Eros'un Mektubu

By 0uyurokur0

114 27 15

Yıllar süren bir aşk, kısa bir mektup... Hızlıca bir evin rüzgarlığının altına sığındı. Sırtını duvara yaslad... More

2\Birikecek Yazılar
3\İlk Kez

1\Aşk'ın Mektubu

55 11 13
By 0uyurokur0

Yağmurlar kaldırımları ıslatırken genç oğlan umursamazca yürüyordu karanlıkta. Yere vuran su damlalarının melodik sesi kulaklarını çınlatıyordu. Sarı sokak lambaları ise güneşin aksine  sönük sönük aydınlatmaya çalışıyordu sokağı. Birkaç eski kasa arabanın yanından uzun bacaklarının sağladığı hızla geçti. Pantolonunun paçaları ıpıslak olmuştu suya bata çıka ancak içindeki heyecan bunu hissetmesini engelliyordu.

Ezbere bildiği sokakları yürüyüp geçerken tek düşündüğü şey yıllardır uzaktan sevdiği kıza cebindeki mektubu verecek olmasıydı. Adımları hızlıydı ancak ruhu geriden geriden isteksizce geliyordu arkasından.Zira bu karar onun için çok zor bir karardı. Her şeyiyle hesap yapmıştı kız üzülmesin diye. Her an geri dönebilecekmiş gibi hissediyordu kendini ama buna aldırmadan yürümeye devam ediyordu.

Hızlıca bir evin rüzgarlığının altına sığındı. Sırtını duvara yasladı ve kapüşonunu hafifçe arkaya doğru çekip görüş alanını genişletti. Burasıydı işte!  Okuduğu anaokulunun ilk gününden beri sevdiği kızın evi burasıydı...

Derin bir nefes alarak cebindeki mektubu özenle çıkarttı genç oğlan. İki ucundan delmiş ve ip bağlamıştı. Bu şekilde kapının kulpuna asabilecekti bu kağıt parçasını.

Sigarasının ucunu ateşledi ve derince içine çekti acımsı zehrini. Ardından çıkan gri dumanı  onlarca su damlasının arasına acımasızca gönderdi. Birkaç dakikanın ardından yere atıp söndürdüğü sigarasını ayakkabısının ucuyla kenara doğru süpürttürdü. Derin bir nefes aldı ve taze toprak kokusunu sigaranın zehirlediği ciğerlerine bir hediye misali yolladı. Burnunu serseri bir edayla kaşıdı ve karşıya doğru hızlıca yürümeye başladı.

Kalbi çıkacak gibi atarken beş adımda kızın evine vardı. Hızlıca kapının kulpuna astı mektubunu. Aceleyle zile bastı.Ardından koşarak en yakındaki ağaca tırmanıp gizlendi. Islak yaprakların arasına onu görebileceği bir biçimde gizlendiğinde kızın onu görmeyeceğini adı kadar iyi biliyordu. Defalarca buraya gelip planlar kurmuştu. En işe yarayan gizlenme yöntemi ise buydu! Bakış açısıyla en doğru noktayı saptamış ve oraya gizlenmişti.

Gözlerini kısıp kızı incelemeye başladı. Kumral saçları, bal rengi gözleri ve minyon tipiyle en duygusuz insanda bile merhamet duygusunu uyandırabilecek kadar masum gözüküyordu. Üzerinde pandalı polar geceliğiyle ve ayağında pandalı ev ayakkabısıyla çıkmıştı kapı eşiğine sevdiği kız.

Genç kız hızlıca etrafa baktı. Kimsenin olmadığını görünce kaşları çatıldı. Bir defa daha etrafa dikkatlice baktığında,  genç oğlan her ne kadar emin olsa da kızın onu görmesinden kısa bir süreliğine korktu. Kız kapıyı çarparcasına kapattığında oğlan kalakaldı. Mektubunu görmeden, kalbinin odacıklarını titreştirecek kadar sert çarpmıştı kapıyı.

Genç oğlanın yüzü asıldı, dudakları büzüldü ve kaşları üzgün bir edayla havaya kalktı. Ancak kız kapıyı çarptıktan hemen sonra tekrar açıp kocaman olmuş gözlerle mektupu kapı kulpundan çekip çıkarmıştı. Kapıyı ilk açtığında birini görmek için dışarıda gezinen gözleri, mektubu biraz arka planda bırakmıştı. Ancak kapıyı kapattıktan sonra dank etmişti kafasına o minik görüntü. Kız eline aldığı mektubun önünü ve arkasını çevirerek kontrol etti. Arkasında bir yazı yazılı olduğunu gördüğü duraksadı.

"Aşk'ın mektubu."

Kızın minik dudakları merakla kıvrılırken dışarıdan gelen soğukla irkikerek geri çekildi. Tekrar sokağa baktığında en ince ayrıntıya kadar incelemeye başladı. Aurıntılara aşırı önem verirdi. Sokağın genel halini bilirdi ve bunu bırakan kişi hakkında çıkarım yapmak zorundaydı. Mektup olan elini serbest bırakırken diğer elini beline attı. Yerleri incelemeye başladı. Sokağın görünüründe sadece ağaçlardan uçuşarak yere yapışan her zamanki yapraklar vardı. Soldan sağa doğru kafasını yavaş yavaş çevirirken karşı evin önündeki sigarayı fark etti. Rıdvan Amcasının yaklaşık on beş dakika önce evinin önünü süpürdüğünü biliyordu. Pencereden konuşmuşlardı hatta. Her zaman süpürdüğü gibi bugün de akşam 11.00'de yapmıştı bu işi. O halde bu mektubu bırakan sigara içiyordu. En azından olma ihtimali vardı...

Yüzünde sinsi bir gülüşle kapıyı kapattı ve odasına gitti.Tek katlı evinde bir oda, bir salon, bir mutfak ve bir de banyo vardı. O da kıza yetiyordu zaten. Kapıları açık bırakıp yaktığı sobanın tüm evi ısıtmasına izin veriyordu. Odasına girdi ve yatağına bağdaş kurarak oturdu. Komidinin üzerindeki sıcak çikolatasından korkakça bir yudum aldığında dilinin yanmamasına sevinerek bir yudum daha aldı.

Ardından düşünmeye başladı. Hava yağmurluydu. O halde mektubu elinde taşıyamazdı çünkü ıslanırdı. Cebine koymuş olmalıydı şu mektubun yazarı. Siyah zarfı eline aldı ve kokladı. Hoş kokulu, yoğun bir erkek parfümü sinmişti kağıda. Şu bakım kataloklardaki gibi hafifçe geliyordu koku burnuna. Arkasına beyaz kalemle yazılmış yazıya bir kez daha baktı.

"Aşk'ın mektubu."

Yazısı eğikti ve çok hoş gözüküyordu. Hızlı ve dikkatlice zarfı açtı. İçindeki beyaz kağıt güzelce katlanmıştı. Üzerinde ince siyah ve düz bir çizgi vardı ama kız önemsemeden okumak için katlanan kağıdı açtı.

Kırmızı renkli,  ince uçlu bir kalemle yazılmıştı. Kız merakla satırları okumaya başladı.

" Güzeller güzeli Ruh'uma,

Bu mektup, mektubun arkasında da yazdığı gibi Aşk'ın mektubudur. Bunu bilmeni isterim Ruh'um...

En başından beri sadece sana atıyor kalbim...

Arkadaşlarının yanına gidip oyunlarına katılmak istediğinde seni almadıklarında, kalemlerini kırıp seni üzdüklerinde ben hep arkandaydım. Arkanda olarak kaldım hep. Belki de bu yüzden beni hiç görmedin. Seni üzenleri sen yokken hep uyardım güzeller güzeli Ruh'um. Senin gibi temiz kalpli bir kızı nasıl olur da üzerlerdi?

Sorunlarını içine attığını belki de en iyi ben bilirim. Kimseye anlatmazdın onları, bir hazine gibi kalpten sandığına gizlerdin. Gerek de kalmazdı aslında anlatmana. Ben her şeyi görürdüm.Minik bedeninin tek başına üstlenmeye çalıştığı o ağır  yükleri arkandan kaldırarak hafifletiyordum aslında ben. Senin derdin benim derdimdi. İlk gördüğüm andan itibaren sen benim her şeyim oldun. Dediğim gibi; en başından beri sana atıyor kalbim. Ben senin güzelliğine değil, o güzel kalbine, ruhuna, düşüncelerine vuruldum. Hassas kalbine aşık oldum. Bu bana en büyük dert oldu. O kadar hassastın ki... Sana zarar vermekten korktum. Başka sebepler de vardı. Kıskanç annem senden uzak durmam için beni uyarıyordu. Asla seninle birlikte mutlu olamayacağımı söylüyordu. Bu yüzden hep uzaktan sevdim seni. Belki beni tanısan severdin. Ama tanımaya bile fırsat veremedim ben. Seninle konuşamazdım, senin hakkında konuşamazdım. Annem arkadaşlarıma sorardı, öğrenirdi bir şekilde.  Ben de seni gizliden sevdim böyle.

Ortaokulda seni seven çocukları sert bir uyarıdan geçiriyordum mesela. Hatta tehtit bile ediyordum sinirlenirsem. Ama o kızla sevgili olma diyemiyordum.Diyemiyordum işte!

Çünkü sevmek;sevdiğinin mutluluğuyla mutlu olmak demektir Ruh'um.

Sen mutluysan ben nasıl bunu engellerim ki? Yanında olamıyordum.Bari uzaktan korusaydım seni.
Liseye geçtiğinde ailevi meselelerinden dolayı sınav notların düşmüştü.Daha dün gibi hatırlıyorum o günleri... Kapınızdan gelen bağrış seslerini duyduğumdan dolayı biliyordum bunu. Öğretmenlerini ikna edip sözlülerini yükselttirdim defalarca. Bunun için sayfalarca, uyumadan ödev yaptığım da oldu. Hiç zor gelmedi inan bana.

Çünkü sevmek;her türlü fedakarlığı yapabilmek demektir Ruh'um.

Üniversiteye geçtin. Yıllarca yaşadığın şehirden, ailenden uzaklaştın.Başka bir yere, buraya taşındın. Uzaklaşamadım senden. Ben de geldim buraya. Senin peşini bırakmamam seni ürkütmesin. Bilmelisin ki sana asla zarar vermem, verdirtmem de.
Buraya geldin. Her ne kadar ailenle aran pek iyi olmasa da biraz para vermişlerdi sana. Kafede çalıştığın,emek verip biriktirdiğin parayı asla unutmuyorum. Ailenin azıcık verdiği paraya çalışıp biriktirdiğin parayı ekleyip minik bir ev almayı planlıyordun. Tabi o zamanlar yurtta kalıyordun. Her gün kafenin önünde yarım saat kadar bekler, gelenlere para verip sana bahşiş olarak vermelerini söylerdim. Böylece hedefine daha kolay ulaşıp daha kısa sürede mutlu olacaktın. Üniversiteni başarıyla tamamladın. Bölümünü bitirdin tebrik ederim. Her zaman çalışkan ve akıllı bir kız olmuştun zaten. İstediğin mesleği yapıp, emeklerinle biriktirdiğin parayla aldığın evde oturuyorsun. Umarım mutlusundur.

Küçük süprizlerim var. Biliyorum ki sen çok meraklı,yüzüne bakınca huzur bulacağım kadar tatlı bir kızsın. Sana nasıl kıyabilirim ki? Beni bulabilmen için birkaç tane ipucum var. Başka şeyler de olabilir. Kim bilir?

Beni görmeden,  körü körüne sev.Beni öğrenmeye çalışma, olduğum gibi sev." 

Genç kız mektubu okuyup bitirdiğinde boğazına sanki kurşunlar dizilmişti. Bal rengi gözleri kızarmış,  dolu dolu olmuştu.

Yıllarca yalnız olduğunu sanarken aslında her zaman bir adım gerisinde onu her şeyden çok seven bir adam duruyormuş meğerse. Gözlerinden yaşlar, yağmur oldu aktı. Şayet içinde bir sel olsaydı yine de bu hüznü alıp götüremezdi. Temizleyemezdi açıkta kalan yarasını...

Son sözlerine dikti gözlerini. Genç oğlan onu  tipi için değil, kalbi için sevmesini istiyordu. Sonunda onu bulmasına izin verecekti ancak o zamana kadar kalbini sevmesini istiyordu...

Kız tam mektubu katlayacakken sağ alt kısımdaki melek damgasını gördü. Kaşlarını çatıp incelerken duyguları o kadar yoğundu ki buna anlam vermekte zorlanıyordu. Katladıktan sonra zarfın içine koymaya yeltendi. Ancak zarfın içinde küçük siyah bir kağıt daha vardı. Hızlıca açtı onu da.

"İlk ipucu..."

Continue Reading

You'll Also Like

197K 19.9K 16
"Ünlü oyuncu Ada Göktan'ın yeni dizisinde partnerinin Özgür Ozan Özaltan olacağı konuşuluyor. Bir buçuk sene önce ilişkilerini noktalayan ikiliyi yok...
574K 13.5K 30
Elona, Atina'ya kaçtığını sanıyordu. Oysa Atina onu çoktan seçmişti. Atina... Günahların sahne aldığı, sırların fısıldandığı şehir. Elona burada sade...
442K 14.3K 14
Derin, üniversiteye giden abisinin evine bir süre kalmak için gider fakat abisinin ev arkadaşlarıyla birlikte yaşadığından habersizdir. 6 erkekle ayn...
792K 11.3K 100
"Benden kaçabilirsin sanıyorsun, ama adımların nereye giderse gitsin, gölgen yine bana ait. Adını bile fısıldamadan yaşayamam; sen, kendini unutsan b...
Wattpad App - Unlock exclusive features