Ariana'yı bira tanıyorsam buraya annesinden izin almadan geldiğini biliyorumdur. "Anne biliyorum yaptığım yanlıştı ama . Hadisene burası Dünyaca Ünlü Justin Bieber'ın evi anne. Bir kerecik izin versen ne olur ki?"
Sesi biraz yüksek çıktığında annesinin sesi de buradan duyuldu. "İsterse Obama 'nın evi olsun küçük hanım! Eve hemen gelmezsen bir daha burnundan çektiğin oksijeni bile kısıtlarım!" Ariana telefonu kuulağından bir saniyeliğine uzaklaştırdı ve yeniden kulağına götürdü.
"Tamam anne." dedi ve telefonu kapadı ardından ise telefona karşı küfürler savurdu. " Kaltak karı bir kere birşeye izin verse dişimi kırarım zaten." telefonunu söylenerek cebine atttığında gözlerim açıldı.
"Yok devenin nalı ! Gİidyor musun? Hemen mi?" Omuzlarımı düşürdüğümde yere fırlattığı çantasını ve içinden dışarı düşen ruj fondoten gibi malzemeleri toparladı." Bıktım ya bıktım evi terketsem benden izin almadan evi nasıl terk edersin diye söylenir."
Tam bir orta okul ergeni gibi söylenmeye başladığında yatakatan kalktım ve onunda doğrulmasına yardımcı oldum. "Takma kafana yine gelirsin.." dedim moralini yerine getirmek için. Hızla bana döndü ve ölümcül bir bakış attı. " Bir daha takma kafana dersen Cyrus! Kelleni kopartırım!"
İşaret parmağıın bana doğru havada salladığında yalancı bir üzüntü yolladım ve koluna yumruğumu geçirdim. "Git artık yoksa Lora teyze benim de oksijenlerimi kısıtlıycak." dedim komik bir biçimde . Yuzunu astı ve çantasını omzuna atıp zaten aralık olan kapıdan çıktı.
Merdivenlere doğru döndüğünde Justin ile çarğıştı ve sendeledi. "Pardon ya!" dedi sinirle içinden kendine küfür ettiğine bahse girerdim. Ardından elini JUstin' e doğru uzattı. " Tanıştığıma tekrardan memnun oldum. Erken gidiyorum kusura bakmayın."
HIrsa elini çekti ve merdivenleri üçer beşer atlamaya başladı.Arkadan bana da bağırıyordu. " Bana bak Miley arkamdan kahkaha atıp gülersen bozuşur ha!"
Hfifçe sırıttığımda dış kapının açılış ve kapaış sesini duydum. Dudkaklarımı büzdüm. Kafamı kaldırıp JUstin' e baktığımda oldukça şaşkın gibiydi. KEdime göre sebeplerden ona olanları açıklama gereği duydum.
" Annesi onu çağırdı ve oturamadan gitmek zorunda kaldı." dedim gülümseyip. O ise biliyormuş gibi hiç takmadı ve elimi elleri arasına aldı. Kalın ellerinin arasında ellerim kaybolurken kafasını hafifçe kaldırdı ve kipriklerinin arasından bana baktı.
" Seninle birşey konuşmalıyım Miley.." dedi biraz ince bir tonda. Cİddi olduğu belliydi.Kaşlarımı hafifçe çatılırken kalbimi bir huzursuzluk bürüdü. Çünkü her böyle konuşmalarda iğrenç şeyler oluyordu. Yutkundum ve gözlerine bakıp sakin olmaya çalıştım.
"N-ne oldu?" titreyen sesimi hiç takmamıştım bile . O ise uzun süre gözlerini kapalı tuttu ve açmadı ardından ise bana doğru bir adım atıp beni duvar ile arasında bıraktı.Nefesim yeniden daralmaya başlarken gözlerini açtı ve karamel rengindeki gözlerini bana sundu.
"Bak...Ben bu konuşmaları becermem." dedi dudaklarını ıslatıp bana doğru biraz daha eğilirken. Bir eli hala ellerimi avuclarken diğer eli belime gitti. Sanki ayrılık konuşması yapıyordu.
"..Hatırlıyorsun, sana' Hiç aşık olmam' demiştim." dedi yutkunup. Artık naneli nefesini yüzümde hissediyordum. Kafamı olumlu anlamda salladığımda dudaklarını ıslattı. " Hala aşık değilim ama yanlış anlama.."
Bu konuşma nereye gidiyordu bilmiyordum ama tek istediğim kalbimin her saniye daha fazla hızlı atmasıydı. Yüzüme düşen saçları kulağımın arkasına sıkıştırdı ve bana gülümseyerek baktı. " Eğersen de istersen .." dedi zorlukla.
Heyecanlanmaya başlıyordum. Daha hızlı söylemesi için yardımcı oldum. "..Eğer bende istersem...Ne?"
Yutkundu ve sırıttı. " Bunun bu kadar zor olacağı hiç aklıma gelmezdi." dedi ve devam etti. ".. Eğer sende istersen... Seninle gerçekten sevgili olmanın nasıl birşey olduğunu hissetmek istiyorum."
Kalbim biran duracaktı sanki. Hani çok istediğiniz birşey olur ve onu elde etmek için şasınız olduğunu far edersiniz ya? Heyecandan kalbiniz atmaz olur artık. İşte öyleydi. Kalbim artık ne kadar hızlı atacağını hesaplayamamış ve durmuştu sanki. Beynim şoku atlatamazken devam etti.
"Ne dersin, sadece denemek için, bana evet der misin?"
EVET ARKADAŞLAR ÖNCELİKLE BU BÖLÜM ÇOK GEÇ GELDİ BU NEDENLE ÖZÜR DİLERİM....
VE UMARIM BEĞENMİŞSİNİRDİR.... BU BÖLÜMÜ BİRLİKTE OLMALARINI DAHA İSTEMİYORSANIZ YORUM YAPIN DEĞERLENDİRİRİM :D
<<3<3<3
VOTE SINIRI KOYMICAM AMA +25 İ GEÇSE GÜZEL OLUR :)