Günah

By Korelimmm

16.5K 984 340

Aşk,tutku,arzu,şehvet,acı,gizem hepsini bulunduran bir aşk düşünün.Yalanlar ile gerçeklik birbirini kovalarke... More

Tanıtım
Bölüm 1
Bölüm 2
Bölüm 3
Bölüm 4
Bölüm 5
Bölüm 6
Bölüm 7
Bölüm 8
Bölüm 9
Bölüm 10
Bölüm 11
Bölüm 12
Bölüm 13
Bölüm 14
Spoiler
Bölüm 16
Bölüm 17
Bölüm 18
Bölüm 19
Bölüm 20
Bölüm 21
Bölüm 22
KESİT
Bölüm 23
Bölüm 24
Duyuru

Bölüm 15

666 30 11
By Korelimmm

Bu sefer sınır vote 20 yorumda 15 ^^ Ayrıca yapılan yorumlar ve beğeniler içinçok teşekkür ederim bu bölümde bal tadında geçer umarım ^^ 

Multie var :) 

15. Bölüm 

Yere serilmiş bedeni görüyorum . Gözlerim kapanmak üzereyken kanlı yüzüne bakıyorum . Acıyla inliyor küçük bedeni acıyla haykırıyor minik bedenim . Gözlerim süzülen acıyla karışmış yaşlar ile bilincim bedenimi terk ediyor . Sesler kesilmiyor kafamın içinde acı çığlık ve feryatlar kopuyor . Ambulans sesi duyuluyor ve ardından vücudum yer ile olan bağlantısını kesip yatak gibi bir şeye yatırılıyor . Gözlerime nüfuz eden ışıkla irkiliyorum . Kalbim korkuyla küt küt atıyor bedenim sızlıyor . Bir anda nefes alamıyorum .Aldığım nefes az geliyor boğazımda acı tat kendini belli ederken bir şey takılıyor kafama ve nefes alışverişim düzene giriyor . Uzun olarak nitelendireceğim yolculuktan sonra beni sedye ile indiriyorlar ve hızla bir odaya götürüyorlar gözlerim yarı açık geçtiğimiz yerlerdeki parlayan lambaları görüyorum . Sağ yanımda elimi tutan annemi görüyorum ağlıyor , gözlerinden ardı arkasını kesmeyen göz yaşları dökülüyor . Onu hiç böyle görmemiştim gözlerinden korku , acı , endişe okunuyor . Sıcak eli , elimi sıkıyor bende ona tepki vermek istiyorum ama bedenim sızlıyor zorla elini sıkıyorum . O anda gözlerinden süzülen ışığı o mutluluğu görebiliyorum . Sonra koluma iğnelerle serum dedikleri şeyi takıyorlar biraz canım yansa da anneme bakan gözlerim bunu belli etmiyor . Bana bakışları o kadar yoğun ki . Gözlerinde ki gerçek sevgiyi görüyorum . Kimsenin bakamayacağı gibi bakıyor bana sonra bedenime değen soğuk ellerle titriyorum . Alnıma bir şey değdiriyor ve orası yanmaya başlıyor arından beyaz bir bezi alıp oraya koyuyor ve bantlıyor . Annem yaş gözlerle hemşirelerle konuşuyor . Kazayı ufak yarayla ve sıyrılmayla atlattığımı söylüyorlar . Annem umut ve mutlulukla bakıyor . Hemşirelere teşekkür edip baş ucuma tekrar oturuyor ve gözlerimden öpüyor beni .

‘Seni seviyorum kızım . Benim küçük kızım . Benim Nina’m . ‘ diyor ve şefkatle öpüyor tekrar . Gözlerim dengesini kaybediyor ve yavaşça kapanıyor . Geri açtığımdaysa yanı başımda uyuyan güzel annemi görüyorum . Gözlerimi , bakışlarımı , saçlarımı ondan aldığım güzel annemi görüyorum . Sonra babamı arıyorum . Beni bir odaya getirmişler ve baş ucumda buhar makinesi var . Odada sadece annem ve ben varız babam yok… Babamı istiyorum ben huzursuzca yatakta doğruluyorum . Annem sandalye de oturmuş ve başı benim yatağımda olarak uyuyor . Ona üzüntüyle bakıyorum böyle uyumamalıydı . Yataktan doğrulup kalkıyorum kolumda yara bandı var . Serum denilen şey çıkarılmış . Andrew , Andrew’i görmeliyim . Nerde olduğuna nasıl olduğuna bakmalıyım . Orda öylece yatan bedeni gözümün önüne geldikçe gözlerim doluyor . Ağlıyorum hastanede dolanırken bir hemşire beni tutuyor . ‘Tatlım , nereye gidiyorsun ?’ diyor . Ağlayarak ona bakıyorum . ‘Andrew … Andrew ona gitmeliyim o ..  o iyi mi ?’ diyorum ağlayarak . Hemşire beni dikkatle kucağına alıyor ve göz yaşlarımı siliyor . ‘şşş , böyle ağlamamalısın . Çevredeki hastalar rahatsız olurlar . Birazdan Andrew’in odasını öğrenip seni ona götürürüm’ diyor . Bir yere geliyoruz ve oradaki dosyaya bakıyor . ‘Soy adınız ne tatlım ‘ diyor Soyadımızı iç çekerek diyorum ve oradan bir numaraya bakıp beni bir yere getiriyor . Kapının önünde büyük annemi , büyük babamı ve babamı görüyorum . Babamı . Benim yanımda olmayan babamı . Tekrar gözlerim doluyor ve hıçkırarak hemşirenin kucağından inip babama koşuyorum küçük bacaklarımla . Babam beni görünce eğiliyor ve sarılıyor . Beni saçlarımdan öpüyor . Gözlerinde ki hüzün okunur durumda . Büyük annem hıçkırarak ağlıyor . Herkesin baktığı o yere bakıyorum orda bir sürü cihaza bağlanmış Andrew’i görüyorum . Benim Andrew’im orada yatıyor . Ona bakınca boğazımdan büyük bir hıçkırık kopuyor . Kalbimde o küçük kalbimde binlerce duygu geçiyor . O .. O ölecek mi ? Bedenim titriyor tam da o anda boğazımı delen hıçkırıklarım dolduruyor tüm koridoru bağırarak ağlıyorum . ‘O ölemez o ölmeyecek değil mi baba!’ diyorum babama dönerken . Babam beni göğsüne yaslıyor . Hala temizlenmemiş kanlı bedenim babamın üstünü kirletiyor ve ağlamamı durduramıyorum . Hıçkırıklarımı boğazımı deliyor . Bedenim daha sık titremeye başlıyor . Babam korkuyla yardım çağırıyor . Küçük bedenim sızlıyor ağrıyor kalbim ise en büyük acıyı çekiyor . O ölemez ! O ölmeyecek sonra biranda bir acı hissediyorum kolumda . Dönüp bakıyorum . Biraz önceki hemşire iğne yapıyor koluma . Beni bırakması için kolumu savuruyorum bedenim hissizleşmeye başlıyor ve babamın kolları arasında uyuya kalıyorum .

 

‘Hayır , hayır o ölmeyecek . ’ ‘Hayır’ ‘Andrew’ ‘Andrew beni bırakamazsın .’ Bırak , bırakın beni ‘ ‘Hayır’ Bir anda yine aynı acıyı kolumda hissedince gözlerim açılıyor . Derin bir nefes alıyorum . Gözlerimde ki yaşlar birer birer akıyor . Elim yine titremeye başlıyor . O kazadan beri ara sıra titreme tüm vücuduma yayılıyordu . Bir süre sonra titreme durdu ve son zamanlarda yine sıklaşmaya başladı . Elimi tutup derin bir nefes alıyorum . Kalbim hala sızlıyor . Yeni bir güne başladığım hayatımda eksik parçalar çoğalıyor . Titrememin geçmesini bekledikten sonra yataktan kalkıyorum . Odamdan çıkıp banyoya girip yüzümü yıkıyor ardından da tuvaletimi yapıyorum . Ağzımı aslan gibi açıp esniyorum . Geriniyorum hala uykum var ama bugün ki o gerçek olan kabusdan sonra tekrar uyumak istemiyorum . Çünkü biliyorum ki eğer uyursam kaldığı yerden devam edecek . Her zaman olduğu gibi … O sırada banyonun kapısı açılıyor ve çığlık atıyorum . Çığlığımla beni görüp gözleri açılan bir adet kas yığını şaşkın şaşkın bakıyor . Hemen büzülüyorum ve ‘Kapıyı kapatsana APTAL ! ‘ diye bağırıyorum . Yerinde mıhlanmış kalan kas yığını gözlerini kapatıp hemen banyodan çıkıyor ve beni utancımla baş başa bırakıyor . Tanrım ! Bu olmak zorunda mıydı ? Odamda ki banyoya girmeye alıştığım için kapı kilitleme gibi bir adetim yoktu ama bu adamda hiç kapı çalma adeti yok muydu tanrı aşkına ! Utançla yüzümü kapatıp ufak çaplı bir çığlık attım . Fazlasıyla utanç vericiydi . Klozetin üzerinden kalkıp pijamamı çektim ve elimi yıkayıp aynaya bakıyorum . Tanrım acaba görmüş müdür ?  Hayır ! Hayır görmemiştir . O geldiğinde ellerimle kendimi siper etmiştim . Tanrım !!!  Gerçekten utanç verici ! Daha önce hiç kimse görmemişti . Hayır ! Şimdide görmedi . ‘Hadi Nina . Çık şu kapıdan . Yapabilirsin . Evet ‘ diye kendi kendime konuşup dışarı çıkıyorum . Vin’i arkasın dönük kahvaltı hazırlarken görünce derin bir oh çektim . Eğer göz göze gelseydik gerçekten daha fazla utanç verici olurdu . Hemen odama geçip kapımı kapatıyorum . Hemen de bu küçük odayı sahiplendim . İlk başta biraz fazla abartmış olabilirim ama iyi yönden bakarsak…Tamam hala yadırgıyorum ama alışacağıma eminim . Yatağımın üzerine oturup bacaklarımı karnıma çektim ve dışarıdan süzülen güneşin hayat verici ışığının altında süzülen minik serçeleri izledim . Sonra kafamda ki planları tekrar ettim . Vin her yaptığımı babama yetiştireceğinden adım gibi emindim çünkü o babamın sağ koluydu ve hayatı bir sır gibi saklıydı . Vin~ acaba bu onun gerçek adımıydı diye düşünmeden edemedim . Babamın bile hayatını ya da gerçek adını bilip bilmediğinden emin değildim . Biraz fazla yumuşak davranmıştı bana belki de bu işin içinde bir oyun vardı . Hiçbir şeyden emin değildim fakat aldığı gold karttan anladığım kadarıyla gayet başarılı bir korumaydı . Ya da yedek de bir seri katildi ve kurbanlarına yaklaşıp profesyonelce onları öldürüyordu . Biranda ondan korkmaya başladım . Gerçekten seri katiller çok para kazanıyordu . Kapı çalınca gerildim ardından kapı gıcırdayarak açıldı . Kendimi korku filimlerinde gibi hissettim . Seri katil gıcırdayan ahşap kapıları açıyor ve acele etmeden sakince kurbanını öldürüyordu . Korkuyla yutkundum . Hadi ama hangi seri katil kapıyı tıklatır ki ? tabi ki de beyefendi olanlar Nina ! Düşüncelerimi biri bıçaklasın lütfen ! Ama hayır gerçekten bu dediğim olabilir . Kapıdan kafasını uzatan Vin ile göz göze geldim . ‘Kahvaltı hazır gel’ dedi soğuk bir şekilde . Kahvaltı hazırlamış olmasına sevinmiştim çünkü dünden anladığım kadarıyla bu adam ev işinden anlamıyordu benim gibi . İçimde hala seri katil olma düşüncesi ile tedirgince yataktan kalktım ve mutfağa ilerledim . Kahvaltıda dün alınan birkaç kahvaltılık vardı sadece . Ağzım açık masaya bakarken ona doğru yöneldi bakışlarım ‘Bu kadar mı ?’ diye sordum . ‘Beğenmediysen sen yap’ dedi lafı hemen yapıştırarak . Burun kıvırıp ‘Senden daha iyi bir performans beklerdim babalık’ dedim . Sonra sandalye çekip masaya oturdum . Utançla yanaklarım kızardı ve aklımdaki düşünceleri dağıtmak için onun bir seri katil olduğunu düşündüm . Gözlerim şüpheyle bakarken o tabağına odaklanmıştı . ‘Neden bana bakıyorsun ? ‘ dedi . Gözlerimi kısarak ona baktım . ‘Sen seri katil misin ? ‘ dedim . oda alayla gülerek ‘Nereden çıktı bu ?’ dedi . ‘O gold kartı korumalıktan gelen parayla alamazsın’ dedim . Yüzü ciddileşti ve ‘İnsanların hayatına burnunu fazla sokuyorsun ufaklık . Sus ve karnını doyur bugün yorucu olacak’ dedi . ‘Yorucu mu ne yapacağız yine ? ‘ dedim merakla . ‘Kayıt işlemleri yapılacak’ dedi . Sanki ağzından cımbızla kıl çekiyoruz !  ‘Nereye kayıt ?’ diyorum sabırla . ‘San Francisco Üniversitesi’ne’ diyor ve şaşkınlıkla karışmış açılan ağzımla bakakalıyorum .

.

.

San Francisco Üniversitesi bebeğim ! Bir dakika bu üniversite özel olmasına karşın (arkadaşlar üniversiteyi araştırdım özel olup olmadığından emin değilim yazmıyordu L ) o kadar parayı nasıl vereceğimizi düşündüm . Vin sabahtan beri sorduğum hiçbir soruya karşılık vermiyordu ve beni deli ediyordu . Şaheseri andıran büyük binanın önünde durduğumuzda derin bir iç çektim . Eski okulumu Andrew’i Kyle’ı özlediğimi her başımı çevirdiğim yerde hissediyordum . Çevredeki öğrenciler birbirleriyle gülüyor ve eğleniyorlardı . Masalara ve çimlere oturmuş öğrenciler grup grup ayrılmıştı tıpkı önceden gittiğim New York Üniversitesi gibi tabi ki de bu üniversite NewYork üni.’sinin yerini tutamazdı . İkisi de özel üniversiteydi ama New York’da bir bursum vardı benim . Ayrıca burada burs vereceklerinden pek emin değildim o kadar parayı nasıl ödeyecekti bu adam ? Gold kartı bile yetmezdi . Beni beklemeden giden Vin’in peşine takıldım . ‘Vin ! Buranın parasını nasıl ödeyeceksin ? Hem New York da ki üniversitem ne olacak ? Vin tanrı aşkına biraz yavaş yürür müsün ! ‘ diye çıkışa çıkışa ve bitmek bilmeyen sorularımla Müdür’ün kapısının önüne geldik . Vin kapıyı tıklatıp içeri girdi ardından da ben girdim . Müdür bize gülümsedi ve beni şoka uğratan bakışlara maruz bırakarak birbirlerine sarıldılar . Ağzım beş karış açılmışken yaşadığım şoku gidermeye çalışıyordum . Bu Vin ne kadar da gizli bir tipti böyle ! Müdür Vin’den sonra bana döndü ve ‘Otur bakalım Nina’ dedi . Bir dakika bu adam benim adımı nerden biliyordu ? Daha da önemlisi Vin ile nereden tanışıyorlardı ? Vin ile göz göze geldiğimizde bakışlarından anlam çıkaramıyordum yine sert bakıyordu .

‘Vincent hala o soğuk bakışları atıyor . Hiç değişmemiş hala eski küçük Vincent gibi’ dedi .

Vincent … Vincent bir dakika Vincent mı ? Yani gerçek adı Vincent gerçekten mi ! Kahkahalara boğulmamak için dudaklarımı dişliyorum . 

Özel olarak teşekkür etmek istediğim dostlarım var ;

BEYZA

BURAK

SEDA 

SENA

Bana destek olduğunuz ve herzaman yanımda olduğunuz için teşekkür ederim . Ayrıca ; 

GÜLCE , benim için yaptığın tüm çalışmalar ve yorumlar için sanada teşekkür ederim bitanem

ZÜLAL , beni desteklediğin için teşekkür ederim bitanem :) 

NOT : Bilmemek bazen daha kolaydır . Ama her zaman destekleyeceğim seni hedik . Üzülmemen ve mutlu olman için çabalayacağım . Tavşanım ,olaylar nasıl gelişirse gelişsin umudunu kaybetmemen için yakana yapışıp her zaman yanında olacağım . Kurabiye hamurum , insanlar seni sözleriyle vaz geçirmeye çalışıp kırsalarda seni desteklemek ve güç vermek için yanında olacağım ve öküzüm ne olursa olsun ne yaşarsan yaşa hayallerini gerçekleştirmen için seninle beraber adım atacağım , geçmiş olsun sana . Okurlarım canlarım hikayemi okuyup vote verip ve yorum atanlara çok teşekkür ediyorum. Sizler ile güç alıp yazıyorum bu paragrafları . Sizleri seviyorum :) Görüşürüz . 

Continue Reading

You'll Also Like

ASENA By zeyy

ChickLit

399K 20.1K 49
Asena; geçmişi kayıplarla dolu, hayata tutunmayı bırakmış genç bir ressam. Kutay; korkuyla anılan, sert kurallarla yaşayan bir adam. Birbirlerinin ka...
310K 17.8K 33
Yağmurdan kaçarken doluya yakalanmak nedir bilir misiniz? Ezgi biliyordu. Hayatını zindana çeviren üvey babasından kaçtığı bir gecede, onu bu hayata...
AZE By ...

ChickLit

647K 39.5K 39
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmı...
71.6K 3K 34
"Yıllarca sevilen ama sevmeyen adam, Yıllarca seven ama artık yorulan bir kadın.." Onlar birbirini tanıyan iki yabancıydı.. Defne yıllarca İlyas Ege'...
Wattpad App - Unlock exclusive features